Çarşamba, Temmuz 09, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #2

Gezi direnişine katılanlar, Türkiye'nin her yerinden, anlatıyor bizler de dinliyoruz. Kimler, ne iş yaparlar, neden bu direnişe katıldılar. Yazı dizimizin ikinci katılımcısıyla devam ediyoruz bugün. Sizler de bu diziye katılabilir, fikirlerinizi beyan edebilirsiniz. Birbirimizi anlamanın tek yolu bu. Hepinizi bekliyorum...

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

Sistemin dayattığı köleliğe karşı ses çıkarmaya çalışan milyonlarca gençten biriyim. Bazen öğrenciyim bazen işçi. Freelance çalışan, hayatını Türkiye koşullarında idame ettirmeye çalışan bir direnişçiyim.


2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Bu soru için aklıma ilk gelen cevap toplumun sinmişliği olurdu sanırım. Mevcut iktidar ile artan fakat geçmişi  diplere uzanan bir baskı kültürü, inkar, imha ve yıldırma politikaları halk üzerine ölü toprağı atmıştı sanki. Toplumsal eylemlerde, etkinliklerde karşılaştığınız suratları bile ezberler hale geliyordunuz. O kabul edilemez, kaba ama bir o kadar gerçekçi tanımla "bir avuç insandık" mücadele eden. LGBT bireyler Kürtler, Aleviler, öğrenciler, işçiler, kadınlar eylemselliği yaratan sonuçlardı aslında. Devletin öznesi olduğu baskı politikalarına karşı sokaklarda maalesef sesimiz çok cılızdı. Gezi herkesi mutlak etkilemiştir. Fakat bir halkın bu kadar kısa sürede sokakları zapt edeceği bizleri şaşkınlık içine soktu.

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

Gezi sürecinde çalışıyordum. Televizyon kültürümüz ‘’Dizi’’ üzerine kurgulandığından olaylar çok gelişmemiş olacak ki haberlerde Gezi’yi görme fırsatım olmadı. Yine sayıca az bir grubun sıradanlaşan bir eylemi olarak değerlendirdim. Ta ki Ethem düşene kadar..(!)  Ethem halkı için savaşan ve bu yolda düştüğü için Gezi sürecinin bir kahramanıydı artık. Söylenecek çok şey var belki üzerine ama konuşamıyor ki insan. Ethem’le biz beraber büyüdük. Yıllarımız, anılarımız, ... Vurulduğu günün akşamı sokağa indim. Mücadeleyi Ethem bize devretmişti.Alev alevdi hem yürekler hem sokaklar. Boyun eğmedi halk günlerce orantısız faşizme karşı. Buzdolaplarıyla, koltuklarıyla yükselttikleri  barikatları terk etmedi. Gezi direnişti sansüre, şiddete, haksızlığa yolsuzluğa alayına İsyan’dı...

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Gezi’nin hayatıma yansıması acı oldu.. Devlet çocuk öldürmeyi iyi bilir. Geçmiş kanlı deneyimlerini, batıda, bu oranda ilk kez kullandı. Ethem, Berkin, Ali İsmail, Ahmet Atakan, Abdullah, Medeni.. Soruyor bazen insan kendi kendine hangi cami, minare, kışla bu isimlerden birinin saçının telinden daha değerli.. Fakat şunu herkes gördü ki "Devrim" ütopya değil. Belki süreci iyi taşıyamadık ama Gezi artık gelecek kuşaklara yol gösterici bir nitelikte. Kazanılan en güzel şey, farklı siyasi görüşlerden insanlarla omuz omuza haykırabilmemizdi.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Gezi halka şunu gösterdi ki iktidar, türlü manipülasyonlarla ayak oyunlarıyla bu hareketi zedelemek istedi. Batı ilk defa Terörist ilan edildi. Devlet enstrümanları bunu sürekli dillendirdi. Basın, adalet tanrıçası Themisin gözlerindeki  bağı bağlamış Themis ise terazisinin dengesini çoktan kaybetmişti. Tüm dünya yaşananları korku ve heyecanla izlerken bizim televizyonlarımız kıtalar ötesi penguen belgeselleri yayınlıyordu. Gezide tanıdığımız bizi ‘’Terörist’’ ilan eden devleti, meşru haklarımızı ‘’Terörizm’’ olarak lanse edenleri unutmayalım.. 

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Son olarak hayatlarımızı güzelleştirebilmek uğruna bu yolda hayatlarını kaybetmiş, fiziki engellerle psikolojik travmaları taşımak zorunda bırakılmış bütün canlara sözümüz ve borcumuz olduğunu, mücadelenin azimle süreceğini, gerekirse bu yolda daha çok bedel ödeyeceğimizi ama mücadeleyi zaferle taçlandıracağımızı belirtmek isterim.Son söz henüz söylenmedi...

Yazan : @Dersimonurdur

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI