Pazar, Ağustos 24, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #21

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

Profesyonel öğrenciyim.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Geziden önce siyasete karışmak gibi bir düşüncem yoktu. Bildiğim şeyler vardı fakat üstüne gitmiyordum zira sinmiştim. Etrafımdaki insanlar siyasi düşüncelerinden dolayı hiç hak etmedikleri işlere sahip oluyor yahut 2 üniversite bitirmiş bir insan yine siyasi fikirleri yüzünden işten çıkarılıyordu. Ve bende hayata atılmak üzere olduğum bi yaştaydım doğal olarak siyasetten uzak durmaya çalışıyordum yani açıkçası korkuyordum. Aslında siyasetle ilgilenmek isteyen biri olsaydım yine fark etmeyecekti çünkü eğitim sistemimiz direkt olarak bizi hayattan koparmak açık açık siyasetle ilgilenmemize engel olmak için düzenlenmiş sanki. Milletin kimya mühendisliği okurken öğreneceği fiziğin, bize lise birde öğretilmesinin daha doğrusu saçma salak bilgilerle beynimizin geliştiriliyor değil dolduruluyor oluşunun başka hiçbir açıklaması olamaz. Benim istediğim tek bir meslek vardı o da ailemin hobi olarak bile yapmamı istemediği tiyatro. Okulumda tiyatro kulübü olmadığından ve dershane okul ev muhteşem üçlüsünden dolayı herhangi bir tiyatro kursuna da gidemiyordum. Yapabildiğim tek şey resimdi o da derslerden arta kalan zamanda. Ara ara Şinasi Sahnesi'ne gitsem de tabi ki yetmiyordu. Doğaya gelince aslında durum şöyle ki bu hükumet doğaya zarar vermeseydi ben gerçekten çoğu şeyden habersiz olacaktım. İlgilenebildiğim tek şey doğaydı ve doğaya dokunulması beni delirtti.



3- Gezi olayları senin için ne zaman başladı?

Gezi olayları benim için ve çoğu kişi hatta herkes için doğayla başladı. Sokağa çıktığımda herkesin tek derdi o park ve ağaçlardı. Fakat bize karşı sergilenen tavır insanların daha fazla şeyi hatırlamasına sebep oldu hükümet saldırganlaştıkça insanlar o da vardı bu da vardı bunu da yapmışlardı dediler ve olay büyüdü. Eylem doğayı aşınca belki sadece doğa için dışarı çıkanların eve geri dönmesi beklendi ama öyle olmadı, olmaması da lazımdı çünkü hepsinde haklıydık. Aslında benim sokağa çıkmam gerçekten zor oldu dediğim gibi okul dershane ev, resim yapmaya bile zaman bulamazken günümün yarısını Kuğulu Park'ta geçiriyordum ve ailem oradaki gençlerin ailelerinin hepsinden çok çok daha pimpirikli insanlardır bundan eminim ama oradayken zamanımı dershanede olduğundan daha fazla verimli geçirdiğimden de eminim.

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Gezi olaylarına katılmamdaki tek neden kesinlikle doğaydı. Bizim ülkemiz eğer ki önemli bir hale gelecekse bu, doğa sayesinde olur. Mükemmel güzelliğe sahip şehirlerimiz var ve o kadar ziyan edilmesine korunmamasına rağmen bu doğayı çirkinleştirmeyi başaramadılar. Yani kısacası benim için yeşil önemlidir. Tek bir ağaca dokundurmam. Nasıl ki büyüklere emanetse bana da emanet bu ülke. Madem hiç bir şeyini koruyamadık bari ağaçlarını koruyalım. Fikrimce doğa zarar görmezse geri dönüş mümkün olur.

5- Gezi olaylarıyla birlikte hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Gezi olaylarından sonra hayatım gerçekten değişti. Önceleri 9 ay eve tıkılıp hiç ilgimi çekmeyen ve tam anlamıyla bize dayatılan derslere çalışmayı düşünüyordum. Haa sistemi o zaman da yanlış buluyordum ama resmen razıydım. Olanlardan sonra ders çalışırken içimin hiç rahat olmadığını fark ettim, resmen gençliğimi çürütüyordum. Hele de benim yaşlarımda biri öldürülmüşken sanki kendimi ölüme daha yakın hissediyordum ve bir saatim varsa eğer onu biyoloji çalışarak değil müzik dinleyerek geçirmeyi yeğlerim. Zaten çok ders çalıştığımda yine benim istediğim olamayacaktı sonuçta tiyatro bölümüne süper matematikçileri değil "yetenekli" kişileri alıyorlar. O andan sonra bir daha da ders çalışmadım yani bize verilen müfredata çalışmadım, dil anlatım müfredatı güzel fakat öğretmenlerin mesleklerinden haberleri bile yok tarih dersi desen hak getire matematikte de o kadar ileri gitmeye gerek yok fikrimce. Doğal olarak oturup kendi başıma kendi derslerime çalıştım günde 3 saat resim yaptım, 2 saat tiyatro çalıştım içimde de çalışmadığıma dair hiçbir huzursuzluk yoktu. Şimdi halen öyle düşünüyorum ben bu sisteme karşıyım madem o zaman bana direttikleri şeyleri de yapmam. Hiç çalışmadım ama kazandım düşünün sınav sorularının kalitesini(!) fakat bu sistemin insanlara yani demek istediğim aslında ailelerimize verdiği mesajlar da hiç hoş değil. 6 gün sonra tiyatro sınavları için başvurular başlıyor fakat babamın tiyatroya bakışı "bu memlekette tiyatrocu olmakla fahişe olmak arasında hiçbir fark yok" ise ben o sınava giremem aga hele bir de babamın istediği bölümü kazanmışken !! Bak bak ! Açıkçası reşit olsam bir dakika düşünmem girerim o sınava ama şansa bak ki 17 yaşındayım ve ailem istemedikçe ben istediğim bölümü okuyamam işte bu düşünce ailemin kendi düşüncesi değil sistemin düşündürdüğü şeyler!

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Velhasıl bu düzene karşı olmak bence doğru olmaktır zira biz sisteme karşı değiliz ki sistemi bize karşı yapmışlar. Kendimi gezi ruhunun yetiştirdiği bir insan olarak görüyorum gezi iyi iş mi çıkardı yoksa yurdumuza bi embesil daha mı kattı onu yaklaşık beş ay sonra anlayacağız.
O gün bağıran slogan atan sendin şimdi de susmaya kendini geri çekmeye hakkın yok çünkü haklısın ..


Yazan : @hamletintirad

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI