Salı, Eylül 09, 2014

Çatıdaki Çiçekler - Flowers in the Attic

Yıllar yıllar evvel kardeşim sayesinde V.C. Andrews'un Çatı serisini okuduğumda bu çocukların annesine lanet yağdırmıştım. Şimdi de filmiyle karşıma çıktıklarında izlemeden yapamazdım. Bence sizler de hemen izlemelisiniz. Televizyon filmi olarak çekilen Çatıdaki Çiçekler birbirinden güzel, adeta birer porselen bebek güzelliğinde 4 çocuğun hayatından bir kesit sunuyor bizlere. Öyle bir kesit ki böyle bir şey olamaz diyeceksiniz.

Cathy, Christopher, Carrie ve Cory hayatlarında her şeyin mükemmel olduğunu düşündükleri bir anda babaları beklenmedik bir şekilde ölür. Bu ölüm onların aslında bir yalanın içinde yaşadıklarını da öğrendikleri an olacaktır. Hiç bilmedikleri bir büyükbabaları ve anneanneleri olduğunu öğrenirler. Hem de en zengininden.
Ne var ki anneleri yıllar önce annesi ve babasının asla izin vermediği bir şey yapmış ve evlatlıktan reddedilmiştir. Böylesine ağır bir cezaya çarptırılmasının nedeni babasının üvey kardeşine aşık olup onunla evlenmektir. Güzelliğinden başka hiçbir özelliği olmayan Corrine annesinin de özel nefretine sahiptir çünkü annesi kocasını kızından kıskanmaktadır.
Böylesine sapıkça düşüncelerle ilk kez tanışan çocuklar ise bu kocaman eve geldiklerinde kimsenin varlıklarından haberdar olamayacağı şekilde tavan arasına kilitlenirler. Anneanneleri sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 kez onlara yemeklerini götürür. Anneleri ise babasının kendisini affettiği an onları da büyükbabalarıyla tanıştıracağını ve büyük mutlu bir aile olacakları hikayesini anlatır durur. Başta bu yalanlara inanan çocuklar gün geçtikçe annelerinin yanlarına daha az gelmesi ve geldiğinde de onları hediyelerle kandırması üzerine artık ondan ümitlerini yitirmeye başlarlar.
Günün birinde tam 2 senedir tavan arasındaki bu yerde yaşadıklarını fark ederler. Geçen 2 senede anneleri başka bir adamla evlenmiş,başka bir eve taşınmış hatta sır gibi saklandıkları büyükbabaları bile ölmüştür. Kardeşlerin küçük olanları ihtiyaçları olan güneşi göremediklerinden büyüyemez hasta olurlar. Sonunda ise Cory ölür. Ölüm nedeni ise onlardan kurtulmaya çalışan anneleridir.
Bir anne böylesine acımasız olabilir mi? Bir anne rahat yaşam uğruna çocuklarına sırtını dönebilir mi? Bir anne onlardan kurtulabilmek için onları öldürmeye çalışabilir mi? gibi sorularla baş başa kalacağınız Çatıdaki Çiçekler izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız bir film. Keyifli seyirler dilerim :)

4 yorum:

  1. Ya Sinemm, çocuktum okuduğumda. Psikolojimi bozdu bu kitap. Hele ki, aradan kaç yıl geçmesine rağmen ara ara aklıma gelip kimindi o kitap, adı neydi diye düşünmekten de alıkoyamadım kendimi. Hala anahtarı nasıl çoğalltıklarını ve arsenikle günden güne öldürülmelerini düşünür üzülürüm. Ben bu filmi hiç izlemeyeyim, bilinçaltım 15 yıldır bu kitapla savaşıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok etkilenmiştim ve ben de çocuktum gerçekten. Anahtarı nasıl çoğalttıklarını filmde çok net şekilde gösteriyorlar :) Gerçekten insanı etkiliyor yaşananlar. Sen bilirsin ama başka seçenek bulamazsan aklında olsun.

      Sil
  2. Gerçekten bir hayli değişik bir film merak ettim galiba hemen izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim :) İzledikten sonra da yorumlarını bekliyorum.

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI