Çarşamba, Mart 30, 2016

Stajyer - The Intern

Uzun zamandır seyretmekten bu kadar keyif aldığım bir film olmadı diyerek başlamak istiyorum. Sımsıcak, samimi, ve çok doğal. Piyasadaki eksiği farkedip kendi işini kuran ve bu işte tahmininden de büyük bir hızla ilerleyen ve başarıya ulaşan Jules ile artık emekli olmuş, karısını kaybetmiş ve hayatında meydana gelen boşluktan oldukça sıkılan Ben'in yollarının kesişmesiyle harika bir hikaye çıkmış ortaya.

Her birimizin yakın takipçisi olduğumuz internetten satış kanallarından birinin kurucusu olan Jules, A'dan Z'ye işin her noktasına hakim ve her detaya çok özen gösteren bir iş kadınıdır fakat işler her geçen gün öylesine yoğunlaşmaktadır ki artık hiçbir şeye yetişemez olmuştur; ailesine bile. Çok sevdiği bir kocası ve tatlı mı tatlı kızıyla örnek bir ailedirler. Muhteşem evlerini de eklemezsem olmaz ;)

Ben ise eşini kaybettikten sonra aklına gelen her şeyi yapmış ve artık önünde yapacağı hiçbir işi kalmamış, boşluktan sıkılan bir adamdır. Bir gün tesadüf eseri 65 yaş üstü stajyerler arandığına dair bir ilan bulur ve ilanda yazan talimatları hiç bilmemesine rağmen başvurmaya karar verir. İş başvurusunun video kaydıyla yapılıp youtube vb kanallara yüklenerek yapılması istenmektedir.

Çalışmayı seven ve bu konuda çok titiz olan Ben'in başvurusu kabul edilir ve kendisini Jules'a bağlı bir stajyer olarak bulur. Ne var ki Jules günlerce ondan uzak durur çünkü yardıma ihtiyacı olmadığını düşünmektedir. Ben ise bu boş günlerini tüm çalışanlarla tanışarak, onlara yardımcı olarak ve herkese kendini sevdirerek geçirmektedir. Bir gün yaptığı işle Jules'un dikkatini çeker ve o andan itibaren onun stajyeri olmaktan çok dostu, arkadaşı ve hatta en güvendiği kişi konumuna geçer.

Böylesi sıcacık hikayeleri benim gibi özleyenlerdenseniz Stajyer, The İntern'ü izlemeyi sakın çok ertelemeyin. Tekrar tekrar izlemek isteyeceksiniz.

22 yorum:

  1. Adamın düzenine hasta olmuştum filmde :)
    Ve dağınık yeni nesille ilişkisine :)
    Hoş bir filmdi gerçekten..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyiyle çok sevdim. Sarılmak geldi içimden ona :)

      Sil
  2. Gerçekten çok tatlı filmdi bence sonu dışında, sonunu pek beğenmedim açıkçası, farklı bir son olsaydı son dönemin feminist filmi olabilirdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Öyle olabilirdi evet ama herkes bir şansı hak eder bence. Sonunu da sevdim ben.

      Sil
  3. Bir kaç kere çıktı karsima bu film ama emin olamamıştım. O zaman izleyelim :)

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten çok güzel bir filmdi.Sende çok güzel yorumlamışsın ağzına sağlık ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Senin de yorumuna sağlık.

      Sil
  5. Anna Hathaway'in filmlerini genel olarak beğenerek izliyorum ama bu film Roberto Denıro üzerine çok güzel olduğu belli. Kesinlikle izleyeceğim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok seveceğine eminim. Şimdiden keyifli seyirler :)

      Sil
  6. Ben de çok beğenmiştim filmi, sıcacık bir duygu geçiyor insana izlerken :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bir süre sonra tekrar izleyebilirim :)

      Sil
  7. Önerin için teşekkürler Sinem kızım.Yazdıkların beni de meraklandırdı :)

    YanıtlaSil
  8. sinemada izlemiş ve ben de çok beğenmiştim , izlenesi güzellikte gerçekten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Değil mi? Keşke böyle filmleri daha çok çekseler.

      Sil
  9. Tv başında ender izledigim güzel filmlerden biri çok güzel tespitleriniz var ellerinize sağlık güzel yazı için ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de güzel sözleriniz için teşekkür ederim :) Sevgiler

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI