hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kurtlarla Koşan Kadınlar'ı Konuşmaya Devam

YAZAR : Salı, Mayıs 17, 2016
Kurtlarla Koşan Kadınlar serüvenimiz başladığı hızla devam ediyor. Bölüm bölüm konuşmaya karar verdiğimiz kitabımızın ilk bölümü için buluştuk ve çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Neler konuşulmadı ki bu sohbette. Adı üstünde konu kadınlar olunca kendi hayatlarımıza dönüverdik. Nasıl dönüştürüldüğümüzden, nasıl bastırıldığımızdan söz ettik. İçimizdeki vahşi kurdu çıkarmak üzere bir daha ki sefere ateş başında toplanalım dedik ;)

Kör Baykuş - Sadık Hidayet

YAZAR : Pazartesi, Mart 07, 2016

Sadık Hidayet'ten Kör Baykuş, bizleri en karanlık düşüncelerimize, ikilemlerimize, içimizdeki karanlık bize götürüyor. Kimi zaman aklımızdan geçirdiğimiz ama kendimize gelip silkindiğimizde adeta uyandığımız ve düşündüklerimize şaşırdığımız o anlar vardır ya Sadık Hidayet o anlarımızı anlatıyor. 

Bakalım Bilecek Misiniz?

YAZAR : Perşembe, Ocak 15, 2015
Bugünkü yazıda resim yok maalesef ama güzel bir hikaye var ve size düşen de bu hikayenin hangi coğrafi bölgemizde geçtiğini bulmak. Bakalım bulabilecek misiniz?

Düşünün ki bir iş yeriniz var ve iş yerinize ait tabela çıkan fırtına dolayısıyla düşüp birilerini yaralama riski taşıyor. Bu durumda ne yaparsınız? Tabii ki bir tabelacı çağırıp riski ortadan kaldırırsınız. Haydi o halde çağırın o tabelacıyı ve hikaye başlasın :)

Tabelacı bir bacağını camdan dışarı atmak suretiyle işini yapmaya başlar. Çalışanlarınızdan birini de aşağıya gönderirsiniz ki iş esnasında aşağıdan biri geçmesin, bir kaza olmasın. Siz de bir yandan işinizle ilgilenmeye başlarsınız. Derken,

-Abi! Aman diyim atlama! Hayat her şeye rağmen güzel. Neyse sorun çözeriz. diye bağırışlar duyup pencereye çıkarsınız. Siz pencereye çıktığınız esnada yakından bir ses;

-Hayır! Bıktım bu hayattan atlamak istiyorum. Kimse beni vazgeçirmeye çalışmasın. diye karşılık verir.

Siz bir aşağıya bir de yakındaki sese bakar ve şok olup kalırsınız. Çünkü aşağıdan bağıran insanları uyarsın diye gönderdiğiniz çalışanınız ve diğer esnafken yukarıdaki ses ise tabelacının ta kendisidir.

Aşağıdaki kalabalık artarken, "Atlamaaa!", "Atlicaaaam!" bağırışmaları da sürmektedir.

Bir tabelayı sağlamlaştırma işini sizce kimler bu kadar absürt bir olay haline getirebilir? İşin sonunda iyi ki biri polise itfaiyeye haber vermedi diye şükrettiğinizi de unutmayın lütfen ;)
Blogger tarafından desteklenmektedir.