Lion

Bu filmi izlerken kendimi dünyanın dengesizliğine kızarken buldum. Sonrasında her birimizin bunları seçerek geldiğini hatırlattım kendime. Ve elbette yaşamıyor olsak da karşılaştığımız, gördüğümüz, duyduğumuz her şey birer mesajdı bizim için. Lion, 5 yaşında, Hintli, küçücük bir çocuğun tren istasyonunda abisini beklerken bir trene binmesi ve orada uyuyakalmasıyla başlıyor. 

Hindistan'da ya çok zengin ya da çok fakirsinizdir ortası yok. Saroo da bu çok fakir ailelerden birinin çocuklarından bir tanesi. O da bir çocuk olan ama çalışmak zorunda olan abisiyle gittiği şehir merkezinde abisini beklerken uyuyakaldığı tren seferine başlayıp kilometrelerce uzakta, bambaşka bir şehirde duruyor. Küçük olduğundan yaşadığı yerin ismini bile tam olarak bilemeyen Saroo başlarda sokaklarda yaşamaya çalışıyor ama sokaklar çocuklar için çok tehlikeli. Sonunda evsiz çocukların bulunduğu bir yerde yaşamaya başlıyor ve yüzlerce çocuk arasındaki şanslı, o oluyor.  

Avustralyalı çift Sue ve John Brierly tarafından evlat edinilip, kendi ailesinde göremeyeceği olanaklara sahip olup başarılı bir eğitim hayatı geçiren Saroo hayatını yoluna sokarken aklında hep Hindistan'daki ailesini vardır. Ne kadar düşünüp dursa da yaşadıkları bölgenin ismini hatırlayamaz, aklında sadece bazı görüntüler dönüp durmaktadır. Bu görüntüler üzerinden yola çıkarak araştırmalara başlar. 

İşin bu kısmında çözüm elbette teknolojidedir. Aklında sürekli dönüp duran görüntüleri uydu görüntüleriyle, bölgeye ait fotoğraflarla, tren istasyonlarının bulunduğu yerlerle ve daha bir çok ortak noktayla karşılaştırmaya başlar. Ve sonunda, işini, aşkını ve onu büyüten aileyi bir kenara bırakmak pahasına her şeyden uzaklaştığı bir dönemde, aklındakilerle görüntülerdeki her şeyin uyduğu bir bölge bulur. 

Oraya varır varmaz, daha ilk adımlarında sanki yeniden, beş yaşındadır ve o sokaklarda koşturup durmaktadır. O sokaklarda yeniden yürüyebildiği anlarda tüylerinizin diken diken olmaması mümkün değil. Çok güzel ve çok iyi işlenmiş bir gerçek hayat uyarlaması olan Lion'ı izlemeyenlere ısrarla tavsiye etmekten başka çarem yok :) Keyifle, etkilenerek ve anlatmadığım daha bir çok sürprizleri izleyerek beni anın.
Yorumlarınızı merakla bekliyorum. Sevgiler...

12 yorum:

  1. Çok etkileyici bir hikayeydi... Bu film her aklıma geldiğinde Guddduuuuu diye seslenen sesi geliyor küçük Saroo'nun...

    Hayat iyiliklerle güzel diyorum bir kere daha ♥

    YanıtlayınSil
  2. Film tam benim sevdiğim türden.. Son fotoğrafta yer alan kavuşma sahnesini görmüştüm ama filmi bilmiyordum o zaman. İzleyeceğim mutlaka teşekkürler. :)

    YanıtlayınSil
  3. Yakın zamanda izlediğim ve sevdiğim hint filmlerinden..Bende blogumda paylaşmıştım burada görünce yorum yapmak istedim. Elinize sağlık..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için. Hikaye çok güzeldi, beğenmemek zor bu filmi.

      Sil
  4. Güzel bir öneri oldu kesinlikle izleyeceğim :) Afiş de hoşuma gitti benim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli seyirler dilerim :) Bence de afiş çok güzel.

      Sil
  5. yakın zamanda izlediğim ve çok beğendiğim bir film. Bir anne olarak son bölümler özellikle çok etkileyici oldu. Gerçek bir hikaye olması, abinin de ölmüş olması, annenin katmerli acısı derken epey zihnimde şükür ve analiz yaptırdı. Kavuştular ya, en güzeli ama bu arada belki en önemlisi insanlık, sevgi ve özveri adına umutları canlı tutmaya sebep lion u büyüten anne babayla hissettiğimiz umut..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Baştan sona derslerle ve umutla dolu bir film. Böyle nice filmler izleyebilelim dilerim :)

      Sil
  6. uzun süredir karşıma çıkıyordu filmin afişi şöyle dönüp bakmadım konusu neymiş diye, hata yapmışım çok güzelmiş...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de :) Aslında bir şey önümüze birkaç kere çıkıyorsa bize bir şey anlatmak istiyor demektir. Ona bir şans vermek en güzeli ;)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.