Featured

8/recent

Zatürre Hakkında Yeterli Bilgiye Sahip Miyiz?

YAZAR : Çarşamba, Aralık 27, 2017
Siz de son yıllarda "zatürre"nin adını daha sık duyanlardan mısınız yoksa ben yaşım ilerledikçe mi daha çok duymaya başladım? Kış soğuklarının kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı bu günlerde de ilgimi daha da çok çekmeye başladığını söyleyebilirim. "Neden?" derseniz cevabım "çok tehlikeli de ondan" olur elbette. O halde haydi gelin birlikte zatürre ile tanışalım.

Zatürre; bakteri, virüs ya da parazitlerin neden olduğu ölümcül bir akciğer enfeksiyonudur. Sıkça görülen zatürre aynı zamanda en fazla ölüme neden olan hastalıklardan biridir. 65 yaş üstündeki insanlar, çocuklar, şeker - kalp - böbrek vs gibi kronik hastalıklara sahip olanlar, sigara kullananlar ve bağışıklık sisteminde sorun olanların zatürre ile karşılaşma ve maalesef buna bağlı ölüm riski oldukça yüksektir. Tıbbın geldiği günümüzdeki ilerlemiş durum, etkili ilaçlar ve bakıma rağmen zatürre halen en sık ölüm nedeni olma ünvanını kendisinde barındırıyor.

Peki zatürre olduğumuzu nasıl anlarız? Nedir bu hastalığın belirtileri?

Birçok farklı hastalığın da belirtisi olabilecek çoklukta belirtiye sahip zatürrede bu denli ağır belirtilere ulaşmadan doktorunuza başvurmuş olursunuz dilerim. Yok, başvurmadıysanız titreme, iştah azalması, yorgunluk, dalgınlık, sarı - yeşil - koyu kırmızı renkte balgam, göğüs - boğaz kemik ağrısı, sırt ve göğüs bölgesinde çivi batarmışçasına ağrılar, aşırı susama, hızlı solunum gibi saymakla bitmeyecek ve yazarken bile beni korkutabilen belirtiler gösteriyorsanız bir an bile düşünmeden doktorunuza koşmalısınız.

Bu hastalığa yakalanmamak için nelere dikkat edilmeli?

Genel sağlığımız için de gerekli olan beslenme ve uykunun düzenli ve doğru şekilde olması zatürre hastalığının da en önemli engeli. Sonrasında ise sigara ve alkolden uzak durmalı, düzenli spor yapmalı yani kendimize iyi bakmalıyız.  Uzmanlar, 65 yaş üstü bireylerin her beş yılda bir zatürre (pinomoni) her yıl da grip aşısı olmalarını tavsiye ediyor. Diğer bireylerin de her yıl grip aşısı olmaları zatürreden korunabilmek için önemli bir önlem.


Bir şeyden korkuyorsan başına gelir inanışını diskalifiye etmek için zatürreyi tanımaya çalıştım ve ona karşı doğru önlemler aldığımı öğrendim. Artık o benden korksun bence ;)
Zatürre belirtileri hakkında en geniş kapsamlı bilgiye ulaştığım yer ise Memorial'ın internet sitesi oldu. Sizler de belirtilerinden tedavisine her çeşit detaya kısa bir araştırma ile ulaşabilirsiniz. 
Herkese sağlıklı, mutlu ve neşe dolu uzun bir yaşam dilerim.
Sevgiyle...

Bir Valize Ne Sığar Ki?

YAZAR : Çarşamba, Aralık 13, 2017

Yıllardır yaşadığınız yerinizden, yurdunuzdan, hayatınızdan gitmeniz isteniyorsa sizden bir valize ne sığdırabilirsiniz? Karakterlerden birinin söylediği bir replik oyunu izlediğim gece yüreğimi dağladı geçti...
Toparlanmaları gereken gecede valizini açmış, oğluna gitmeleri gerektiğini söylüyordu. Ahh neler koymalıydı valizine... Kocasıyla ilk karşılaştıkları mahalledeki çeşmeyi mi?, bahçelerindeki birbirinden güzel ağaçları mı?, yıllardır kapı komşusu oldukları dostlarını mı?... Neler koymalıydı valizine? Yıllardır memleketi bildiği bu yerin, ona birileri tarafından "aslında burası senin memleketin değil!" dendiğinde ne yapmalıydı?

30 Ocak 1923'te imzalanan Rum-Türk Nüfus Mübadelesi anlaşmasıyla Yunanistan'da yaşayan Müslüman toplulukla, Anadolu'da yaşayan Rum-Ortodoks nüfusun yer değiştirilmesine karar veriliyor. Hiç kimse dönüpte onlara sormuyor "gitmek ister misiniz?" diye. Hiç kimse evlerini, barklarını, işlerini, dostlarını, yabancı o yerlere gittiklerinde ne yapacaklarını düşünmüyor. "Gideceksiniz" emrinin ardından da kocaman bir "ne haliniz varsa görün" geliyor. 

Giden gittiği yerde elbette ki kendisini yabancı hissederken oradakiler de gelenleri hoş karşılamıyor. Herkes geldiğiniz yere gidin tavrında. Gelenlerse arkalarında bıraktıklarının hasretiyle yanıp tutuşarak geçiriyor ömrünü. Kim bilir ne hikayelerle gidiyorlar? Hasret damga vuruyor hayatlarına!

Mübadele dönemi olmasa da benim ailem de Bulgaristan'dan Anadolu'ya gelmek zorunda kalanlar arasında. Amcam halen hasretle bahseder oradan. Arkadaşları, yaşadıkları yer, evleri, okulu, ... Göç etmek zorunda kalmak, atalarımız tarafından yaşanmış olsa da nesillerle bizlere aktarılan bir kocaman bir travma aslında. Dinler, diller, ırklar yüzünden dünya insanına yaşatılan bu eziyetler bir daha yaşanmaz dilerim.

Bir Valize Ne Sığar Ki?'yi mutlaka izleyin, hele ki mübadil ailesi iseniz, ailenizde zorunlu bir göç durumu yaşanmışsa hiç kaçırmayın derim. Size daha çok dokunacak, içinize işleyecek, duygular tamamen size geçecek. AST (Ankara Sanat Tiyatrosu) bu sezon harika bir oyunla bizlerle.

Hakan Güven, Yeşim Dorman, Bülent Yıldıran, Mehmet Ulusoy, Yıldırım Şimşek, Nalan Güreş Demirel, Çağlar Deniz, Sinem İsmailoğlu'nun muhteşem oyunculukları ve Rembetiko Orkestrasının birbirinden güzel müzikleriyle Bir Valize Ne Sığar Ki? Ankara Sanat Tiyatrosu'nda izleyicilerini bekliyor.

"Sen bu kökleri, o tohumları yok edersen, yerinden yurdundan edersen ve onun yerine benimkiler geçsin dersen; dünya harikası bir caminin dibine gökdelen dikersin.
Dünyanın en güzel zeytinlerinin olduğu yere Mübadele ile gelen insanlar tütüncüydü.
Zeytin ağacı hiçbir şey ifade etmiyordu onlara.
Anadolu Rum’u için zeytin ağacı onun ayrılmaz parçasıydı. Ama oraya yerleştirdiğin insan, bundan hiçbir şey anlamıyordu.
Kim mutlu oldu lanet Mübadele’den ? Ne Müslümanı ne de Hristiyanı.
Kendini mübadillerin yerine koyabilir misin ?Bir gecede binlerce yıldır yaşadığın topraklardan ayrılacaksan eğer , “ valizine ne sığdıracaksın ki “ ?
Dünyanın her yerinde bütün işgaller, savaşlar, bütün yer değiştirmeler hayatı zehirlemiştir…
Eğer Tanrı’ya inanıyor ve tapınıyorsan bu Tanrı’ya yapılmış en büyük ihanettir.
Dindar olmak tapınaklarda ibadetle bitmez. Hayata da ibadet etmeli.Şükran ve saygı duymalı.
Herkes başka bir dünyada daha rahat edeceği endişesiyle ibadet ediyor oysa dünya denilen yer bir cennet.

Sen bu yaşadığın cennete ihanet edersen, öbür dünya seni nasıl kabul edecek ? "
-Uğur Yücel-

İzleyenler, izleyecek olanlar, izlemek isteyenler, göç hikayesi ailesinde olanlar her birinizin yorumlarını merakla bekliyorum. Haydi yazın, paylaşalım.
Sevgiyle...

Ev Kiralamak Ne Zormuş!

YAZAR : Salı, Aralık 12, 2017
Bir arkadaşım yakın bir tarihte maalesef şehir değiştirmek zorunda ve taa Konya'ya gidecek. Taa Konya dedim, aslında Ankara'ya pek uzak değil ama olsun yine de bir Ankara'daki gibi olmayacak. İstediğimiz zaman haydi hop diye buluşmalarımız olamayacak, o müsait mi?, ben müsait miyim? konuşmaları geçecek aramızda. Kim bilir belki görüşmelerimiz azaldıkça birbirimizin hayatlarından da çıkıveririz. Eyvah eyvah, üzerine daha fazla düşünmeyeyim en iyisi, moralimi bozmaktan başka bir işe yaramıyor.

Dediğim gibi Konya'ya gidiyor ve orada hiçbir akrabası yok. Bu nedenle bir süredir oturduk internetten ev bakıyoruz. Ne çok küçük olmalı / ne de çok büyük, iş yerine uygun mesafede bulunmalı, mahallenin yapısı elbette ki çok önemli, mahallenin ardından ise site ya da apartmanın güvenliğini göz önünde bulundurmalıyız. Çok eski bir ev olmasın istiyor çünkü bilirsiniz, eski ev demek bir sürü arıza - sorun demek. Daha çok yeni yapıları tercih ediyoruz bu yüzden araştırma yaparken. 

Gönül ister ki para çok olsun, çok detaylı araştırmaya da gerek kalmasın çünkü her mecrada olduğu gibi emlak konusunda da çok paran varsa hayallerinin evine şıp diye kavuşabiliyorsun. Eh bizde de çok para yok, ince eleyip sık dokuyoruz. Tüm bu araştırma sürecinde karşımıza Zingat.com çıktı. Diğer sitelerde görmediğimiz birçok evi de bu siteden gördük ve evi de bu site aracılığıyla tuttuk. Üzerimizden nasıl bir yük kalktığını bilmem söylememe gerek var mı? Eminim bu hissi birçoğunuz çok kereler tatmışsınızdır. 
Dilerim arayan herkes evini kolayca bulur, ödemelerini kolayca yapabilir ve hayatını dilediği gibi yaşayabilir. Son yıllarda hayat daha da zor yine de hayallerinize bir şekilde kavuşabilmeniz dileklerimle. Sizlerin de benzeri ev arama maceralarınız var mı? Varsa burada bizlerle paylaşsanız ve herkes okusa, ona göre hareket etse ne güzel olur. Haydi yorumlarınızı ve hikayelerinizi merakla bekliyorum.
Kocaman sevgiler :)

Aile Arasında

YAZAR : Pazar, Aralık 10, 2017
Kaliteli komedi filmi sayısının bir elin parmaklarını geçmediği ülkemizde listeye bomba gibi bir Türk filmi girdi; Aile Arasında. Gülse Birsel muhteşem senaryosu ve birbirinden başarılı oyuncuların parıldayan oyunculuklarıyla; Aile Arasında baştan sona izleyici güldüren, güldürürken kalitesinden ödün vermeyen, her şeyin dozunda olduğu ve kesinlikle çok eğlendiren bir film olmuş. 

Fikret'in 21 yıllık evliliği, Solmaz'ın ise yine 21 yıllık, bir gün evleniriz kesin diye beklediği birlikteliği aynı dönemlerde son bulur. Fikret boşanmak isteyen karısıyla ayrılmak istemez ve tam bir şaşkın koca olarak bir avukatla görüşmeye gider. Solmaz ise kızının babası Neco'nun kendisini terketmesine çok kızgındır ve yeni aşklara yelken açmaya kararlıdır. Bu muhteşem ikili birbirlerini bambaşka insanlar sanarak buluşurlar ve masada çıkan büyük kavganın sonrasında kapı komşusu olurlar.

Karakterinde onlarca ilginç huy barındıran Fikret, Solmaz ve arkadaşlarının hayatına uyum sağlamakta oldukça zorlanır başta ve birdenbire kendisini bir kız isteme töreninde, istenen kızın babası rolünde bulur. Bir anda, rol icabı da olsa, hayatı değişir. Bu değişim hayata bakışının da kökünden değişmesini sağlayacaktır. Solmaz ve Fikret'in hayatlarını böylesi arapsaçına çeviren ise Zeynep ve Emirhan'ın engel tanımayan aşklarıdır.

Emirhan, çok zengin bir ailenin oğludur. Zeynep'e delicesine aşıktır ve bir an önce ailesiyle tanışmak istemektedir. Zeynep ise babası ve annesinden ona hiç bahsetmemiştir. Bu nedenle Emirhan internette küçük çaplı bir araştırma yapar ve Zeynep'in babasının mesleğini "yanlış da olsa" öğrenir. Bu noktada hikayeye bodoslama giren Fikret mükemmel bir aile babası olmak zorundadır.

Çünkü karşısında Adana'nın zengin ailelerinden biri bulunmaktadır. Aile arasında olacağı düşünülen tüm merasimler kısmı şatafat ve ihtişamın paçalardan aktığı bir gösterişe döner ve eğlence, heyecan, şenlik, tempo film boyunca hiç bitmez. 

Benzerlerinin çokça çekilmesini dilediğim Aile Arasında gibi bir komedi filmi ülkemize yakışan kalitede, bunu mutlaka eklemeliyim. Gözümden yaşlar gelene dek güldüğüm filmi herkese ama herkese tavsiye ediyorum. İzlemeden ölmeyin ;)
Film hakkındaki yorumlarınızı merakla bekliyorum. Haydi yazın konuşalım. Sevgiler...

Bir Kedinin Sayıklamaları - Murat Söker

YAZAR : Salı, Aralık 05, 2017
Henüz burada paylaşmamış olsam da yaklaşık iki aydır evde bizimle birlikte bir de kedi yaşıyor artık. Başta zorlansak ve Hera ile nasıl anlaşacak, anlaşabilecek mi diye endişelerimiz olsa da şimdi her şey yolunda. Onun da gelişiyle evdeki dişi sayısı üçe çıktı ve adı da Salvador Dali'nin eşinden esinlenerek Gala oldu. İşte Gala ile anlaşmaya çalıştığımız günler sırasında elimde Murat Söker'in yazdığı Bir Kedinin Sayıklamaları vardı.

Kitap boyunca kedi Hermes ile birbirinden farklı mekanlarda, birbirinden farklı insanlarla, bambaşka olaylara şahit olacak ve her şeye onun gözünden bakacaksınız. Kimi zaman onun yorumlarına katılırken kimi zamansa yok canım diye kabul etmeyeceksiniz söylediklerini. Bir Kedinin Sayıklamaları'nı okurken kediler hakkında birçok bilgiye de sahip olacaksınız. Kedilerin detaylıca incelenerek yazıldığını düşündüğüm kitabı okurken ben de Gala'yı inceleme fırsatı buldum ve kimi zaman okuduklarımla eş zamanlı şeyler yaşadım. 

Kedi sahiplerinin daha da bir keyifle okuyacaklarını düşündüğüm Bir Kedinin Sayıklamaları benim için okunası kitaplardan oldu. Sizler de hayata, insanlara, olaylara bir kedinin gözünden bakmak istemez misiniz? Haydi o zaman hemen kitapçılara.
Keyifli okumalar
Sevgiyle...

Kasko Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

YAZAR : Pazartesi, Kasım 20, 2017
Ülkemiz genel itibariyle bu tür tedbirlerin alınmadığı ve iş işten geçtikten sonra da çokça "ah,vah,tüh" nidalarının kullanıldığı bir yer. Eminim ki işlek bir caddede, geçen her arabayı durdurup sorsak "Kaskonuz var mı?" diye hayır çoğunlukta çıkacaktır. Ama ben bir cadde yerine siz okuyucularıma sormak istiyorum ve her birinizin cevabının evet olmasını ümit ediyorum. 

Kasko neden yaptırılmalı?, Kaskonun önemi nedir? gibi soruları kendimce cevaplamaya çalışırken aslında kaskonun tam anlamıyla ne demek olduğunu bilmediğimi farkettim ve geçtim bilgisayarın başına. Aradım, taradım, araştırdım derken Generali internet sitesinden bu konu ile ilgili merak ettiğim şeylere rastladım. Kasko ile ilgili sizlerin de aklında soru işaretleri varsa siz de benim gibi bir araştırın bence. Yok ben çok üşengecim kim araştıracak şimdi onu diyenleriniz içinse ben kısaca bilgi vereyim.

Kasko Neden Yaptırılmalı?

Çünkü dünya bu bizim başımıza her şey gelebileceği gibi aracımızın da başına her şey gelebilir. Hareket halinde ya da park halindeyken meydana gelebilecek kazalarda, yangın - çalınma gibi durumlarda, sel - deprem gibi doğal afetlerde, belki de en çaresiz hissettiğimiz anlarda kaskomuz ile aracımızı ya da bedelini kurtarma şansına sahip olabiliriz. Son yıllarda ülkemizde çığ gibi büyüyen suç oranı ve iklimlerin karman çorman bir hale gelmesiyle kasko bence bir tercihten öte her birimiz için birer zorunluluk. Sanıyorum bu soruyu yanıtlarken kaskonun önemi nedir? sorusuna da çok net yanıtlar verebildim. Aracınız varsa ve kasko yaptırmadıysanız, erteliyorsanız ya da hiç gerek duymuyorsanız dilerim sonrasında pişmanlık yaşamazsınız. 

Nasıl? Konuya biraz açıklık getirebildim sanıyorum. Umarım kasko taraftarı olmayanları da bu yola sevkedebilmişimdir. Ya da kasko ile ilgili detaylı bilgi için siz de internette kendi araştırmanızı yapabilirsiniz. 

Sizlerin de bu konu hakkındaki fikirlerini duymak için can atıyorum. Haydi yazın konuşalım.
Sevgiyle.

Blogger tarafından desteklenmektedir.