Çarşamba, Ağustos 17, 2016

Aşk Uğruna - Equals

Son zamanlarda bilim kurgu filmlerine hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama etmediyseniz tüm dikkatleri hemen şimdi çekiyorum. Aşk Uğruna - Equals filminde de izleyeceğiniz gibi gelecekteki toplumlar filmlerde bizlere hep aynı şekilde gösteriliyor. 


Tek tip giyinen, hislerden arındırılmaya çalışılan, kendilerine özel zamanları neredeyse hiç olmayan ve tabiattan tamamen uzaklaşmış toplumlar izliyorum her birinde. Biraz düşündüğünüzde aklınıza hemen benzer birkaç film geleceğine eminim. Bu durumdan çok rahatsız olduğumu belirterek geçeyim Aşk Uğruna hakkında fikirlerimi yazmaya. 

İzlediğimiz topluluk iyi ya da kötü tüm hislerinden arındırılarak ilerleyen bir topluluk. Hislerin kavgalara, şiddete, kayıplara yol açtığına inanıyorlar. Bu nedenle eğer hiçbir şey hissetmiyorsan sağlıklı bir bireysin onlar için. Maalesef aralarından bir şeyler hissetmeye başlayanlar çıkıyor. Hislerinin yoğunluğuna göre kademelere ayrılmış bu hastalar ya iyileştirilmeye çalışılıyor ya da toplumdan alınarak başkalarına bunu bulaştırması engelleniyor. Sistem bu şekilde işlerken birbirlerine ilgi duymayan erkek ve kadın cinsi nasıl ürüyor diye bir soru gelebilir akıllara. O da bir programa oturtulmuş. Üreme dönemi gelen kadınlar çağrılıp gerekli işlemler yapılıyor ve hamile kalıyorlar.

Böylesi sıkıcı ve duygusuz bir toplum dilerim dünya üzerine gelmez ama filmler aracılığıyla bu sisteme alıştırılmaya çalıştığımızı düşünüyorum. Filmde de Silas ve Mia hissetmemeleri gereken şeyler hissetmeye başlayınca hayatları yoldan çıkıyor ve gizli saklı, bir yerlerde beraber zaman geçirmeye çalışıyorlar. Böyle kontrollü toplumlarda hemen ortaya çıkan yasak işler bu ikilinin de sonu oluyor.

Aşk uğruna göze alınabilecekler sizce nelerdir? Aşkınız uğruna neler yapabilir, nelerden vaz geçebilirsiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Keyifli seyirler :)

10 yorum:

  1. Çok ilginç bir konusu var.İzlemem lazım bunu :)

    YanıtlaSil
  2. Aşk uğruna çöllere düşüp, güneşten kavrulabilirim.Ama şahsen, hiç umduğumu bulduğumu söyleyemem.Bloğumda Aşk İki Kişiliktir yazımı okur musun?Ama şart da değil canım.Ben en yakınım bu tür filmleri sevdiği ve hayat felsefesi gibi kabul ettiği için tepkili ve ileri giderek ön yargılıyım. Ama endişelendim doğrusu, bu amaçları da gerçekleşirse hiç yaşanmaz olur dünya.Emeğine sağlık.Sevgilerimle Sinem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki okurum. Ön yargılı olmak iyi bir şey değil aslında ama tabii herkesin kendine göre seçimleri var. Sevgiler :)

      Sil
  3. Çok güzel bir filme benziyor his olmadan yaşamanın mantığı ne ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir nevi robotlaştırma diyebilirim. Üzgün olduğundan, depresyonda olduğundan ya da heyecanlı olduğundan işini aksatan insanlar olmayacak her şey tıkır tıkır işleyecek. İnsancıl değil ama yönetimler lehinde bir durum yani :)

      Sil
  4. 1984 kitabından bir hissəni oxuyurdum sanki, kitabın təsiri var sanki, kitabı oxumamsınızsa oxuyun filmdən belə daha qaranlıq və dəhşət gələcək sizi gözləyir. filmi də izləyərəm ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmi mutlaka izle. 1984 ü okudum ve çok iyi yazılmış bir kitaptı. Haklısın onu çok anımsatıyor bu film.

      Sil
  5. Hikayesi her daim ilginç bir konudan oluşsa da film bana biraz tatsız geldi. Belki Kristen Stewart etkisindendir bilemedim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir :) Onu görünce ben de 2 kere düşünüyorum filmi izlesem mi diye.

      Sil

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI