Çarşamba, Eylül 24, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #24

"GEZİ DİRENİŞİ" İLE GELECEK KURMAK..

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

Ferihan Karasu. 1960 doğumlu Sivas’tan İstanbul’a göçen, göçmen bir ailenin İstanbul’da okuyan, çalışan kızı, eş ve anne olan biriyim.  Bize 78 Kuşağı diyorlar yani politik bilinci ve politik olaylara duyarlığı yüksek bir kuşak. 1993-1995 yıllarında SHP Beşiktaş İlçe Başkanlığı yaptım. SODEV Başkan Vekilliği ve İstanbul Tekel Gazete Bayileri Odası Başkanıyım. İstanbul-Beşiktaş’ta yaşıyorum. Toplumsal uğraş içinde İnsan hakları,  çevre ve hayvan hakları konusunda hep duyarlı oldum bu duyarlılığım yaşamım boyu aratarak sürecek.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

‘Gezi Direnişi’ni ilk başlarda herkes gibi televizyonlarda izledim. Bir çevreci direnişi olarak güzel ve renkliydi. Sonra saldırılar başlayınca 31 Mayıs öğlen bulunduğum toplantıyı yarım bırakarak Taksim Meydanı'na geldim. Ve 1 Haziran gece yarısı eve döndüm. O sırada tam tencere-tava eylemi başlamıştı. Ben oturduğum caddede uyuyan herkesi tava çalarak uyandırdım. Sonra caddede toplanarak Beşiktaş'a yürüdük, orada binlerle buluştuk. Coşkulu Beşiktaş halkı ile gençlerin dayanışması görülmeye değerdi.  Taa ki polis bulunduğumuz semti gaza boğana kadar. Sonraki günler hep Gezi Parkı’nda, duran adam eyleminde ve Abbas Ağa Parkı Forumunda oldum. Daha sonra da gezi anneleri ile dayanışmam sürdü.

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

Toplumsal olaylara duyarlı birinin başka yerde olması mümkün mü?

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Gençlerin ne denli ülke sorunlarına duyarlı olduğunu görmenin mutluluğu ile onlara güvenim pekişti. İsyanın türküsünün umut türküsüne dönüştüğünü eylemlerin mizah anlayışı ile farklılıkları kucaklayacağını yaşamı yeniden yazabileceğimizi gözlemleyerek, yaşayarak kavradım. Son yıllarda göğsüme saplan ağrım azaldı. Gelecek adına bir kadın olarak umutlandım ve soluklandım.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Gezi direnişi; farklı görüş ve yapılardaki insanların bir araya getiren, dünyaya selam veren ve örnek olan bir toplumsal muhalefet, kısacası milat oldu. Türkiye’de artık ‘Gezi Direnişi’nden önce ve Gezi Eylemi’nden sonra diye yorumlanmaya, sosyolojik tahliller yapılmaya, yaşam irdelenmeye, yeni yol haritaları çizilmeye değer bir dönem başlattı. 
20 Yıl sonra yeniden aktif siyasi yaşama dönmeye karar verdim. CHP Beşiktaş Belediye Başkanı aday adayı oldum. 8 ay bir aday adayının yapabileceği tüm çalışmaları büyük bir coşku, emek ve çalışmayla sürdürdüm. Yaşadığım semte, kente sahip çıkmanın ne denli önemli olduğunu ‘Gezi’ gençlerinden öğrendim.  Yaşasın ‘Gezi Direnişi!’

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

Bir anımı aktarmak isterim:  1 Haziran günü Taksim’deki büyük buluşmadan dönüyorduk. Topallayan bir gence durumunu sordum. Kadıköy’den yürüyerek gelen gurubun içindeymiş. İlk kez bir eyleme katılmış. Engel olmak isteyen annesine” bırak anne gideyim ilerde çocuklarıma anlatacağım onurlu bir anım olsun” demiş. Bu yanıtı yaşamım boyu mutlulukla anımsayacağım. Çünkü benim kızım Ekin’e bırakacağım en büyük kalıtım (mirasım) yaşadığım dönemin en soylu ve saygın toplumsal direnişlerinde bir aktivist olarak yer almak, bedel ödemek ve dayanışmada bulunmak oldu. Bir anne olarak yavruma bundan daha onurlu ne bırakabilirim ki? Amacım, büyük şairin dediği gibi “İnadına bir dakika fazla yaşamak!” ve ülkemin geleceğinin güzel olmasına katkıda bulunmaktır. 

Yazan : Ferihan Karasu

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI