Cumartesi, Mart 09, 2013

Geçen Hafta Nasıl da Hızlı Geçti...

Bu hafta blogum açısından benim için pek de verimli olamadı maalesef. Bir haftaya neler sığdırdım bir bilseniz :) Şimdi gülümsüyorum ama kalbimin bir yanı buruk. Pazar gecesi benim için dünyanın en güzel varlığıyla tanıştım. Gördüğünüz bu bıdık benim oğlum olmuştu ama maalesef ertesi gün alelacele verdiğimiz bir kararla geri götürdük kendisini. O tek gecede kendisine o kadar bağlanmıştım ki tam 3 gün ağladım onun için. Oğlum şimdi bir başkasında, olur da bakamazlarsa geri alacağız çünkü ona çok bağlandım. Çok küçük bir ihtimal tabii geri gelmesi. Bu kocaman sevinç ve peşinden gelen çok büyük bir hüzünle başladım haftaya. Kötü geçiyordu günler, bir türlü toparlanamadım derken başka şeylere odaklanmaya çalıştım.
golden retriever
O, iki büyük yas gününün ardından çok cici bir çekiliş gördüm takip ettiğim bir blog sayesinde. Heyecanlandım katıldım hemen.
Havamı değiştirdi biraz. Onu da kazanamadım ama neyse :)
Eee 8 Mart bizim günümüz kızlarla toplandık konuştuk da konuştuk. Ohh dünyada daha güzel başka rahatlama yöntemi var mı? Yok bence. Her şeyi, herkesi konuşabiliyorum onlarla. Onlar da benimle konuşabiliyorlar. Arayı açmıştık ne zamandır çok özlemiştim, bu buluşma moralimi daha da düzeltti. Rahatım, mutluyum, huzurluyum derken bugün şu büyük indirim kampanyası reklamları vardı ya onun için Gratis'e gittim. Tek amacım The Balm ürünlerini almaktı ama nerdee??? Stand "bomboştu". Gözlerime inanamadım.Böyle bir promosyon yapıyorsan o standların dolu dolu olması gerekmez mi? Tester bile yoktu inanın. Cinlerim tepeme toplandı haliyle. Bir hışımla terk ettim avm yi :)
Pazartesiye kadar dışarıya burnumu çıkarmayayım, huzurlu huzurlu evimde oturayım diyorum. Zaten hava da sağ olsun her gün daha da kararıyor. Yağmur yağacaksa yağsa da şu bulutlar bir kalksa artık. Kendimi dergilerime vererek aranızdan ayrılıyorum. İyi hafta sonları...

2 yorum:

  1. Bıdık ne güzelmiş öyle, benim küçükken bıdık isimli böyle bir köpeğim vardı, ne yazık ki öldü:((( keşke bakabilseydiniz. Bahçeli eve daha çok yakıştığını düşünüyorum evde bakımı çok zor. Ve sorumluluğu kendi evladından daha çok. İyi düşünmek lazım. Üzme kendini

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orası öyle tabii ama Ankara'da bahçeli ev demek şehrin kilometrelerce ötesi demek. Kafaya koydum kesin bakacağım. Üzülmemeye çalışıyorum bakalım :)

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI