reiki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
reiki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Merhaba Canım Söğüt!

YAZAR : Salı, Temmuz 30, 2019

Nerede olduğumu bilmiyordum ilk başta. Uçuyordum sanki sonsuz bir beyazlığın içinde. Sonrasında bulutların arasında olduğumu farkettim ve ardından aralandı bulutlar. Uçuyordum. Öyle kanat çırpmak değildi benimkisi süzülüyordum sadece, yönüm aşağısıydı.

Bulutlar aralandıkça aşağıda, çok aşağıda yemyeşil bir yer dikkatimi çekti. Yaklaştıkça farkettim ki kocaman bir ağaçtı bu. Sonsuzluğa uzanan dallara sahip, o güne dek görmediğim bir yeşil tonunda ve ulu bir ağaç. Süzülerek inmeye devam ettim. Ona yaklaştıkça büyüklüğü beni daha büyük şaşkınlığa uğratıyordu. Nihayet çıplak ayaklarım yumuşacık çimlere kavuştuğunda karşımda tarifi mümkün olmayan büyüklükte bir ağaç gövdesiyle karşı karşıyaydım.

Ona doğru yürümeye başladığımda bedenimin bilincine vardım. Çimenler ayaklarımı gıdıklıyor, tenimi varla yok arası bir esinti yalayıp geçiyordu. Çıplaktım fakat çıplaklık normaldi.
Tüm bunları idrak etmeye çalışırken anlam veremediğim sesler duymaya başlamıştım. Bir telaş hissettiriyordu bu sesler bana. Yapılması gereken çok iş varken bunun için çok az zaman olduğu hissi doğuyordu içime. Merakla ilerliyordum. O kocaman gövde gittikçe daha da büyüyordu.

Önüme çıkan dalların arasından geçerken bir hareketlilik çarpıyordu gözüme. Ufak tefek birileri koşuşturup duruyordu sanki. Tüylü, ufak yaratıklar mı demeliydim? Şaşkınlıktan donup kaldığım yerdeydim. Gördüklerim yaratık değil hayvanlardı. O kocaman ağacın gövdesinin çevresini dolanan tahtadan bir masa görüyordum. Bu masanın, ağacın gövdesinde kalan tarafında onlarca küçük hayvan oturmuş bir şeyler yazıyor, konuşuyor bir iş yetiştirmeye çalışıyorlardı. Kunduzlar, sincaplar, fareler, tilkiler, kurtlar ve daha nicesi anlayabileceğim şekilde konuşuyorlardı!

Ne kadar sürdü bilmem ama uzun bir süre onları öylece izledim sonra yürümeye devam ettim. Doğa sanki renklerin farklı bir tonuna bürünmüştü ve ben fantastik bir dünyaya adım atmış gibi haldeydim. Etrafımdaki çiçeklere dokunduğumda kıkırdamalar duyuyor, uçan kuşların ardında pırıltılar görüyordum. 

Bu muhteşem dünyada gezerken uyandım ya da kim bilir belki de sadece bu kadarını hatırlıyorum. Günlerce etkisinden çıkamamış o ağaca bir isim verememiş hiçbir ağaca benzetememiştim. Sonra taşındım. Evimin tam karşısında koskocaman bir salkım söğüt var. Bu yazılar da onun manzarasına karşı yazılıyor. Onu evden ilk gördüğümde "Seninle ne sohbetler edeceğiz kim bilir?" demiştim ona. Birkaç gündür ise rüyamdaki o ağacın bu ağaç olduğunu düşünmeye başladım. Bana işareti her ne ise aldım kabul ettim.

Buraya taşınmak en büyük hayallerimden birinin gerçekleşmesi demekti. O ağaç beni çok mutlu eden fantastik bir dünyanın giriş kapısı gibiydi rüyamda ve şimdi bu ağaç bana mucizelerimi müjdeliyor gibi. O halde oldu, oldu, oldu!

Reiki'yle, Theta Healing'le ve bundan sonra yoluma çıkacak ve beni aydınlatacak, bana beni hatırlatacak her kadim bilgiyle buluşmak dileğiyle. Mucizelerim için hazırım 🤗

Bu gece daha çok yıldız var gökyüzünde ya da bana daha çoğu görünüyor.
Bu gece farklı bir kokusu var rüzgarın ve farklı hışırdıyor yaprakları o ağacın.
Bu gece farklı diğer gecelerden,
Bir haber var cebinde,
mucizelerden bir müjde...



Reiki ile İlk Tanışma

YAZAR : Perşembe, Kasım 15, 2018

Hayatımda birçok farklı şeyi hep merak ediyor olsam da her yeni adımımda da bir o kadar heyecanlanıyorum. Karakter olarak, her yeni şeye başlama anına geldiğimde içimde bir geri dönme hissi uyanır ve genelde bunu hayata geçiririm. Reiki için de aynı şeyleri hissetmiş ve kapıdan dışarıya adım atana dek kendimi vazgeçirmeye çalışmıştım. Yolda giderken de geri dönemedim neyse ki çünkü masterımın evi bana çok yakındı 😅

Daha ilk görüşte içimin aktığı bir masterım olduğu için çok şanslı olduğumu kabul etmeliyim. Onu görür görmez bütün tedirginliğim ve heyecanım geçmişti kendimi ona teslim etmiştim. Artık Reiki ile yola devam edebilirdim.

Neler yaptık neler ettik elbette detaylara çok girmeyeceğim ama sizlere neler hissettiğimden bahsedebilirim. Birçok şifa tekniği gibi Reiki de çakralarla çalışıyor ve inisiye (inisiye nedir için tık tık ) olmadan önce çakralarınızın temizlenmesi, tamamen açık olması gerekiyor.  
Eğer hayatınızda ilk defa meditasyon yapıyor ve çakralarınızla çalışıyorsanız o güne dek hiç hissetmediğiniz şeyler hissedeceğinizin, göreceğinizin ya da şanslıysanız farklı şeyler olabileceğinin garantisini verebilirim. 

Hocam üzerimde çalışmaya başladığı ilk andan itibaren sanki bedenim tüm ağırlığını yitirmişçesine hafiflemişti. Adeta uçuyordum. Başımın tepesinde birçok minik peri koşuşturuyordu sanki ve bu beni gülümsetiyordu. Nasıl bir his derseniz beyniniz gıdıklanıyormuşçasına eğlenceliydi diyebilirim ☺️

Sonra renkler geldi. Morlar, yeşiller, maviler, kırmızılar. Bir animasyon içerisinde renklerle uçuyordum sanki. Gülümsediğimi hissediyordum ve temizlendiğimi. Her şeyi başarabileceğimi, istediğim her şeyi elde edebileceğimi hissediyordum. Ve gerçekten de bu ilk adım benim değişimimin başlangıcı oldu.

İlk günkü çalışmadan çıktığımda kocaman bir heyecanla Yeliz'i arayıp gördüklerimden, hissettiklerimden ve bunun ne muhteşem bir şey olduğundan bahsediyordum. Onun da benimle heyecanlanabilmesi öyle güzeldi ki. Aslında böyle bir yola çıkarken çevrenizde sizi destekleyen insanların olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Dilerim sizler de benim kadar şanslı olursunuz.

Hocamla bu çalışmaları iki gün daha gerçekleştirdik ve sonrasında Reiki ile başbaşa kaldım. 21 gün boyunca yapmam gereken ödevler ve çalışmalarım vardı. Bu 21 günü kendim için "ruhumla tanışma" günleri olarak yorumlayabilirim. İlk defa iletişime geçmiştim onunla ve neyseki birbirimizi sevmiştik. Hala da keyifli bir iletişim sürdürüyoruz, aynı dili konuştuğumuz kesin 😉

O günden bu güne çok değiştim elbette ve birçok gelişme yaşadım. Şimdi arkadaşlarımdan, çevremden öyle güzel sözler duyuyorum ki doğru yolda olduğum ve bu konuda ilerlemem gerektiği bir kere daha onaylanmış oluyor. 

Kendimizi geliştirme yolunda sonraki adımda buluşalım diyorum. Umarım bana katılırsınız.
Sevgiyle 💜

Dünya Uyanıyor!

YAZAR : Salı, Ekim 16, 2018

Reiki gibi şifa tekniklerini merak edenlerin, ilgilenenlerin hatta uygulayanların sayısı gün geçtikçe artıyor ve inanın bu gelişimi büyük bir sevinçle izliyorum. Duymuşsunuzdur muhtemelen aydınlanma, uyanma çağı başladı. Dünya büyük bir hızla farklı bir seviyeye geçiyor ve bunda bu uygulanan şifa tekniklerinin payı çok fazla. Kimi insanlar zaten uyanmış olarak geliyorlar dünyaya kimileri ise doğarken unuttuklarını hatırlama peşindeler.

Ben de unutulanları hatırlamaya çalışanların içerisindeyim. Özümüzde evrene, evrenin işleyişine, düzene, ruha, her şeye dair tüm bilgileri bilen ama doğum esnasında tüm bunları unutmayı seçen bireyleriz. 
Ben de yapım gereği (akrep burcu olduğumdan) gizi, sırlarla dolu olanı, bilinmeyeni bilmeye uğraşan biriyim. Uzun süre içimdeki boşluğu başka şeylerle doldurmaya çalışıp dolduramayanlardanım. Kendi çapımda araştırmalarla da bir yere gelemeyince yoluma çıkan Yeliz'le ilk Reiki eğitimine gitme cesaretini kazanmış biriyim. Canım ruh ailemden en yol gösterici ruhu olarak seçmişim onu bu hayat için. İyi ki varsın bir kere daha.

Şifa tekniklerinin birçoğuyla ülkemiz yeni yeni tanışmaya başlamış olsa da çoğunun tarihi çok eski aslında. Reiki de bunlardan sadece biri. Diğerlerine göre belki bir adım daha öne geçebilmiş olmasının nedeni bir kere inisiye olduğunuzda "reiki enerjisi" ile ölene dek çalışıyor olabileceğiniz olabilir. 
Burada bir parantez açıp inisiyasyon ne demek onu açalım. 
İnisiyasyon; bireyin, spiritüel gelişimi için, 'spiritüel tesir'i alıp aktarabilen bir üstadın kontrolü altında, bir düzen, disiplin içinde ve bir metoda dayalı olarak bir yola girmesi, o kanala, intibak etmesi, uyumlanması ve o yolculuktaki eğitimi şeklinde tanımlanabilir. İnisiyasyon sözcüğünün kökeni, Latincede "bir yere girme, iştirak etme, katılma, kabul edilme, başlama" anlamındaki "initium" sözcüğüdür. (İsmail Bülbül- Reiki, İlahi Aydınlanma kitabından alıntıdır)

Yani, her teknikte uygulayıcı olabilmek için eğitmenlerden, masterlardan, üstadlardan ya da o teknikte hangi isimle adlandırılıyorlarsa onlar tarafından inisiye edilmeden o tekniği uygulayamıyoruz. Ben Reiki tekniğinde birinci ve ikinci aşama inisiyasyonunu Sibel Kökeş'ten aldım ve Ankara'da Reiki alacak olanlara kendisini tavsiye ediyorum. 

İnisiyasyonun bir diğer önemli noktası da doğru inisiyasyonu alabilmektir. Maalesef günümüzde masterlar çok büyük gruplara, kimi zaman kişilerle hiç temasta bulunmadan inisiyasyon yapmaktadır. Bu uygulamanın doğru olmadığını düşündüğümü söylemek zorundayım. İnisiye edilen kişi ile masterı hocamın tabiriyle 'gümüş bir iple bağlanır' ve artık Reiki ile ilgili her sorunda ona danışabileceksinizdir. Bu yüzden birebir eğitimi tercih ettiğimi illa bir grup çalışması olacaksa bu eğitimin de 5 kişi sınırını aşmaması gerektiğini söylemeliyim.

Bir sonraki yazıda ilk Reiki inisiyemi, neler yaşadığımı, neler gördüğümü yazayım. Böylece Reiki'ye de giriş yapmış oluruz.
Sevgiyle kalın 💜  



Hayran Olunası Evren ve Mükemmel İşleyişi

YAZAR : Salı, Haziran 06, 2017
Madotta - Nuvango tarafından yapılmış suluboya çalışması
Bugün başka şeylerden değil de biraz bizden, kendimizden bahsedelim istiyorum. Neden derseniz, son günlerde evrenin bana gönderdiği mesajları çok net alabildiğim ve sizlere de bunun muhteşemliğini, huzurunu, mucizeviliğini, ... anlatmak istediğim için diye bir cevap verebilirim ancak.

Süreç tam olarak şöyle başladı aslında; bir süredir tanıdığım bir arkadaşımın bana (kaba bir tabirle) kazığıyla! Evet, evet biliyorum insanlar bunu sık sık yapıyor artık. Ama ben etrafımda oldukça steril ve ben gibi insanlarla yaşıyordum uzun bir süredir. Ve dolayısıyla her şey harikaydı. Herkes birbirini anlıyor, doğru davranıyor ve saygı duyuyordu taa ki bu olaya kadar. 

Uzun uzun anlatmaya gerek yok ama kaba taslak, en azından ne olduğunu anlamanız için, anlatmam gerekirse; arkadaşım benim artık görüşmek istemediğim biri hakkında benimle aynı hislerde olduğunu, o kişinin kendisini de çok üzdüğünü ve bir daha onunla görüşmek istemediğini söylediği günün hemen ertesinde onunla görüştü ve görüşmekle kalmayıp canımlı cicimli postlar yayınladı! Eh bana da şok olup, çevremi daha steril hale getirmem gerektiği dersi kaldı.

Benzeri bir durumu bu sefer farklı bir ortamda başkaları yaşamış ve bana anlatmışlardı ve öğrendiğim kadarıyla bu demekti ki "Sinem, burada bir mesaj var ve sen onu almalısın!" Evet almalıydım ve sanıyorum doğru bir şekilde aldım. Sürekli bu durumdan ve o kişiden şikayet etmeyi bırakıp, uzun zamandır yapmayı bıraktığım Reiki meditasyonlarıma geri döndüm. 

Yaşadıklarıyla alt üst olan dengem yerini buldu ve bana güzel cevaplarla dönmeye başladı. Mesela bir ara yanı yakıla aradığım ve ülkemizde artık basılmayan bir yazarın kitapları önüme düşüverdi. Artık benimler :) Sabahında görüp şunun tadına bakmalıyım dediğim bir yemeği o gün bir arkadaşımın davetiyle yeme fırsatı bulabildim. Hiç görünce işte bu diyeceğim bir etek bulamadım derken ertesi gün tam da önüme çıktı. Bu minik ama güzel örnekleri sonsuza dek çoğaltabilirim ve zaten kim bilir benim farkına varamadığım daha ne mucizeler yaşıyorum.

Demem o ki; kalpten istediğiniz, dilediğiniz her ne ise olmayacağına dair içinizde hiçbir şüphe beslemiyorsanız o şey birden oluveriyor. İşte bu yüzden bir anda aklınızdan geçirdiğiniz bir arkadaşınız sizi arıyor ya da sokakta karşınıza çıkıveriyor, işte bu yüzden sabah hayalini kurduğunuz minik bir şey akşamında önünüze konuveriyor. Küçük mucizelerin olacağına tüm kalbimizle inanırken büyükleri için hep bir şüphe barındırıyoruz içimizde. O şüpheleri atalım gitsinler. Gitsinler ki küçükten büyüğe bütün mucizelerimizle buluşabilelim.

Kendinize, kalbinize ve ruhunuza inanın. İç sesiniz size her zaman doğruyu söyler, ona kulak verin. Evrendeki hayran olunası işleyiş hepimizin hayrına ilerliyor ve bizlerde bütünün hayrına olacak şekilde hareket etmeliyiz. Onun ritmine uyup, onun dilinden konuşmaya başladığımızda her şey rayına oturacak endişe etmeyin.

En sonsuz sevgilerimle...
Konu hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merakla bekliyorum :)   

Son Günlerde İnsanlık...

YAZAR : Perşembe, Eylül 10, 2015

Son günler hep acı içinde,
Son günler kan, vahşet, kavga...
Son günler bana eskileri hatırlatıyor,
Eski günler keşke hiç dönmese.
                                                            
                                                             Sinem

Hislerimi nasıl anlatmam gerektiğini hiç bilemesem de, günlerdir elim klavyeye değemese de artık birkaç bir şey paylaşmanın zamanı sanıyorum. Gördüklerim bana ailemin anlattığı eski günleri görsel olarak anlatıyor adeta ve korkuyorum. Kimsenin kimseye saygısının kalmadığı, insanlığın yok olduğu günlere adım adım gidiyoruz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.