Pazar, Eylül 28, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #26

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

1981 yılında ağaçların çiçek açtığı ayda, mayıs ayında İstanbul’da doğmuş Elif. Üniversiteyi yeşilin ve mavinin en güzel tonlarının olduğu yerde Karadeniz’de okudum. Elif, mesai saatlerinde beyaz yakalı çizer, aklına geldikçe sözlüklerde yazılar yazar ve hep okur. Fırsat buldukça da profesyonel olarak uzun doğa yürüyüşleri yapar, doğa ve toprak aşığı bir insandır.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Aslında geziden öncesi ve sonrası yok benim için; Gezi benim; insana, hayata, doğaya, siyasete bakış açımı değiştirmedi süregelen anlayışımın devamı ve tetikleyicisiydi.
İnsan en önemli unsurdur, kişi kendini sevmiyorsa hayatı devam ettiren hiçbir şeyi sevemez. İnsan önce kendini sevmeli; kendini seven başkasını, doğayı, hayvanları sevebilir. Bu benim hayat felsefemdir, kendini sevmekle başlar hayatı sevmek.
Siyaset ise Alevi bir ailenin çocuğu olarak; doğumdan, ölüme ister istemez içinde bulunmak zorunda olduğunuz durumdur. Siz istemeseniz de okul çağında başlar siyaset, politika, üzerinize kurulan oyunlar, üzerinizde yapılan katliamlar bu bütün öteki çocuklar için geçerli kavramdır.
Gezi süreci boyunca da söylenilen bir şey var, ölenlerin Alevi çocukları olması ve katılım oranının yüksek olmasından ötürü; ‘’gezi Alevi ayaklanması mı?’’ diye. Hayır Gezi, Alevi ayaklanması değil. Alevi çocukları çocukluktan bilinçli, duyarlı ve sevgiyi bilen çocuklardır. Asosyal olma şansları yok hayatı çok küçük yaşta öğrenmek zorunda kalıyorlar.

3- Gezi olayları senin için nasıl başladı?

O gün dün gibi aklımda; 31 mayıs Cuma günü, mesai saati içindeyken gelen haberler, görüntüler; özellikle Lobna’nın görüntüsü benim için bardağı taşıran son damla olmuştu. Ofiste pc önünde ağladığımı hatırlayıp, öfkeyle iş arkadaşımı arayıp çıkışta Taksim’e gidiyoruz demiştim.
İşte Gezi benim için o gün başladı.

4- Gezi olaylarına girme sebebin neydi?

Öncelikle insan hayatına  verdiğim önem, çocukluktan başlayan doğa sevgisi, bir ağaç bin insandır felsefesi, ve faşizme karşı boyun eğmeme güdüsü.
Mesele hiçbir zaman 3-5 ağaç olmadı, 3-5 ağaç son damlaydı sadece. 12 yıldır yükselen inşaat rantı bu ranta kurban olan ağaçlar, denizler, hayvanlar yok olan Türkiye.
Her şey o kadar planlı yapıldı ki 12 yılın sonunda bir baktık ki bir avuç dere, bir avuç ağaç, nesli tükenen hayvanlar, yok olan tarım üretme güdüsü ve var olan çılgın tüketme.
Zenginleşen dini kullanarak sömürü yapanlar ve daha da fakirleşen, ölen, öldürülen bizler.
Artık dur deme zamanıydı, eğer ben dur demeseydim vicdanım beynimi kalbimi yerdi.
Gelecek gözlerimin önünde yok oluyordu, bizden sonraki nesil vicdani kuraklığa mahkumdu.
31 Mayıs’tan itibaren her gün mesai sonrası sırt çantamda taşıdığım kıyafetlerle Taksim’e gittim orada direndim, gaz yedim, binada mahsur kaldım, gece geç saatlere kadar direndim. Sabah yine beyaz yakalı olup işe gittim bir kez bile yorulmadım, bir kez bile direnmekten vazgeçmedim, vazgeçseydim kendimden de vazgeçmiş olurdum.

5- Gezi olaylarıyla beraber hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

İnsanlara inandım, gençlere inandım, az olmadığımızı bir olunca neleri değiştirebileceğimizi gördüm..
Ama en büyük değişiklik hala yaşadığım sağlık sorunu oldu, o süreçten sonra yaşadığım stresten mi, maruz kaldığım biber gazı ve tomalardan mı bilmiyorum ama kulağım ile ilgili ciddi sıkıntı, sağlık sorunu yaşadım. Gezi süreci benim hayatımda yaşadığım en büyük değişikliktir, hayatı, insanları ve şiddetin gerçek yüzünü gördüm.

6- İnsanlara nasıl bir mesaj vermek istersin?

En başta da dediğim gibi; dünyayı güzellik kurtaracak ve her şey bir insanı sevmekle başlayacak.Kendini seven, kendiyle barışık nesiller yetiştirirsek; hayatı, doğayı, hayvanları seven insanlar yetiştirmiş oluruz. Ne olursa olsun insan kendine duyduğu inancı kaybetmemeli, kendi gücüne inanmalı ve bir olmanın gücüne. Vicdan sahibi olmanın erdemliğine inanmalı.
Bizler büyüklerimizden öğrendik direnmeyi, haksızlığa karşı dünyaya karşı koymayı, bizler ON’ların kardeşleriyiz. On’larla büyüdük. Az olsak da varız ve var olmaya direnmeye devam edeceğiz..
Çünkü;
Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.

Yazan : @Evrensel_Ozne

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI