Cumartesi, Temmuz 19, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #7

Bıkmadan, usanmadan sizleri çağırıyorum. Gezi Direnişi döneminde sokağa çıktıysan, haklarını savunup, yeter artık isyanına katıldıysan aradığım kişi sensin. Haydi sen de soruları cevapla ve demirdovensinem@gmail.com a gönder. Sayımız çoğalsın, ki çoğalırsa, sonrasında hepinize büyük bir sürprizim olacak. Güzel bir işe daha imza atacağız hep birlikte. Kim olduğunu kimse bilmeyecek görüdüğün gibi yazanlar nasıl anılmak istiyorsa o şekilde lanse ediyorum onları. Haydi biraz cesaret :)

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

1989 doğumluyum. Ankara'da doğdum büyüdüm. Kütahya'da ön lisans muhasebe okudum Aöf de uluslararası ilişkiler bölümünde eğitimime devam ediyorum. Çorum'lu, Alevi, solcu bir ailenin tek çocuğuyum. 



2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Geziden önce siyasi konulardan herkes kadar haberdar bir bireydim fakat araştıran okuyan ve siyasi sorunları irdeleyen biri değildim. Son süreçte, hazmedemediğim siyasi kararlarda arkamı dönüp uyumaya çalışırdım. En çok da şehit haberlerini dinlemek istemez hale gelmiştim. Öldürecek değiller ya şeriat gelecek değil ya diyordum. 

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

Gezi olayları, 1 haziranda öğle saatlerinde başladı benim için aktif olarak. Gece boyu İstanbul'dan haber almaya çalıştık zira yandaş medyada ses yoktu. Twitterda inanılmaz şeyler yazıyordu. Kürtler'in doğuda yaşadığına benzer şeyler ilk kez batıda yaşanıyordu. Hiç uyumadım sabaha kadar! 1 haziranda öğle saatlerinde Kızılay'a iner inmez gaz kokusunu içime çekmemle başladı her şey. 

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

3 ağaç değildi! Artık dinlememek için arkamı döndüğüm şehit haberlerine dayanamıyordum. Kadınların bedenine karışan, içkime karışan, Atatürk'ü her alanda yok etmeye çalışan, Alevi diye yok sayılan ötelenen insanlara artık daha da fazlasını yapmaya çalışan zihniyet, son damlayı taşırdı. 3. Köprüye verilecek olan isim Alevileri ezmektir benim gözümde. Alevilere gösterilen muamele Sivas'tan - Çorum'a, Dersim'den - Gezi'ye hep acılı ve kanlıydı Türkiye tarihinde. Çorum'da cebinde mermi taşıyan çocuğun çocuğuyum ben. Bizim fıtratımızda insanı sevmek var. Öldürülmekse kaderimiz!

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

1 haziran günü Ethem vuruldu. Onu taşıyan ambulans gözlerimin önünden geçti. Ertesi gün vurulup onunla beraber yatacağım hiç gelmezdi aklıma. Ethem Sarısülük'ün vurulmasından sonra, gece 10 gibi eve döndüm. Hiç haber alamıyordum durumuyla ilgili. Durumun ciddiyetini anladığımda annemle beraber çıktık evden, çok şiddetli çatışma içinde kaldık. Gece 4 te eve dönebildim. 2 haziranda korkaklığımı biraz daha atmış ama hala toy şekilde direniyordum. 10 buçuk civarı vuruldum. Numune hastanesinde yoğun bakım kapısında Mustafa Abiyi buldum. O andan beri beraberiz. 4 abim bir bacım oldu. 14 haziranda Ethem Abimi kaybettik!

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Bir annenin bir evladıyım ben! Sağlık problemleri olan, üstüne titreyerek büyütülen. Düştüğü için annesinden azar işiten. Annem artık daha güçlü, annem artık daha bilinçli. Ben, artık daha çok okuyorum. Annem Sayfı anayla konuşurken Sayfı ana, "Gitmesin artık eylemlere" dediğinde, "Senin evladından ne farkı var benimkinin? Gitme diyemem." diyebilen bir anne! Çocuklar ölüme güneşe yürüyor. Korkmayın! Giden gittiğiyle kalmasın diye dik durun! Çocuklar ölmesin diye ayağa kalkın! Ethem'den, Berkin'den, Lice'den, Medeni'den farkımız yok. Önden gidenlere yakışır olmak lazım, birlik olmak zamanı şimdi. Korkarak yaşayacağımız evler yerine korkusuzca direneceğim sokaklar hayal ediyorum. 

Yazan : @GozdeAydugan

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI