Pazartesi, Temmuz 07, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #1

Gezi Direnişi Yazı Dizisi'nin ilk gününün Ethem Sarısülük'ün Ankara Adliyesi'nde görülen davasına denk gelmesi benim için ayrı bir anlam taşırken, iki günde bir yayınlanacak bu yazıları bütün ön yargılarınızı bir kenara bırakarak okumanızı temenni ediyorum. O halde başlayalım...

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

1980 Almanya doğumluyum. Pazarlama mezunuyum ve mezun olduğum alanla ilgili olarak İşletme Müdürlüğü yapmaktayım. 

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya, vb. bakış açın nasıldı?

Gezi olayları başlamadan önce duyarlı bir insan olduğumu zannediyordum. Ancak olaylar başladığında yeterince duyarlı olmadığımı fark ettim. Hayvanları severdim, hayvanları korumaya başladım. Yolda yürürken ağaçlardan yaprak koparırdım, koparmaz oldum. Siyasetle hiçbir zaman ileri düzeyde ilişkim olmadı.
Hatta hiçbir zaman X partiliyim demedim, hala da demiyorum. Hala da partilere göre değil partilerin vekillerine veya adaylarına göre hareket ediyorum. CHP'li Muharrem İnce, MHP'li Oktay Vural gibi kişileri takip etmeyi tercih ediyorum. Bir diğer örnek, Sivas katliamı gibi olayları sadece bilirdim, artık anlamak için mücadele ediyorum. Bu örnekler arttırılabilir. 

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

Gezi diye bir şey olduğunu hemen algılayamadım. İş yerimin olduğu alana bir grup genç girdi ve 'Mustafa Kemal'in Askerleriyiz' sloganı atmaya başladılar. Arkasından 'Faşizme Karşı Omuz Omuza' sloganı gelince bir şeyler döndüğünü anladım ve araştırmaya başladım. Öğrendim ki 'GEZİ' diye bir hareket söz konusu ve detaylarını araştırdım.

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Hayatımın her döneminde toplumsal olaylardan kaçtım. Korktuğum için kaçtım. Ancak bu defa korktuğum polis şiddeti bana cesaret olarak geri döndü. Televizyonda gördüğüm sabahın erken saatlerinde çadırlarında uyuyan insanlara tazyikli su sıkma videosu beni çok etkiledi. Sonrasında özellikle İstanbul'da ve Ankara'da gördüğüm polis şiddeti beni, hayatım boyunca korktuğum şeylerin tam ortasına soktu. Aslında olay polis şiddeti ile başladı ama bir parkın anlamsız yere yıkılacak olması, 'Ne yaparsanız yapın. Kararı verdik, verdiğimiz gibi uygulayacağız' diyen zihniyete karşı sakin kalabilmem mümkün değildi. Halkın oylarının yarısını alıyor olmanız her şeyi yapabileceğiniz anlamına gelemez. Bu AKP'de olsa CHP'de olsa böyle ve bundan sonra kim iktidar olursa onlara da aynı tepkiyi göstermeye hazırım.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Gezi olaylarıyla beraber hayatım %100'e yakın oranda değişti. Olumlu olumsuz çok etkilendim. Hiçbir şeyi ispat edemiyor olmalarına rağmen çamur at izi kalsın yöntemiyle yaratılan yalanlar, iftiralar, vatan hainliği ile suçlanmamız psikolojimi alt üst etti. İnsanlara, hayvanlara ve doğaya bakış açım değişti. Hatta Alevilere, Kürtlere, LGBTİ'lere de bakış açım çok değişti. Örneğin Sivas Katliamını sadece bilmiş olmak için bilirdim artık onlar için ses çıkarabiliyorum veya İbrahim Aras vefat ettiğinde bir eyleme katılıp slogan atabiliyorum. Önceleri bir LGBTİ'li ile bir araya gelmemeye çalışırken artık arkadaşlarım var. Berkin Elvan, Ethem Sarısülük ve diğer tüm isimleri aklımda tutup unutmamak, unutturmamak için bıkmadan mücadele etmemiz gerektiğini kavradım. Hiç tanımadığım insanlarla sosyal medya aracılığıyla bir araya gelip sanki 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi sarılmanın verdiği mutluluğu ifade edebilecek çok az şey vardır. Artık tüm arkadaşlarım sadece geziden edindiğim insanlar.

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

İnsanlara vermek istediğim mesaj çok net; eğer ses çıkaramazsanız kafanıza daha çok ve sürekli vuracaklar. Fişlenirim, gözaltına alırım korkularını yenmezseniz bugün size dokunmayan yılan bir gün gelecek sizi sokacak çünkü yılan dost düşman ayırmaz. Mesele sağ sol meselesi değil. Mesele sadece önümüze konulanı yememizin istenmesi. Buna HAYIR de!

Yazan : @DokuzOlmaz


0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI