Perşembe, Mayıs 28, 2015

Gezi 2 Yaşında!

Yurdumun güzel insanlarının tüm görüşlerini arkada bırakarak tek bir şeyi savunmak uğruna bir araya geldikleri Geri Direnişi'nin 2. yıldönümünde neler hissediyorsunuz? Sizce de hepimizi uyandıran, harekete geçiren ve çok büyük bir farkındalık yaratan günler değil miydi o günler? Ve ben de geçen sene bu muhteşem oluşumun anısına bir yazı dizisi başlatmıştım. Çünkü yaşananların unutulmasına hiç mi hiç razı olmamıştı gönlüm. Şimdi bu ikinci yıldönümünde, bu kez, geçen sene direnişe birebir katılmış kişilerin yazdıklarını, paylaştıklarını, anlattıklarını bir kere daha okuyalım bir kere daha bu uyanışı onurlandıralım istiyorum. Yazı dizisine katılım göstermek isteyen, ben de yazmak istiyorum diyen herkese de kapım açık. Sadece soruları yanıtlayacaksınız ve eğer isterseniz isminiz bende saklı kalacak.

http://herseydenkonusmali.blogspot.com.tr/2014/07/gezi-direnisi-yaz-dizisi.html -->Bu linkte ilk yazımı ve yazı dizisine katılım gösteren herkesin cevapladığı sorulara ulaşabilirsiniz.

Gezi olayları başlamadan önce duyarlı bir insan olduğumu zannediyordum. Ancak olaylar başladığında yeterince duyarlı olmadığımı fark ettim. Hayvanları severdim, hayvanları korumaya başladım. Yolda yürürken ağaçlardan yaprak koparırdım, koparmaz oldum. Siyasetle hiçbir zaman ileri düzeyde ilişkim olmadı. Yazının tamamı için...

*Toplumsal eylemlerde, etkinliklerde karşılaştığınız suratları bile ezberler hale geliyordunuz. O kabul edilemez, kaba ama bir o kadar gerçekçi tanımla "bir avuç insandık" mücadele eden. LGBT bireyler Kürtler, Aleviler, öğrenciler, işçiler, kadınlar eylemselliği yaratan sonuçlardı aslında. Devletin öznesi olduğu baskı politikalarına karşı sokaklarda maalesef sesimiz çok cılızdı. Gezi herkesi mutlak etkilemiştir. Yazının tamamı için...

*Hiç bir zaman "devrimci" olmamakla beraber hiç bir zamanda düzene sempati duymadım. Genelde CHP - DSP tarzı sol partiler desem de her zaman düzenin baskı üzerine kurulu olduğunu ve değişmesi gerektiğini savundum. Lise yıllarında Serkan Eylemleri 1 Mayıs yürüyüşlerine katılsam da kısıtlı imkanlar nedeniyle konuları şu anda ki gibi aktif takip etme olanağım olmadı. Hiç bir zaman gidip bir partiye üye olmak veya siyaset yapmak düşüncem olmadı. Yazının tamamı için...

*Aslında adı konulmamış''Gezi Direnişi''12 senedir hayatımızın her anında bizimleydi. Okullarımızda, evlerimizde, yollarda , işçi ölümlerinin yoğun artışında, Roboski'de, Pamukova'da, Reyhanlı'da, yerin altında, yerin üstünde, ... Her yerde hep bizimleydi.. Yazının tamamı için...

*Her zaman için sosyalist bakış açısına sahibim, aile yapım ve yaşadıkları da zaten beni bu düşünceye yönlendirdi. Atatürk'çü bir aileden geliyorum fakat onların bakışıyla benim bakışım hep farklı olmuştur mesela... Genelde karakter olarak barış ve insanlık için uğraşan biri olduğumdan kaynaklı olarak Gezi direnişinde de yer aldım... Yazının tamamı için... 

*Gezi olaylarından önce çok fazla siyaset konuşmazdım. Sadece okul döneminde farklı görüşleri öğrenmeye çalışmak için arkadaşlarımla konuşur bazı zamanlar tartışırdım. Her zaman insanların eşit yaşam hakkı olması gerektiğini, ayrımcılığın yapılmaması ve din, dil, mezhep konusunda insanların ayrılmaması gerektiğini savundum. Yaptığım konuşmalarda büyük bir çoğunluğun tersini düşündüğünü gördüm. Yazının tamamı için...

*Gezi olayları, 1 haziranda öğle saatlerinde başladı benim için aktif olarak. Gece boyu İstanbul'dan haber almaya çalıştık zira yandaş medyada ses yoktu. Twitterda inanılmaz şeyler yazıyordu. Kürtler'in doğuda yaşadığına benzer şeyler ilk kez batıda yaşanıyordu. Hiç uyumadım sabaha kadar! 1 haziranda öğle saatlerinde Kızılay'a iner inmez gaz kokusunu içime çekmemle başladı her şey. Yazının tamamı için...

*İnsanları sevin herkesin için de iyi kötü vardır unutmayın ve lütfen düşüncelerinden dolayı insan öldürmeyin ! Yazının tamamı için...

*Gezi olayları başladığında yeni işten ayrılmış seyahat planları yapıyordum. Tv ve Sosyal medyadan uzak duruyordum. 31 Mayıs sabahı haberleri izlerken olaylardan haberim oldu.Öğleden sonrada arkadaşlarım aradı ve akşamında da Kuğulu parkta toplandık.  Yazının tamamı için...

*Oturduğum yerden ve aileden gelen bir solculuk var. Küçük yaşta sen de öğreniyorsun çünkü yıllardır oturduğun yer ve ailen zulüm görmüş, elbette anlatılıyor ve konuşuluyor.  İster istemez sen de bu işin içine giriyorsun. Aslında hep bu işlerin içinde olup sessiz kalanlardan biriyim çünkü bizim gibi insanlar sürekli sindirilmişlerdir. Yazının tamamı için...

*Hayatıma bir bütün bir biçiminde bakıldığında istesem de istemesem de, hep siyasetin içindeydim. Genel olarak bakıldığında, bir seçim yapmam gerektiğinde, hep siyasetin içinde olmayı seçtim. Çünkü çok okuyan, tartışan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu da hayatınızda bilginin olmasını getiriyor. Bilmek, her zaman sorumluluk sahibi olmayı getiriyor. Yazının tamamı için...

*Dededen , babadan gelen bir solculuk ile lise yıllarında aykırı sayabileceğim bir düşünce tarzım oldu. Hayattaki en önemli şeyin insanlık, doğruluk, insan sevgisi ,hayvanlara ve doğaya saygı olduğunu düşünürüm. Ekonomi, eğitim, sağlık konularına hiç girmiyorum (çıkamayabilirim). Yazının tamamı için...

*Geziden önce de doğa ve hayvanlara çok düşkündüm; ancak onlar için verdiğim savaşlar tek kişilik savaş gibi görünürdü gözüme. Defalarca oturduğum muhitlerde komşularımla kavga ettim. Sokak hayvanlarına yemek veriyorum, sonra etrafa doluşuyorlar diye oldu hep bu kavgalar. Yazının tamamı için...

*31 Mayıs 2013 günü fakültede mezuniyet çekimlerimiz vardı. Bir yandan nasıl poz verelim derken bir yandan da sosyal medya üzerinden İstanbul’da ki durumu kontrol ediyorduk ki okula haber geldi. Gezi için Kızılay’da saat 5’te yürüyüş yapılacağını öğrendik. Yazının tamamı için...

*Sosyal medya aracılığı ile 31 Mayıs’ta Gezi Parkındaki eylemcilere gece uykularında yapılan polis müdahalesini öğrendim. Sabahın ilk ışıklarında, gazdan kaçmaya çalışan o güzelim insanların, bir duvara tırmanmaya çalışırken duvarın çökmesiyle birbirlerinin üzerine yığılması benim miladım oldu. Yazının tamamı için...

*Gezi'den evvel de politiktim. Bizim 2 ayda gördüğümüz şiddeti, insanların dünyanın her yerinde her an gördüğünün bilincindeydim. Bir arada yaşamın gerekliliğini, farklılıkların aslında sorun değil renk olduğunu, derelerin özgür akması gerektiğini savundum. Yazının tamamı için...

*Geziden öncede siyaset konuşurdum. Aslında AKP iktidarına kadar, çok fazla siyaset konuştuğumu söyleyemem ama bu iktidardan sonra çok konuşmaya başladığımı fark ettim. Senelerce işim nedeniyle çok seyahat ettiğim için, Türkiye’nin neredeyse tamamında hatta köy ve ilçelerinde de çok bulundum, insanlarını tanıdım, onlarla muhabbet ettim, sosyal içerikli araştırmalar yaptım, onlarla yedim içtim, kısacası onlarla çok fazla bir arada oldum. Yazının tamamı için...

*Son yıllardaki vahşi doğa katliamının ve hızla avmleşmenin farkındaydım Gezi'den önce. Emekbizim eyleminde ilk kez bir direnişe katılmıştım Emek sinemasına kıymasınlar diye! Ama o muhteşem eseri yok etti bu vandallar! Yazının tamamı için...

*Hayatı doya doya yaşamayı seven biriyim, imkanım oldukça yeni yerler keşfetmeyi, doğayı en çok da onu fotoğraflamayı severim. Siyasetle tanışmam Gezi'den çok daha öncesine lise yıllarıma dayanıyor. Yazının tamamı için...

*Resmi ideolojinin içerisinde riyakar bir tutum olduğunu söyleyebilirim ama bunu yeni söyleyebiliyorum. Devlete saygı duyarken hiçbir değeri savunamadığımı fark ettim. Her cümlemi ama diyerek ikiye ayırıyor ikinci yarıda istisnalara sığınıyordum. Yazının tamamı için...

*Geziden önce siyasete karışmak gibi bir düşüncem yoktu. Bildiğim şeyler vardı fakat üstüne gitmiyordum zira sinmiştim. Etrafımdaki insanlar siyasi düşüncelerinden dolayı hiç hak etmedikleri işlere sahip oluyor yahut 2 üniversite bitirmiş bir insan yine siyasi fikirleri yüzünden işten çıkarılıyordu. Yazının tamamı için...

*Doğduğumdan beri ötekiyim. AKP döneminde daha da ötekileştirildiğimi düşünüyorum. Artık insanların tahammülsüzlüğünü soluduğum hava gibi hissedebiliyorum. Yazının tamamı için...

*Safça bağlandığımız ve bir taraftar şeklinde tuttuğumuz partilerin asıl amaçlarını öğrendikçe, bir taraftan kırılganlık ve kızgınlık, diğer taraftan gerçeğe giden yolda vesile olan Sivas katliamı... Karmaşık ve bir o kadar da sade. Kim dosttu? Kim düşmandı? Yazının tamamı için...

*Gezi Direnişi’ni ilk başlarda herkes gibi televizyonlarda izledim. Bir çevreci direnişi olarak güzel ve renkliydi. Sonra saldırılar başlayınca 31 Mayıs öğlen bulunduğum toplantıyı yarım bırakarak Taksim Meydanı'na geldim. Ve 1 Haziran gece yarısı eve döndüm. O sırada tam tencere-tava eylemi başlamıştı. Ben oturduğum caddede uyuyan herkesi tava çalarak uyandırdım. Yazının tamamı için...

*Deuss Ex Machina, 2003'ün Kasım ayından bu yana süren bir meşgale ve bir çabalanımdı. İki binli yıllara olan hızlı girişten sonra ortaya çıkan devinim, kuvvetle muhtemel gelişim söylemlerine karşı, makinelerin diliyle, sesin ve sözün birbirine bulabileceği bir sahayı tanımlamaya çalıştım. Yazının tamamı için...

*Aslında geziden öncesi ve sonrası yok benim için; Gezi benim; insana, hayata, doğaya, siyasete bakış açımı değiştirmedi süregelen anlayışımın devamı ve tetikleyicisiydi. Yazının tamamı için...


Tarihimin en uzun paylaşımı biliyorum ama hiç kimsenin yazısını es geçemedim. O günlerde 

planlarım çok farklıydı. Bir çok yazı gelecek ve ben de bunu bir kitap haline getirecektim. Kitabın 

gelirleri de o günlerde büyük bir acı yaşamak zorunda kalan Soma'ya gidecekti fakat olmadı. 

Maalesef katılım 26 kişide kaldı. Belki yazılar zamanla çoğalır ve bu hayal de gerçekleşebilir. 

Dilerim bu dizi sizi o günlere geri götürür ve geleceği dair bir an düşünmenize sebep olur. Sevgiler. 

9 yorum:

  1. Geziyi ruhunu unuttular senin gibiler olmasa haber dahi olmayacak. Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet unutan çok büyük bir kitle var ama hatırlatması bizden öyle değil mi? ;)

      Sil
  2. Gezi bu ülkede asla unutulmayacak bir harekettir. Yazı çok güzel olmuş, teşekkür ederim paylaşım için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim unutmadığınız için :)

      Sil
  3. hatirliyrum bu yazilari cok severek okumustum.
    Unutmayacagiz.
    Unutamayiz.
    Ben uzaktaydim Gezi basladiginda Hollandada. O uzaktaki gunler. Sonra Turkiyeye gidisimiz. Geziye girisimiz. Sanirim hayatimin en unutulmaz anilari arasinda olacak hep.
    eline saglik.
    Iyi ki yazmissin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu sizler gibi o günleri dünmüş gibi hatırlayan okuyucularım var. Biz varolduğumuz sürece unutulmayacak.

      Sil
  4. Gezi'deki kayıpları hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor.. Dilerim ki, ruhları şad olsun ve yine dilerim ki, allah tekrar göstermesin öyle günleri bu ülkenin gençlerine.. Yazık çok yazık.. Ne kara günlerdi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında temelde yaşananlar halkımız için parlayan günlerdi fakat yönetimin sertliği ve itirazı kabul etmemesi yüzünden karanlık oldu bir nevi. Ama her yükselişte kayıplar olur ve o isimler hiç unutulmaz. Onlar da unutulmayacaklar.

      Sil
  5. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI