Cumartesi, Temmuz 26, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #10

Benim için bu yazı dizisinde onuncu yazıya ulaşmak yeni bir devrin açılması değerinde. Dilerim 100. yazıları da görebilirim. İşte o zaman size çok güzel haberlerle gelebileceğim. Halen yavaş ilerliyoruz, halen çekiniyorsunuz ama atın üzerinizden bu ölü toprağını ve bize katılın. Anlatarak, paylaşarak gerçekleri gösterebilirsiniz. Aslında kim olduğunuzu, sizi eleştirenlerden bir farkınız olmadığını böyle fark ettirebilirsiniz. Bu sefer ki konuğum oldukça küçük ama o da bu yaşta bir şeylere isyan edecek hale gelebilmiş. O halde 10. yazımızla devam edelim...

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

17 yaşında, Bahçelievler Deneme Lisesine giden bir öğrenciyim. Ankara Tuzluçayır'da yaşıyorum. 



2- Gezi'den önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Oturduğum yerden ve aileden gelen bir solculuk var. Küçük yaşta sen de öğreniyorsun çünkü yıllardır oturduğun yer ve ailen zulüm görmüş, elbette anlatılıyor ve konuşuluyor.  İster istemez sen de bu işin içine giriyorsun. Aslında hep bu işlerin içinde olup sessiz kalanlardan biriyim çünkü bizim gibi insanlar sürekli sindirilmişlerdir. Ailem CHP'ye oy veriyor ama oy kullanmaya başladığımda asla CHP'ye oy vermeyeceğim çünkü geziyle birlikte her iktidarın katil olduğunu öğrendim.  

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

Mahallemiz Gezi'nin ilk başladığı günden itibaren sürekli ayaktaydı. İstanbul'a destek için mahallemizde çadırlar kuruldu bu yüzden olayları baştan beri biliyordum. Mahallemizde polis baskısı olmadığından her defasında eylemler neredeyse oraya gidiyordum. Fakat Tuzluçayır'da oturan biri olarak eylemlere gitmem zor oluyordu çünkü otobüsler kesiliyor ve yollanmıyordu.

4-  Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Yıllardır zulüm gören, ötekileştirilen bir ailenin çocuğu olarak girdim aslında. Çünkü bizler hep ses çıkaran, haksızlığa boyun eğmeyenler olarak yine sokaklardaydık. 

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Gezi'nin en güzel yanı, güzel dostluklar kazanmamdı. Gezi'yle gelen bir dayanışma oldu.  İnsanları insan olduğu için kabul eden, sen Kürt, sen Alevi, sen Sünni'sin diye ayırt etmeyen bir ortam yarattı. Aynı sokaklarda direnmeyi, bu ülkede insanca yaşamayı istemeyi en güzel şekilde öğretti.
Her türden arkadaşım oldu ve yıllardır sen Alevi'sin diye ötekileştirilen insandan eser kalmadı. Çünkü birlik olmayı en güzel şekilde öğrenmiş insanlar vardı. 
Geziyle birlikte kaybettiklerimiz ise çok acıydı. Canlarimiz..
Hiç tanımadığın bir insanın acısına ortak olmayı, onun için ağlamayı öğrenmek ise hayat dersi gibiydi.

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Aslında bir çok mesaj verilebilir fakat en kısa haliyle; insan direnmeden yaşayamaz, yaşamak direnmektir.

Yazan : @hepuyku

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI