Featured

8/recent

Siyah Beyaz Bir Hayat Bu'nun Doğum Gününde Buluştuk

YAZAR : Salı, Eylül 12, 2017
Birkaç hafta kadar önce sevgili Kübra'nın günlerce üzerinde çalıştığı etkinliğine davetliydim. Etkinlikte hem Kübra'nın doğum gününü hem de yaklaşmakta olan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladık. 

Bu upuzun masa günün ilerleyen saatlerinde birçok farklı şehirden gelen bloggerlar, onların keyifli sohbetleri ve sponsor firmaların ürünleriyle dolup taştı. 

Yepyeni bloggerlarla tanışmak ve önceden tanışıp ne zamandır görüşemediklerimle görüşmek çok keyifliydi. Ve sanıyorum her birimizin yüzünden bu keyif okunabiliyor. Şehir dışından üşenmeyip, tüm güzel enerjileriyle bizlerle olan blogger dostlara da ayrıca kocaman teşekkürler.


Buluşma sponsorlarımızın her biri bir arada. Sponsorlarımızdan bir diğer postta detaylıca bahsedeceğim.






Bizleri bir araya getirdiğin ve keyifli bir gün yaşattığın için çok teşekkürler Kübra'cım. Yeni yaşın sana dilediklerini getirsin. Kocaman sevgiler :)

İngilizce'yi Kolay Öğrenebiliyor Muyuz?

YAZAR : Cumartesi, Eylül 09, 2017

Her birimizin bildiği gibi uluslararası dil olarak bir seçim olmasa da yaygın olduğundan İngilizce seçilmiş. Bu nedenle dünyaya gelmiş olan her insandan İngilizce'yi çat pat da olsa bilmesi bekleniyor. Beklentinin ötesine geçmek gerekirse de birçok bilgiye ilk kaynaktan ulaşabilmek İngilizce bilenler için çok daha kolay ve faydalı oluyor.
Yaşadığımız internet çağında kocaman dünya adeta sıkıştırılmış bir şekilde önümüze seriliyor ve biz dilediğimiz yere, dilediğimiz şekilde ulaşabiliyoruz. İşte bu dolanımın kolaylığı için bile İngilizce bilmek zorundayız.
İyi bir işe girebilmek, kariyer basamaklarını daha hızlı çıkabilmek, akademik eğitimimizi zorlanmadan ilerletebilmek için İngilizce hep bir ön koşul. Hepsi bir kenara bizler için de bir artı, bir kültür katkısı.

İngilizce'yi biliyor olmanın faydaları elbette saymakla bitmez. Bu nedenle çok da fazla uzatmak istemiyorum. Asıl konu İngilizce'yi nasıl kolayca öğrenebileceğimiz. Son yıllarda birçok aile çocuklarına daha çok küçükken bu dili öğretmeye başlıyor çünkü tazecik beyinler yeni her bilgiyi bir sünger gibi içine çekebiliyor. Okul hayatı başladıktan sonra ise hep bir nebze yorulan beynin her şeyi kolayca öğrenememesi hem de zaten onlarca bilgiyle doldurulmaya çalışıyor olmasından yeni bir dil öğrenmek genellikle kolay olmuyor. İşte bu noktada hayatımıza özel ingilizce dersleri ya da ingilizce kursları giriyor.

Ben yeni bir dil öğrenmeye okulumda başlamış olsam da ilerletmek için şehrimde bulunan bir kursa gitmiş ve dil bilgimi oldukça yüksek seviyelere getirebilmiştim. Günümüzde ise İngilizce için tavsiye edilen kurslardan biri Wall Street English olmuş. Yakın arkadaşlarımdan sıkça duymaya başladığım bu kursta İngilizce öğrenme başarısının oldukça yüksek seviyelerde olduğunu öğrendim. Bu nedenle de sizlerle paylaşmak istedim.

Benim için bir İngilizce kursunda olması gereken İngilizce'ye gerçekten tam anlamıyla hakim bir öğretmen ve bu öğretmende bulunması gereken öğretebilme yeteneği. Hiç kimsenin sıkıştırılarak, zorlanarak bir yabancı dil öğrenebileceğine inanmıyorum. İşte bu nedenle yeni bir dil öğrenmek için gideceğimiz kursları çok iyi araştırarak seçmeliyiz.

Sizlerin de bu konu hakkındaki fikirlerini çok merak ediyorum. Sizler İngilizce'yi kolay öğrenebildiniz mi? Ya da çeşitli zorluklar yaşadınız mı? Bir dil bir insan ise haydi hepimiz yeni bir dil öğrenebilmek için kollarımızı sıvayalım. Sevgiler.

Dangal

YAZAR : Pazartesi, Ağustos 28, 2017
Sizin oralarda da Dangal fırtınası esiyor mu? Benim burası çok rüzgarlı. Beni ittikçe itti Dangal'a doğru ve izledim sonunda. Hint filmlerine hep bir ön yargı besliyor olsam da izlemeye başladıktan sonra her şey geçiveriyor. Her şey oynat tuşunu basana kadar yani ;) Dangal için de öyle oldu.

Konunun güreş üzerinden gitmesine, bir babanın hayallerini kızları üzerinden gerçekleştirmeye çalışmasına rağmen harika bir hikaye. Bir oğlu olması ve onunla hayallerini gerçekleştirebilmek için elinden geleni yapan Mahavir tüm çabalarının karşılığını dört kız çocuğuna sahip olmakla alır. Tam da hayalini kurduğu şeyi gerçekleştiremeyeceğini düşünürken iki büyük kızının bir erkek çocuğunu güzelce dövdüğünü öğrenir. 

O gun Babita ve Geeta için hayatlarının dönüm noktası olmuş olur. Artık babaları onları güreşçi olarak yetiştirecektir. Kız çocuklarının daha doğdukları gün evlilik için eğitilmeye başlandığı Hindistan gibi bir ülkede kızlar yaşadıkları bölgenin alay konusu olurlar ve gerçekten çok ciddi sıkıntılar yaşarlar. 

Hiçbir şeye kulak asmayan Mahavir yılmadan ilerler, hedefine kilitlenmiştir. Ve hep hayalini kurduğu şeyi başarır. Kızlar ülkelerindeki en iyi dereceleri kazanırlar.
Hedeflere varmak için disiplinin ve doğru hamleleri yapmanın ne kadar önemli olduğunu anlatan filmde bir de çok güzel bir baba-kız ilişkisi yaşanıyor. Duygusal sahnelerin yanısıra kıkır kıkır gülmenizi sağlayacak sahnelerin de olduğu film elbette ki eğlenceli Hint müzikleriyle daha da eğlenceli hale gelmiş. Keyifle izlediğimi söylemeliyim :)

Sizlerin de film hakkındaki yorumlarınızı merakla bekliyorum. İzlediniz mi? Sevdiniz mi? Haydi yazın, konuşalım :)
Sevgiyle...

Kaliteli Hayat İçin Uykunun Önemi

YAZAR : Cuma, Ağustos 25, 2017
Uykusuz geçen bir gecenin ardından bu yazıyı yazıyor olmam sanıyorum çok da ilginç değil. Bilmem sizler için de öyle mi ama ben uyuyamadığım gecelerin ardından geçirdiğim günlerde ya bir ateş topu gibi oluyor ya da ruh gibi geziyorum. Ben, zamanında yatağa girmeli, kesintisiz bir uyku uyumalı ve dolayısıyla da sabahleyin iyi bir vakitte uyanmalıyım. Sonra dileyin benden ne dilerseniz :)

İşte bu noktada alırken dikkat etmem gereken bazı öğeler var. Yatak, yastık, nevresim ve yatak odasının uyku ortamına hazır olması. Bugün listenin ilk sırasından konuşalım diyorum; yataklar. Vücudumuzu saatlerce emanet ettiğimiz ve dinlenmesini, yenilenmesini umduğumuz anları onunla geçirdiğimiz yatak seçimlerimizi ne kadar doğru yapıyoruz? 
Eminim yatak seçiminin önemi konusunda hepimiz hem fikiriz. Mümkünse alacağınız yatağı üzerine yatarak, üzerinde genellikle uykuya daldığınız pozisyonu alarak ve ne bileyim belki de biraz dönüp durarak test etmek gerek. Ömürlük bir eşya değil ama dediğim gibi hayatımızın önemli bir bölümü olan uyku dönemlerini üzerinde geçireceğimiz yatakları doğru seçmeliyiz.

Çok memnun olduğum yatağımı nasıl aldığımı anlatmak istiyorum ben de sizlere bu yüzden. Önce bir kamuoyu araştırması yaptım elbette. Elimde kağıt kalem kim hangi yatakta yatıyor, kim ne kadar memnun, kim hangisinden memnun değil her birini listeledim sonra bu liste üzerinden bir fiyat araştırmasına girdim. Evin bütçesi önemli tabii ki. Ve ardından da belirlediğim yatakları denemeye geldi sıra. Söylediğim gibi üzerlerine yattım bir süreliğine ve hatta birkaçında dönüp durdum :) Bu esnada satış görevlisine kulak vermek de çok önemli. Sizi doğru yönlendirecek olan görevliyi daha ilk anlardan anlarsınız zaten. Tüm bu bileşenlerin sonucunda yıllardır çok dinç kalkabildiğim bir yatağım var. Ne var ki yatağı değiştirme zamanı yaklaşıyor bu nedenle benzer bir telaş yaklaştı. Bu kez arkadaşlarıma en kaliteli yataklar sizce hangisi diye sorduğumda çoğunluğun cevabı Yatsan oldu. 

Otantique Yatak

Switzerland Yatak
İlk aşamada seçtiğim yataklar bunlar. Ve şimdi sizlere kulak verme zamanı. Umarım aranızda bunları kullananlar vardır. Yatsan'dan memnun musunuz ve tavsiye edeceğiniz bir yatağı var mı? Ya da siz hangi yataktan memnunsunuz bana yazın lütfen. Cevaplarınızı merakla bekliyorum. 
Sevgiyle :)

Deha - Gifted

YAZAR : Cumartesi, Ağustos 19, 2017
Bir zekanın eksik olması bir de çok zeki olmak her zaman sorun teşkil eder bilirsiniz. Zeka eksikliği hayatınız boyunca aldatılmanıza, dalga geçilmenize, kullanılmanıza sebebiyet verirken çok zeki olmak ise bir deney objesine dönüşmenize neden olur. Dayısı tarafından büyütülen ve çok ama çok zeki olan Mary de bu çok zeki çocuklardan sadece biri.

Mary artık okul çağına gelmiştir ve dayısı da onu okula gönderecektir. Okulda öğretilecek olan birçok şeyi çok çok önceden öğrenmiş ve neredeyse üniversite seviyesinde bilgi kapasitesine sahip olmuştur. Frank başlarına gelebilecekleri bilse de, Mary'i okula gönderir. Çünkü onun arkadaşları olmasını, eğlenmesini, yaşına göre davranmasını istemektedir. 

Mary daha okuldaki ilk gününde farklı olduğunu gösterir ve öğretmeninin de dikkatli olması sonucu onu özel eğitim verilen bir okula gitmesi yönünde teşvik etmeye çalışırlar. Frank elinden geldiğince bu durumu geçiştirmeye çalışsa da olay sonunda Mary'nin büyükannesi Evelyn'e dek gider. Evelyn bir matematikçidir ve kendisini bir dönem bu yola adamıştır. Çocuklarını da bu yönde yetiştirmeye çalışmış olsa da işler istediği gibi ilerlemez.

Mary'nin annesi olan çok sevdiği kızı da çok ünlü bir matematikçidir ve hayatını bir formülün kanıtlanmasına adamıştır. Annesi daha küçükken kızındaki bu yeteneği farkedince onun herhangi başka bir şeye yönelmesine engel olur ve sadece matematikle uğraşmasını sağlar. Bilirsiniz ki her insan farklı yaratılmıştır. Birinin sahip olduğu hırs bir diğerinde olmaz ve Evelyn'nin de kızını fazla zorladığı anlaşılır.

Kardeşinin vasiyeti üzerine Mary'nin hayattan zevk almasını sağlamaya çalışan Frank de annesinin tekrar hayatlarına girmesiyle alt üst olur. Evelyn, Mary'i Frank'ten almaya çalışacak ve Mary'nin hayatını bambaşka bir yola sokmaya çalışacaktır. 

Bir dayı ve yeğen arasında olabilecek belki de en güzel ilişkiyi izleyeceğiniz Deha - Gifted, birçok farklı duygunuza temas edecek. Kızacak, üzülecek, gülecek, sevineceksiniz. Gözlerdeki o kocaman sevgiyi taa içinizde hissedecek ve bu filmi herkes izlesin isteyeceksiniz. Tıpkı benim gibi :)

Keyifli seyirler dilerim :)

Galaksinin Koruyucuları 2 - Guardians of The Galaxy 2

YAZAR : Çarşamba, Ağustos 16, 2017
Galaksinin Koruyucuları sanıyorum ilk bölümüyle her birimizin gönlünü fetheden bir film olmuştu. Bizlerden çok farklı olmalarına rağmen bütün karakterlerle yakınlık kurmuş her birini çok sevmiştik. Hele Groot'la özel bir bağ oluşturanlardan biri de bendim :) Şimdi ikinci filmde sıra ve bence yine çok başarılılar.

Galaksinin bir nevi "ajan" ekibi olarak adlandırabileceğimiz ekibi parayı basan herkes için çalışıyor. O gezegenden bu gezegene giderlerken bu seferki işleri Sovereign gezegeni için oluyor. Gezegenin bataryasını çalan Nebula (Gamora'nın kız kardeşi)'yı alıp cezasını çekeceği yere götürmek üzere yola çıkıyorlar fakat bu kez de Rocket bir batarya çalıyor ve Sovereign'ın neredeyse tüm savaş gemileri ekibin üzerine saldırıyor. Tam da çok sıkıştıkları bir anda başka bir gemi onları kurtarıyor. İşte bu gemideki kişi Peter için çok büyük bir sürprizi barındırıyor. 

Onları kurtaran adam tanrısal güçlere sahip olan Ego'dur ve kendisi Peter'ın gerçek mi gerçek babasıdır. Peter yıllar sonra babasına kavuşmanın heyecanının yanı sıra onun bir de tanrısal güçlere sahip olduğunu öğrenince aklı başından gider ama ilerleyen zaman hiç de hayal ettiklerini karşılayacak nitelikte olmayacaktır.

Ekibin başına hiç umulmadık, karmakarışık olaylar gelir ve bir anda Yondu yardımlarına koşar. Gamora'nın kardeşi Nebula bile onlara yardım eder. Ego'nun bir nevi evcil hayvanı rolündeki Mantis de saf değiştirip Koruyucular'ın yanında yer alır. 

Baştan sona eğlence ve aksiyonun sürüp gittiği Galaksinin Koruyucuları filmi görselliğiyle ve elbette ki müzik seçimindeki kalitesiyle de hayran olunası cinsten. Türü sevenler için mutlaka izlenmesi gerekenlerden. Ve bir itiraf Baby Groot aşkım depreşti yeniden <3

Keyifli seyirler dilerim. 

Blogger tarafından desteklenmektedir.