The Shape of Water - Suyun Sesi - Oscar 2018 En İyi Film Oscarı

 
Oscar'ın üzerinden daha 24 saat geçmişken filmleri yorumlamaya hemen başlamalı. 13 dalda Oscar adayı olan Suyun Sesi filmi en iyi film ödülü de dahil 4 dalda heykelciği almayı başardı. Tören öncesi orası mı çalıntıydı, burası mı şu filme benziyordu diye bir çok spekülasyon dönerken en iyi film ödülünü alması açıkçası benim için şaşırtıcı oldu. Zaten en güçlü aday da değildi bence.
Önce konudan bahsedelim, sonra dedikodulara geçeceğim:) 


Filmimiz fantastik ve de romantik. Hep devletlerin gizli araştırmaları olduğu düşünülür ya burda da öyle bir laboratuvar var. Ana karakterlerden biri olan Elisa, gizli araştırmalar yapılan böyle bir tesiste çalışan bir temizlik görevlisi. Yalnız ve sessiz sakin bir hayatı var. İşte iş arkadaşı Zelda, iş dışındaysa komşusu Giles ile beraber genelde.


 Bir dilsiz olan Elsa'nın hayatı, savaş dönemi araştırmaları için tesiste incelenen bir yaratığı Zelda ile beraber keşfetmeleriyle değişime uğruyor. Onunla ilgilenen bilim adamının bütün ikaz ve çabalarına rağmen, askeri zihin yapısıyla sadece yarar mantığı kurulup, işkenceler gördürerek hizaya getirilmeye çalışılan bir yaratık bu. Dolayısıyla herkese tepkili. Ama uysal Elisa'nın iletişimiyle her şey daha farklı ilerliyor tabii ki. İlk başlarda çok zayıf ve kısa süreli olan iletişimleri gün geçtikçe boyut değiştiriyor ve bizi de hem gülümseterek hem heyecanlandırarak koltuğa kilitliyor.


Daha fazla ne yazsam çok derine inmiş olacağım. Onun için filmi güzel, bazen de şaşırtıcı olan sahneleriyle beraber sizlere havale ediyorum. Önceden oyuncuları, müziği, yönetmeni vs vs başka bir çok adaylık ve ödülleri de olan film Oscarda 4 ödülü almayı başardı demiştim. En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi film müziği,en iyi yapım tasarımı ödülleri..


Oyunculuklar başarılıydı. Sally Hawkins'te bu konuda ödüller aldı zaten. Octavia Spencer'ı da bilen bilir.. Hem karada hem suda yaşayabilen yaratığımız ise bana ilk anda H.P.Lovecraft karakterlerini hatırlattı açıkçası.  Burdan da dedikodu kısmına bağlıyorum. 2 tarafımız var burada. Bir tarafta Jean-Pierre Jeunet cephesi, bir tarafta da Paul Zindel.


Jean-Pierre Jeunet kendisinin 1991 yapımlı Şarküteri isimli filminden esinlenildiğini iddia ediyor. Oturdum filmi izledim,benzer sahne bulamadım ben açıkçası. Jean-Pierre Jeunet Amelie filminin yönetmeni bu arada. Boş biri değil yani,eskilerden.. Diğer iddia ise Paul Zindel demiştik. Paul Zindel'in oğlu Suyun Sesi filminin hikayesinin, babasının Let Me Hear You Whisper oyunundan çalıntı olduğunu iddia etti. Hatta dava açtı.Onu bulup izleyemedim tabii ama orda da bir yunus (bizdeki yaratık) bir soyguncu (bizdeki Elisa) tarafından kaçırılıyormuş. Bu iddia bana zorlama gelmişti açıkçası.


Sonuç olarak en iyi film ödülünün en güçlü adaylarından biriydi ve kazandı. Başarılı yaratılmış bir evren, hafif kenarından komedi, romantizm, hafif aksiyon, sıcak ve sakin bir film.. Benim için en iyi film değildi, en güçlü adayımı bir dahaki gönderimde yazacağım. Ama sıkılmadan izleyeceğinizi ve memnun kalacağınızı düşünüyorum. Yorumlarınızı bekliyoruum :)

8 yorum:

  1. Bu filmin fazla abartıldığını düşünüyorum, sıkılmadan izledim ama pek beğenmedim ben :/ Senin favorin ne merak ettim şimdi 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim favorim three bilboards outside Ebbing,Missouri idi. Umarım onu da yazacağım 😅

      Sil
  2. benim için her tür klişenin olduğu 3. sınıf bir canavar filmi olmaktan öteye geçemedi oyunculuklar bile diğer filmlerle kıyaslanınca çok da iyi değil :-((

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bazen popüler kültür ön plana çıkıyor ne yazıkki :/

      Sil
  3. Hala izlemedim ama yönetmeni seviyorum o yüzden kazandığı için mutluyum ama en yakın zamanda izleyeceğim.
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de yorumunuzu çok merak ettim bu durumda :) Beğendiniz mi?

      Sil
  4. radarımdaki filmlerden :) olumlu yorumlar kadar olumsuzlar da çok olunca tereddüde düşüp izlememiştim.daha fazla dayanamayacağım sanırım :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı duyumlarla izlemiştim. Sıkılmadım ama muhteşem de değildi işte.. Siz izleyebildiniz mii?

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.