22 Blogger 1 Hikaye Bölüm 8: Avcılar



Etrafı tanımaya çalışsa da nerede olduğuna dair en ufak bir fikri olmayan Velius üzerinde hiç de ona ait görünmeyen kıyafetleri fark edip bir an önce onlardan kurtulmak istedi. Bir süre nerede olduğunu anlamaya çalışarak sokaklarda koşup durdu. Geceleri yapması gerekenin ne olduğunu çok iyi biliyordu ama bu boşluk ve neler olduğunu bilememe hissi öfkesini daha da katlıyordu.


Dakikalar süren aramaların sonunda ona tanıdık gelen bir yer sayesinde onu yıllar önce aralarına alan Avcıların bulunduğu yere çok da uzak olmadığını fark etti. Hatırladığı en son şey üç kişilik bir grupla Skygge avına çıktıklarıydı ama şu an ne genzindeki geçmek bilmeyen deniz suyu tadını ne de üzerindeki cicili bicili kıyafetleri açıklayabiliyordu. "Ahhh! Neyse ne." diyerek içeri girdi ve içlerinden hiç kimsenin ona tek bir laf etmesine bile izin vermemek için her birinin gözlerinin içine bakarak geçti önlerinden. Arkasında oluşan fısıltıları duymazdan gelerek odasına gitti.

Üzerindeki o iğrenç şeylerden kurtulur kurtulmaz yeniden doğduğunu hissetti. Bu şeyleri ona kimin, nasıl giydirdiğine dair tek bir fikri bile yoktu ama onu bulduğunda hesabını vereceğine emindi. Tam üzerini giyinmiş ve silahlarını eline almışken kapı inanılmaz bir gürültüyle açıldı.

"Hey Vel, sence de birdenbire ortadan kaybolmalarının sayısı artık çok artmaya başlamadı mı?"
"Şimdi burada olduğuma göre artık işimizi yapabiliriz değil mi? İşi bana sen mi söylersin yoksa gidip Chet'ten mi öğrenmeliyim?"
"Chet'e gitsen iyi olur Vel çünkü bu durumdan hoşnut olduğunu hiç sanmıyorum."


Bu yeni yetme hangi cesaretle onunla böyle konuşabilirdi ki? Onu hızla kenara itip doğru Chet'in yanına gitti. Eğer bir şeyden rahatsızsa bunu gelip kendisi söylemesi gerekirdi. Bu terk edilmiş fabrikanın içinde Chet tabii ki ne en üst katta ne de en alt katta kalıyordu. Binanın tam ortası, dışarıdan gelecek tehlikelere karşı en korunaklı bölgeydi onun için. Doğrudan gidilecek yolların her biri de kapatılmış olduğundan Vel karanlık, küf kokulu koridorlar boyunca ilerlemek zorunda kaldı. Yol boyunca gözcü avcıların önünden geçmek ve yine benzer fısıltıları işitmek hiç hoşuna gitmiyor olsa da içlerinde mutlaka uymaları gereken tek kural vardı. Bir avcı diğer avcıya asla zarar vermeyecekti.

"Hey Chet, beni özlediğini duydum ama bunu gelip kendin söylesen daha mutlu olurdum."
"Ahh Vel, Vel, Vel, ... En iyi avcılarımdan biri olmasan bu odaya adımını bile atamazdın. Ahh tabii bir de şu güzelliğin! Buraya geldiğin her an ağzımın sularının aktığını biliyorsun değil mi?"
"Chet, zırvalamayı bırak ve bu gece ne yapılacak bana onu söyle."
"Ahh tatlım, büyük an geldi. Bu gece büyük plan devreye giriyor. Bu gece dünyadaki tüm hatıraların toplanacağı gece. Yarın hiç kimse ama hiç kimse hiçbir şey hatırlamayacak."

Vel, bu anın eninde sonunda geleceğini biliyordu ama onun için Skygge avlamak her zaman çok daha eğlenceli olmuştu. Yine de avcılardan başka herkesin hafızasını yitirdiği bir dünya daha da eğlenceli olabilirdi.

----------

Vee büyük bir heyecanla beklediğim sıram geldi ve bölümü elimden geldiğince iyi yazmaya çalıştım. Aslında öyle güzel bir pas aldım ki ilk bölümlerle birleştirme fırsatını da yakalamış oldum. Kitap Cumhuriyetim'e kocaman teşekkürler ve bakalım sonraki şanslımız kim ;)


Kestane Fiyonk sonraki yazarımız oldu :) Her birimizin ellerine sağlık ;)

38 yorum:

  1. Çok güzel olmuş:) Tebrikler

    YanıtlayınSil
  2. merhaba blog keşfinden geliyorum takibe aldım blogumada beklerim sevgiler :)
    http://oradanburadandidodan.blogspot.com.tr/

    YanıtlayınSil
  3. Çok beğendim:) Blogunuzu takibe aldım bende bloguma beklerim:) sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz :) Ben sizi zaten takip ediyorum. Sinem Demirdöven olarak ;)

      Sil
  4. Heyecan git gide artıyor :)) Vel'i bize çok gerçekçi aktarmışsın, diyaloglar ayrı güzeldi. Kritik bir noktada bırakmışsın, devamını Kestane Fiyonk'tan merakla bekliyorum :))
    Not: Fotoğrafında, bir arkadaşıma o kadar benziyorsun ki acaba o mu diye düşündüm :D
    Not2: Hikaye tanışmamıza vesile oldu, yeni dostlar bulmak hikayeyi daha anlamlı hale getiriyor :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Bende heyecanla bekliyorum bakalım ne tarafa gidecek bu kez. Son günlerde beni başkalarına benzeten çok insanla karşılaştım. Bir hayır var bu işte diyorum artık ;)
      Kesinlikle :) Ben de bir blog tanıtımında bulup gelmiştim bloğuna. Tasarımına bayılmıştım, paylaşımların da ayrı güzel zaten. O halde hoş geldin diyeyim :)

      Sil
  5. Sende hızlısın Her şeyden konuşmalı! kalemine sağlık ;)

    YanıtlayınSil
  6. Simdi hikaye başka boyuta geçmiş. Olayın içine başka kişiler eklenmiş. Bu tarzı çok seviyorum. Bütün karakterler sonra ayni noktada birles iyor. Elinize saglik

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) Tekrar hareketlenelim dedim. Beğenmenize sevindim.

      Sil
  7. Elini sağlık Her Şeyden Konuşmalı :)

    YanıtlayınSil
  8. Her Blogger kendi tarzına göre yazıyor ya her bölüm ayrı bir heyecanli. Eline sağlık çok güzel olmuş. Yeni karakterler katmissin

    YanıtlayınSil
  9. Bakalım bakalım daha neler olacak. Güzel yazmış ve yorumlamışsın ayrıca çok hızlı yazmışsın. Hızınıza yetişemiyorum. Gözün Aydın Her Şeyden Konuşmalı, kalemine ve yüreğine sağlık :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Arayı açmadan, önceki bölümün heyecanı bitmeden devam edeyim dedim. Beğenmene sevindim.

      Sil
  10. Ooo kötülük işbaşında! Hikayeyi kritik bir noktaya taşımışsınız. Bize artık bir kahraman lazım :)
    Kaleminize sağlık, keyifle okudum. Kitap Cumhuriyeti hakikaten güzel bir pas vermiş size. Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Alt kişiliklerden birinin babanın yaptığı kötülüklerden etkilenmiş olması gerektiğini düşündüm. Böylece ortaya çıktı bu bölüm. Sevgiler benden.

      Sil
  11. Bu bölümde çok çok farklı tamamen başka insanlar başka bir ortam. Cok güzel olmuş. Şaşırıyorum her defasında hepinizin hayalgücüne :)))
    Tebrikler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkür ederim. Beğenilmesine öyle seviniyorum ki anlatamam. Farklı kişilikler gün yüzüne çıkıyor yavaş yavaş.

      Sil
  12. Cok guzel olmus kalemine saglik. Hikaye cokcbaska boyurlara tasiniyo. Hic hayal etmedigim yerlere geldik. Cidden cok korkuyorum benden böyle seyler çıkmaz diye.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç korkma sıra sana geldiğinde sihirli bir el dokunmuş gibi yazacaksın. Bende öyle oldu ;)

      Sil
  13. Çok güzel olmuş ellerine sağlık :)

    YanıtlayınSil
  14. Vel karakterini harika anlatmış ve yansıtmışsın! Özellikle başa koyduğun fotoğraf da güzel seçilmiş!
    Senin bölümünü merakla bekliyordum :) İmla hatası görmemek daha da keyifle okuttu..
    Eline sağlık!
    Büyük gün demek? Bakalım nereye gidecek?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Elimden geldiğince kişiliklerden birini ortaya çıkartmaya çalıştım. Bakalım :)

      Sil
    2. Kesinlikle başarılısın! Hele fotoğraf cuk olmuş :)
      Ah Kağıt Salıncak nerde yazsın o da :D

      Sil
    3. Yazdım Dağınık, 10. bölüm de benden çıktı gitti :D

      Sil
  15. eee...sonra ne oldu peki :) Kestane Fiyonk :)
    kaleminize sağlık Herseyden Konuşmalı... yine hızlı güzel bir bölüm ile karşılaştık..
    dımdımdımdımdımmmm...heyecan dorukta :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Çok teşekkürler, evet hızlı ve heyecanlı olsun istemiştim. Bende de öyle.

      Sil
  16. vay canına yine başka heyecanlarla okunan bir bölüm olmuş, kutlarım , emeğinize , yüreğinize sağlık...

    YanıtlayınSil
  17. vay ellerine sağlık yine fantastik hikayeye dönmüş ne yalan söyleyeyim kalbimdeki bu tarz bir hikayeydi ama bakalım daha sonra neler olacak :) Merakla okudum ve diğer bölümleri de merakla okuyacağım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Oldukça iyi ilerliyor. Hayranlıkla takip ediyorum her bölümü.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.