Salı, Mart 22, 2016

Düşlerin Terzisi - The Dressmaker

Tilly Dunnage daha küçücük bir çocukken uzaklaştırıldığı kasabasına ve ailesine aklında kocaman bir soru işaretiyle geri döner. Annesiyle karşılaştığında ona soracağı ilk soru "Ben katil miyim?" olur. "Eğer öyleysem, neden hatırlamıyorum?"

Artık istenmediği kasabasında onu en çok etkileyen annesinin de ona bir yabancıymış gibi davranması olur ama Tilly her birini üstün terzilik yetenekleriyle dize getirecektir. İlk hedefi kasaba bakkalının kızı Gertrude olur. Gertrude'u öyle bir hale sokar ki kasabanın kadınları ellerinde kumaşlarıyla Tilly'nin evinin önünde kuyruk olurlar. Kadınlar ancak filmlerde görebilecekleri görünümlere kavuşurlarken Tilly de hatırlayamadığı ana dair ipuçlarının peşine düşer.

Bu sevimsiz ve çirkin kasabanın kadınları dışarıdan farklı insanlara benzeseler de içlerindeki sevgisizlik ve çıkarcı davranışları yeniden gün yüzüne çıkmakta hiç de gecikmeyecektir. Bu zor anlarda Tilly'e destek olan kişiler ise maalesef bir elin parmaklarını geçmez.

İpuçları peşinde koşarken kendisine dair de hiç bilmediği gerçekleri öğrenen Tilly lanetlenmiş olduğuna inanmaktadır ve bu inanç ona tabii ki kötü şeyler getirecektir. Yaşadığı onca felaketin ardından tam da her şeyden vazgeçmişken onu hayata bu kez annesi döndürür. Onun sayesinde bu sevgisiz kasabadan tüm intikamını alacaktır.

Rosalie Ham'in kaleme aldığı aynı adlı kitaptan uyarlanan Düşlerin Terzisi - The Dressmaker çok keyifli bir film. İçinde yok yok diyebileceğim, çocukluk travmaları, aşk, çıkar ilişkileri, komedi ve dramın bir karma halinde sunulduğu Düşlerin Terzisi'ni izlerken en az benim kadar keyif alacağınıza eminim. Avustralya'nın çöllerindeki bir kasabada moda dergilerinden fırlamış kadınlar, arkasında sırlarla dolu bir ölüm, önünde durulamayan bir aşk ve gerçek bir anne kız ilişkisi.

Düşlerin Terzisi'ni izlemek için çok gecikmeyin. Keyifli seyirler :)


8 yorum:

  1. Çok güzel yorumlamışsın. Daha önce de gördüm filmi mutlaka izleyeceğim. :)

    YanıtlaSil
  2. Eskiden böyle miydi yoksa filmlerle daha çok ilgilendiğimden dolayı mı farkına varıyorum; Şimdilerde romanlardan film uyarlamaları sanki çok daha fazla oluyor. Okuduğum üzere The Dressmaker filmi de bunlardan birisi.
    Gertrude'nin değişimini gormustum:) Filmi de yorumunuzdan sonra daha çok merak eder oldum. Teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre öncesine dek ben de kendime aynı soruyu sormuştum sanırım filmlerle daha çok ilgilendiğimizden farkına varıyor olduğumuz ilk şık fakat devamı da var. Hollywood'da senaryo ve konu sıkıntısı çekildiği uzun zamandır söyleniyordu duymuşsunuzdur. İkinci şık bu olmalı bence. Bir de filmlerle ilgileneli beri şu da dikkatimi çekti; yeniden yapımlar da azımsanmayacak kadar çoklar :) Yorumun için teşekkürler.

      Sil
  3. Çok hoş bir filme benziyor. Konu tanıdık olsada ilerleyişi fa ekli gibi. Mutlaka izlemeliyim dedim. Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Ben bu filmi yeni izledim ve sevmek ne kelime bayıldım, üç dört kez izledim üstelik (aynı hafta içinde) abarttım yani ama sevince böyle yapıyorum...:) Çok güzel anlatmışsın. Kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar tekrar izlenebilen filmlerden ama gerçekten de. Teşekkür ederim :)

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI