Pazar, Mart 01, 2015

Cennetten Bir Köşe, Kaleköy - Simena

Baharın ilk gününü karşılağımız bu günde size dinlenmek, sessizliğin tadını çıkarmak, huzuru bulmak isteyenler için Kaleköy - Simena'dan bahsetmek istedim. Cennetten bir köşe olarak tabir edebileceğim Kaleköy, Antalya'da Kaş ile Finike arasında yer alıyor. Antik bir Likya kenti olan Kaleköy'e ulaşımı ise karayoluyla Üçağız köyüne gidip sonrasına ise tekneyle devam ediyorsunuz. Evet, doğru anladınız Kaleköy'de araba yok :) 

Sabahları ekmeklerin, gazetelerin ve diğer siparişlerin tekneyle geldiği, çocukların gözlerinin asfalt yolda araba beklemekte değil de denizde tekne beklemek olduğu, kalktığınızda gördüğünüz manzaranın adalar, uykuda bir deniz ve birbirinden güzel yatların olduğu bir yer hayal edin. Kaleköy'de kaldığınız birkaç günün ardından neredeyse herkesle selamlaşabileceğiniz, devamlı bir turist sirkülasyonun olduğu bu köy tekrar, tekrar ve tekrar gidilesi bir yer.
Biz tamamen tesadüf eseri bulduk Kaleköy'ü. Kurban bayramı için tatil programı yapıyorduk. Olacağımız bölge Antalya ve çevresi olacaktı ve başladık araştırmaya. Hepimizin tatil öncesi inceleyip durduğu rezervasyon sitelerinden birindeyken Kaleköy'ün fotoğrafını görüp aşık olmuş ve hemen rezervasyon yaptırmıştım. Oraya arabayla gidemeyeceğimizi bile sonrasında fark ettim. Öncesinde etsem "Acaba?" sorusu gelebilirdi aklıma ama iyi ki görmemişim.
Orada geçirdiğimiz zaman öylesine huurlu ve dinlendiriciydi ki 2 günlük rezervasyonumuzu 3 e çıkarttık. Tabii son gün farklı butik otellere dağılmak zorunda kalmıştık :) Bizimki çok büyük bir şanstı ama siz siz olun asla rezervasyonsuz gitmeyin Kaleköy'e. Dediğim gibi çokça rağbet gören bir yer.
Arabanızı Üçağız'a park ettikten sonra rezervasyonunuzu yaptığınız oteli arayıp sizi almalarını istiyorsunuz ve macera başlıyor. Bavullarınızla tekneye atlayıp denizde yavaş yavaş yol alıyorsunuz. Bir süre sonra sol tarafınızda kendini göstermeye başlıyor Kaleköy. İşte o an "Buradan hiç gitmesek keşke." diye geçiriyorsunuz içinizden ve inanın orada kaldığınız her an bu his devam ediyor. 
Manzaranız sabah ayrı akşam ayrı bir güzel oluyor. Şezlongunuzda uzanırken gezi teknelerine el sallıyor, sessizlik içerisinde kitabınıza kapılıp gidiyor, paletleri ve gözlüğü takıp denizin hemen altındaki rengarenk canlılarla birlikte yüzüyorsunuz. Giderken yanınızda mutlaka bulunması gereken ise bence deniz ayakkabıları. Sonrasında derinleşse de girdiğiniz bölümde oldukça can acıtıcı kayalar bulunuyor.
Onun dışında kitabınızı, derginizi alın, güneş kreminizi sürün ve bırakın gün bildiği gibi akıp gitsin.
Hep doğadan bahsetmeyelim azıcık da yemekler olsun konumuz. Biz 30 senedir Karadeniz'de yaşayan bir aile olarak orada yediğimiz kadar lezzetli balık yemedik itiraf ediyorum :) Size ne tavsiye ediyorlarsa mutlaka ondan yiyin. Acaba güzel midir diye bir düşünce gelmesin aklınıza. Mutlaka ama mutlaka tadı damağınızda kalacak. Ben halen balık şiş ve Grida balığının tadını unutamıyorum mesela ;) Balık şiş mi olurmuş demeyin sakın inanın et şişten de tavuk şişten de daha beğenerek yiyeceksiniz.
Bir diğer tavsiye edebileceğim şey de birbirinden leziz dondurmalarından yemeniz. Gerçek meyvelerden yapılan dondurmalarını çok beğenecek ve çeşit çokluğu karşısında şaşkınlığa uğrayacaksınız. 
İşte böyle her şeyiyle size kendisini aşık ettirebilecek bir yer Kaleköy - Simena. Tatil programlarınızı yaparken mutlaka seçenekleriniz içerisinde bulundurun. Gittiğinize asla ama asla pişman olmayacaksınız. Herkese keyifli tatiller :) 


10 yorum:

  1. Arabasıyla gitmek isteyenlere ufak bi plan çizeyim diyecektim de yol üstünde de gidilecek çok yer var ya, yol üstünde Saklıkent'e, Patara'ya, Xanthos'a, Kalkan'a, Kaputaş Plajı'na;Kaş'a uğramadan geçmeyin diyemiyorum o yüzden :) Oraya kadar gitmişken en azından Demre'de Myra'yı da görsünler ama gelecekler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de :) Gelecekler demişsin orada mı yaşıyorsun yoksa? Eğer öyleyse tam şu an çok kıskandım seni ;)

      Sil
  2. beni yıllar öncesine götürdün,iki kız arkadaş,sırt çantaları ile fethiye'den başlamış,alanya'da bitirmiştik, o zaman görme fırsatı bulmuştum:))
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa nostalji yaptırdım size desenize :) Sevgiler benden

      Sil
  3. turkıyenın her kosesını anlatsanız değer anlatılmaya ovumeye cennet bır ulkedeyız cok sukur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki ülkemin her yeri cennet ama burasının tadı bir başka ;)

      Sil
  4. İçim gitti valla yazını okurken.Normalde kış mevsimini sevmeme rağmen nedense bu kış yaz gelsin demeye başladım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı şeyleri sayıkladığımdan yazmanın tam zamanı diye düşünmüştüm ;) İyi yapmışım di mi? :)

      Sil
  5. Merhaba, blogunuzu çok beğendim ve takibe aldım banada bekliyorum sevgiler. http://feracelihanimkiz.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Tabii hemen geliyorum.

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI