Cuma, Temmuz 11, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #3

Her geçen gün yayınlamaktan büyük mutluluk duyduğum yazı dizisinin bugün 3. konuğuyla birlikteyiz. Sorularıma içtenlikle yanıt veren herkese çok çok teşekkürler. Unutmayın, eğer direnişe katılıp haklarınızı savunduysanız, ben de bir şeyler söylemek istiyorum diyorsanız bana mail atmanız yeterli. Ben size soruları göndericem, siz de bana cevapları. Haydi başlayalım...

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

35 yaşında, uluslararası bir firmada planlama müdürüyüm. Dokuz Eylül Üni Denizcilik İşletmeleri ve Yönetimi mezunuyum. İngilizce ve Almanca biliyorum. Evliyim. İzmir de yaşıyorum. Din inancım yok.


2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Babadan gelen bir solculuk ile ufak yaştan aykırı bir düşünce tarzım oldu. Hiç bir zaman "devrimci" olmamakla beraber hiç bir zamanda düzene sempati duymadım. Genelde CHP - DSP tarzı sol partiler desem de her zaman düzenin baskı üzerine kurulu olduğunu ve değişmesi gerektiğini savundum. Lise yıllarında Serkan Eylemleri 1 Mayıs yürüyüşlerine katılsam da kısıtlı imkanlar nedeniyle konuları şu anda ki gibi aktif takip etme olanağım olmadı. Hiç bir zaman gidip bir partiye üye olmak veya siyaset yapmak düşüncem olmadı. Genel itibari ile okuduğum kitaplardan aldıklarımı sakinleştirip ( devrimci olmamak kısmı ) güncel hayatta ütopya savaşını değil, eğitimi savundum. Bunu, babamın darbe döneminde maruz kaldığı işkencelerin ve yattığı hapis hayatının ona olan etkilerine ve bana olan etkilerine bağlıyorum. Genelde sevmeyerek haberleri takip ettim. Ülkü ocağında konuşma dinlemeye de gittim ÖDP gezisine de katıldım hiç bir ideolojiye tam bağlı olmayı hiç benimseyemedim. Atatürk'e her zaman büyük saygı duydum ve bundan hiçbir zaman vazgeçmedim. Kuzey Yıldızı olarak hep onu gördüm. Normalde 1 Mayıslarda çatışma yaşayan grupları tasvip etmez direnen işçileri kirlettiklerini düşünürdüm. Hiçbir zaman PKK sempatim olmadı ama Kürtlere olanları öğrendikçe hep üzüldüm.

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı / Nasıl fark ettin?


Olaylar başlamadan önce parkta bekleyen insanlar haberlerde vardı. Gezi dönemi 29-31 Mayıs arası kadar yurtdışındaydım. O esnada facebook ve twitterdan takip etmeye çalıştım.

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

31 Mayıs dönüş günü, uçağım iniş sırası nedeniyle alçalmış tur atarken boğazın üstünden geçti. Taksimden geçerken her yerin bembeyaz olduğunu gördüm. Sabah çadırları toplamalarını ve şafak müdahalesini okumuştum. O esnada nasıl bir müdahale olduğu konusunda fikrim oldu. İçim acıdı. İzmir e döndüğümde de sosyal medyadan olayları takip ettim. O gece mahalleden kim olduğunu bilmediğim biri saat 2 sularında balkona çıktı ve alkış ile protesto etmeye başladı. O alkış beni yerimden kaldırdı ama asıl sebep çok daha insancıl çözülecek bir konunun zorla çözülmeye çalışılması, maçlardan polis müdahalelerini bildiğim için insanlara nasıl acımasız davranıldığını fark etmem ve birikmiş olan iyice üzerimize çökmüş devlet baskısıydı. Değişim yapmak için tüm halkı baskı ile kontrol altında tutmaya çalışmalarına yeterince dolmuştum.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Öncelikle Gezi'nin önümüze serdiği birçok gerçeği görmek demeliyim. Medya NTV - CNN - ulusal kanallar, aydın olarak bildiğimiz turşu fıçıları, siyasi kimlikleri arkasına gizlenen kapasitesiz yetersiz yöneticiler, gezi ile asıl düşüncelerini ön plana çıkaran ve çizdiği tablodan çok farklı olan oluşumlar ADD, TGB ...
Sonrasında insan seçimlerimde büyük değişiklikler yaptım. Lanet olsun kapısını örtene politikası izledim, kör gözüne Atatürkçü veya milliyetçi veya Kürtçü veya solcu veya ulusalcı ve dinci olan herkesi dışarıda bırakmaya çalışıyorum. Dinleyip anlaşmaya çalışan kişiler ile yola devam etmek istiyorum, özel hayatım dahil olmak üzere.
Haber alma ve takip konusunda ciddi değişikliler yaptım özellikle dış medya ve sosyal medya ile teyit etmediğim hiçbir habere inancım yok artık.
Büyük bir gurur ile insanlara yaşadıklarımı anlatıyor Gezinin parçası olmanın benim için manasını yaşıyorum.
Büyük bir acı ile kaybettiğimiz gencecik insanların acısını içimde taşıyorum.
Duyarlı olmaya, konulara yardımcı olmaya çalışıyorum. Yoğun tempoma rağmen "Oy ve Ötesi" için görev aldım. Soma'ya ilk gün gittim. Ali İsmail Kütüphanesi'nin açılışına gittim gibi ...

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

İnsanlara vermek istediğim çok mesaj var ama kısa ve öz olmak gerekiyor. Bizler etten kemikten yaratıklar değiliz bir ruhumuz ve bir beynimiz var. Sonradan içine giren din, dil, ırk, ideoloji gibi kavramlar sadece hayatı daha güzel hale getirmek için, kavga etmek için değil. Doğum sonrası bir çocuğun sevgisi, saflığı hepimizin tedavisi olacaktır.
Yazan : @GurbuzKSK

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI