Perşembe, Ağustos 07, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #14

Bir önceki direniş yazısında söylediğim gibi ilginç bir şekilde yayın günü geldiğinde yeni bir cevaplarla dolu mail alıyorum ve maili gördüğümdeki mutluluğumu nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Bu bizi kitaba bir adım daha yaklaştırıyor, bu bir kişi daha cesaret edip yazdı demek oluyor, bu en çok da beni mutlu ediyor :) Sizlere tekrar yüzlerce kere teşekkür ederek bugünün konuğuyla sizi baş başa bırakıyorum.

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

24 yaşındayım, Ankara Üniversitesi DTCF’den yeni mezun oldum, şaibeli sınavlara girip duruyorum. Şimdilik işsiz sayılırım ama hala umudum var.  

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Okuduğum okul birçoğunuzun malumu. Dil tarihli olupta siyasetten uzak olmak çok zor ama gerçekten benim pek alakam yoktu. Siyasi birikimim “Darağacında Üç Fidan” dan ibaretti desem yeridir.



3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

31 Mayıs 2013 günü fakültede mezuniyet çekimlerimiz vardı. Bir yandan nasıl poz verelim derken bir yandan da sosyal medya üzerinden İstanbul’da ki durumu kontrol ediyorduk ki okula haber geldi. Gezi için Kızılay’da saat 5’te yürüyüş yapılacağını öğrendik. İki gündür İstanbul’da sakin sakin direnen arkadaşlarımıza destek zamanıydı çünkü mesele artık “birkaç ağaç meselesi” olmaktan çıkıyordu.

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Herkes gibi ben de direnişin bu kadar büyüyüp bu kadar güzelleşeceğini tahmin etmemiştim. İlk günkü o sakin yürüyüşte bile polis gözümüzün önünde öyle vahşi bir tutum sergiledi ki o dakikadan sonra benim için evde durup vah vah etme süreci bitti. O gece birçoğunuz gibi hiç uyumadım. Bütün gece başbakanın açıklamaları, polisin akıl almayan öfkesi, medyanın duyarsızlığı/yandaşlığı ya da penguenleri, evde zor tutulan %50'nin çileden çıkaran yorumları derken kendimi 1 Haziran Güvenpark eyleminde buldum, yıllarca bana “aman kızım gitme” diyen annemle beraber… Başta mesele gerçekten iki üç(!) ağaçtı, ardından elimizden aldıkları özgürlüğe, üç çocuktan kürtaja, sigaradan alkol yasağına, iki ayyaşın direnişine, basın özgürlüğüne, Reyhanlı’ya, kısacası bugüne kadar sustuğumuz her şeyin çığlığına döndü.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Geziyle beraber ön yargılarım, gereksiz sınıflamalarım, kafamdaki ayrımlar gitti. Koyu bir Fenerbahçeli'yken Galatasaray atkısıyla ağzımı sarabileceğimi gördüm. Yıllarca bu insanla ne konuşulabilir dediğim kişileri dinlemeyi öğrendim, özlerinde çok güzel insanlar olduğunu gördüm. Hesap sormayı, yalnız olmadığımı, bir yerlerde benimle aynı şeyleri yaşayan yüzlerce kardeşim olduğunu, yıllardır kullandığım oyların peşine düşmeyi, sandığa zarfı atınca işin bitmediğini, medyanın bir işe yaramadığını, cahile laf anlatmanın zorluğunu, sabretmeyi, hiç tanımadığım insanların acısına ortak olabilmeyi ve onları çok sevebilmeyi öğrendim.

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Birey olarak ne kadar kıymetli olduğunuzun farkına varın ve hakkınızı aramayı bilin. Önyargısız olmaya çalışın. Savunduğunuz şeyi destekleyebilecek bilginiz olsun. Ve lütfen okuyun!

Yazan : @hirasiii 



0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI