Salı, Ağustos 19, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #19

GEZİ BİZE DAYANIŞMAYI ÖĞRETTİ

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

32 yaşında elektrik mühendisi, kendi çapında amatör fotoğrafçı, vatandaş habercisi, bir kız babasıyım.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Hayatı doya doya yaşamayı seven biriyim, imkanım oldukça yeni yerler keşfetmeyi, doğayı en çok da onu fotoğraflamayı severim. Siyasetle tanışmam Gezi'den çok daha öncesine lise yıllarıma dayanıyor. Uzun süre şu an ikiye bölünen partide örgütlü mücadele de verdim, malum ülke sorunlarına cevap veremeyen politikalar, dar yönetim bakış açıları ve toplantı yapmaktan sokağı kaçıran bir durumda olmaktan sıkıldım ve başka özel sebeplerden ötürü örgütsüz bir yaşamı seçtim son 6-7 yıldır. Elimden geldiğince toplumsal muhalefet hareketlerine, direnişlere kah eylemlere katılarak kah nuve.biz internet sitemizdeki yazı ve röportajlarla ya da kendi sosyal medya hesaplarım ve http://adiguzel.co blogum üzerinden destek vermeye çalıştım. 


3- Gezi direnişi senin için ne zaman başladı?

2011 seçimlerinden sonra kendimi daha çok edebiyat, sinema ve fotoğraf üzerine yoğunlaştırmış, kısacası siyasetten ve ülkeden umudumu kesmiştim. Ta ki 2013 Emek Sineması, ardından Taksim'in 1 Mayıs'a kapatılması ve yoğun çatışmaların yaşanması (keza biz aynı anlarda Ankara Sıhhiye meydanında büyük bir kalabalıkla şenlik havasında ama iki adım ötemizdeki Kızılay'a çıkamadan kutluyorduk 1 Mayıs 2013'ü) yaşanacakların habercisi gibiydi. Daha sonra Mayıs 2013 sonlarında Gezi Parkı'nda insanların 3-5 ağaç için gibi gözükse de aslında özgürlüklerine, inanç veya inançsızlıklarına, yapamadıkları çocuklarına kısacası yaşam tarzlarına yoğun müdahaleye başkaldırısına devletin saldırısı ile tüm yurda yayılan Gezi Direnişi başladı. O günlerdeki ruh halimi ve kısa da olsa tespitlerimi okumak isterseniz Türkiye'yi Sarsan Günler yazıma bakabilirsiniz : http://adiguzel.co/2013/07/29/turkiyeyi-sarsan-gunler/

4- Gezi direnişine girme sebebin neydi?

İlk bir kaç gün sadece sosyal medya üzerinden sabahlara kadar izlediğim devlet terörüne bir dur demek ve yıllarca bizlerin hayalini kurduğu büyük halk hareketine bir yerinden dahil olmak için 31 Mayıs 2013 akşamı bireysel olarak Kuğulu Park'a gittim. Ankara'da o kadar çok eyleme katılmış birisi olarak bu kadar muazzam ve çoşkulu bir kalabalık görmemiştim, kitle parka sığmayıp Tunalı Hilmi'yi kapatmış neredeyse bir ucu TBMM'ye kadar uzanmıştı, malum sonrasında ilk polis saldırısı ve hala kırık bırakıldığı için bize o günleri hatırlatan Kuğulu alt geçit fayanslarını yadigar bırakan ilk çatışmalar başlamıştı. Parktaki insan kitlesine gelirsek iş hayatından tanıdığım daha öncesinden siyasetle ilgili hiçbir şey konuşmadığımız o kadar çok  insan gördüm ki, genç taraftar grupları ve kadınlar çoğunluktaydı, hatta eşlerini evde çocuklara bakması için bırakan kadın arkadaşlarımı bile gördüm parkta. Ertesi gün 1 Haziran'da saat 16'ya Güvenpark çağrısı vardı, İstanbul Taksim'de geceden itibaren çatışmalar yoğunlaşmış meydan alınmak üzereydi. Ben de 16'da ki çağrı için Kızılay'a bir kaç saat önceden gitmek için yola çıktığımda helikopterlerden bile gaz atıldığını, her yerin barikat olduğunu ama halkın ve esnafın desteğinin had safhada olduğunu gördüm. Ethem vurulduğunda ambülans seslerini duymuştuk ama haber almayı bırakın sığındığımız kahveden başımızı dışarı çıkaramıyorduk gaz ve plastik mermi yağmurundan. Malum Taksim'le eş zamanlı olarak bizler de Kızılay'a çıktık ve en son 15 yıl önce genç bir lise öğrencisiyken benim de ilk biber gazımı yediğim KESK eyleminden beri ilk kez meydanda eylem yapılıyor, hatta yaşam alanına çevriliyordu. 

5- Gezi direnişiyle beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

En çok bu ülkeye ve insanına dair umudum arttı, geleceğe dair karamsarlığım azaldı. Direniş zamanı tanıştığım veya daha öncesinde tanışıp barikat yoldaşlığı yaptığım arkadaşlarımla dostluk bağlarım güçlendi. Hani diyor ya birileri beraber yürüdük biz bu yollarda diye biz de beraber gaz yedik beraber ıslandık bu direnişte diyorum yoldaşlarımla. Bir de tabi medyanın hali malum, asıl medyanın bizler olduğunu Gezi direnişi hepimize öğretti. O günlerden beri gidebildiğim her eylemde veya toplumsal hareketlerde fotoğraf olsun, canlı yayın veya en azından sosyal medya kanallarından paylaşım olsun elimden geldiğince vatandaş haberciliği yapmaya çalışıyorum.   

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Hep derler ya Gezi bize neyi öğretti diye en başta dayanışmayı öğretti. Gezi sürecinde tanıştığınız veya sonrasında bir şekilde direnişle ilgili yolunuzun kesiştiği yoldaşlarınıza sahip çıkın, yarın zor günlerimizde hepimizin birbirimize desteği olacaktır. Halk hareketi belli aşamalarda sönümlendi ama insanlar korkmamayı otoriteye boyun eğmemeyi öğrendi bu bile çok önemli bir kazanımdır. Bir de tabi devam eden mesela Seğmenler Forum var ellerinden geldiğince o dayanışmayı büyütmeye çalışıyorlar, bu tür yaşayan organizasyonlara da destek olmakta fayda var, Gezi Ruhu sürsün diye.  

Yazan : @iadiguzel

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI