Featured

Pazar, Ağustos 31, 2014

Şef - Chef

Fragmanını izleyip "Ben bunu izlemeliyiiimm!" dediğim bir filmle birlikteyiz. Carl Casper şık bir restoranda şef olarak çalışmaktadır ve önemli bir gurme o gece gelip onun yaptığı yemeklerden tadıp sonrasında da kritiğini yazacaktır. Carl her zamanki menünün dışında bir şeyler denemek ister fakat restoranın sahibiyle kavga edip restorandan ayrılır.

Adı Çok Uzun Bir Kitap Okudum ;)

 
Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri'nin Olağanüstü Yolculuğu gerçekten de çok olağanüstüydü. Başta gayet eğlenceli bir şekilde başlayan ama sonlara doğru bir aydınlanma yaşayan Hint Fakiri'nin hikayesi bence. Ajatashatru (nasıl okumak isterseniz öyle okuyun) tam bir Hint Fakiri ama aynı zamanda tam da bir dolandırıcı.
Önce Hindistan'daki tanıdıklarını çivili yatağa ihtiyacı olduğu hakkında kandırıp Fransa'daki İkea'ya gitmesi gerektiğini söyler ve uçak bileti parasını onlardan çıkarır. Devamındaki planı ise her çeşit ihtiyacını tek tarafı basılı sahte bir 100 Euro ile karşılamaktır. Bu sahte para görünmez bir iple Ajatashatru (yine istediğiniz gibi okuyabilirsiniz) nun serçe parmağına takılıdır ve profesyonel bir hareketle parasını geri almayı bilir.

Cumartesi, Ağustos 30, 2014

30 Ağustos Zafer Bayramı'mız Kutlu Olsun!

6000 gönüllü ile Atatürk Portresi
Görmemiş portreye girmiş bir de tutmuş her gün paylaşmış demeyin sakın :))) Vallahi günler denk geliyor ;) Eh hem de kolay bir iş değildi bu kabul edelim :) Konumuza dönecek olursak eğer bugün ( kimilerine kabul etmek zor gelse de) 30 Ağustos Zafer Bayramı! Zafer Bayramı çünkü günümüzün bölücülerini bir araya toplayabilmiş bir lider adeta bizlere armağan edilmiş ve hepsini bir araya toplamıştı. Hepsini aynı amaç uğrunda birleştirmiş ve bu devleti kurmuştu.
Bunları görmekten sıkıldın mı? Bu gerçeklere dayanamıyor musun? Onu ne karalamaya çalışsan da olmuyor mu? Eee yeter artık be kardeşim! Atatürk'ün önünde eğilmek zorundasın. O dünya çapında kabul görmüş bir dünya lideriydi. Daha çok yaşayabilse ne muhteşem şeylere imza atacaktı, daha aklında ne projeler vardı kim bilir? Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı kardeşim! Ülkemizin düşmandan kurtuluşunun zaferini kutluyoruz. Senin tüm engellemelerine, tüm ters çıkışlarına rağmen kutluyoruz! Hepimiz Atatürk'ü çocuklarımıza, çevremize anlatacağız. Her sene büyüyen bir coşkuyla tekrar tekrar kutlayacağız bu günleri. Sevmiyor musun bu onları? O halde git kendine başka bir ülke bul kardeşim! Burası Türkiye Cumhuriyeti!

Perşembe, Ağustos 28, 2014

Ölümün Kollarında - Killing Me Softly

Aşık Shakespeare'de Joseph Fiennes'e aşık olduğumu duyan Oscar Favorite bana Killing Me Softly'i önerdi. Neden önerdiğini filmi izleyince anladım. Film tam bir Joseph Fiennes resmi geçidi. +18 olduğunu şimdiden belirteyim sonra kimse söylenmesin. Ona göre izleyin. Hoş bu dönemde her 5 kadından 4'ü "Grinin Elli Tonu"nun filminin vizyona girmesini dört gözle beklerken Killing Me Softly onun yanında yunmuş yıkanmış kalıyor.

6000 Gönüllü Anıtkabir'deydik!

Anıtkabir giriş, Anıtkabirdeyiz mührü, sıra
26 Ağustos 2014 bloğunu okuduğunuz bu kızın tarih defterine en yaldızlı, en gururlu, en mutlu şekilde yazıldı :) Neden mi? Çünküüü 6000 gönüllüyle oluşturulan muhteşem Atatürk portresindeki gönüllülerden biri de bendim. Günün yorgunluğu yeni yeni vücudumdan çıksa da bu en güzel yorgunluk, güneş altında saatlerce beklerken amele yanığı olsam da bu en güzel amele yanığı benim için ;) Haydi, gün nasıl geçti? adım adım ilerleyelim. 

Pazartesi, Ağustos 25, 2014

En İyi Teklif - The Best Offer

Virgil Oldman, sanat eserlerinde bir eksper, bir sanat danışmanı ve bir antikacıdır. Tüm bunların yanı sıra çok da önemli bir açık arttırma yöneticisidir. Tüm hayatını sanat eserlerine adamış ve işini çok profesyonel bir şekilde yapmaya devam ederken bir telefon alır ve hayatının tüm temposu değişir.
Yapayalnız yaşadığı dünyasının odak noktası açık arttırmalardan topladığı kadın tablolarıdır. Tablolar, Virgil'in muhteşem evindeki gizli bir odada arzı endam etmektedirler.

ALS Nedir?

Her birimiz günlerdir yerli ya da yabancı ünlülerin başlarından aşağıya döktükleri bir kova dolusu buzlu su videoları izliyoruz. Amaç ALS hastalığına dikkat çekmek ve aynı zamanda hastalara yardımcı olmak amacıyla bağış toplamak. Çok önemli bir amaç için başlayan bu etkinlik aynı zamanda eğlenceli de ve artık her birimize meydan okunmaya başladı. Tabii bana da :)
Muhteşem videomu sizlere izletmeden önce madem bu iş ALS için yapılıyor, biraz ondan bahsedelim istiyorum.
Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak da anılan, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin yani nöronların kaybından ileri gelen bir hastalıktır. Bu hücrelerin kaybı kaslarda güçsüzlük ve erimeye yol açar. Ayrıca erken ya da geç hareketin birinci nöronu da hastalanır. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmaz.

Pazar, Ağustos 24, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #21

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

Profesyonel öğrenciyim.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Geziden önce siyasete karışmak gibi bir düşüncem yoktu. Bildiğim şeyler vardı fakat üstüne gitmiyordum zira sinmiştim. Etrafımdaki insanlar siyasi düşüncelerinden dolayı hiç hak etmedikleri işlere sahip oluyor yahut 2 üniversite bitirmiş bir insan yine siyasi fikirleri yüzünden işten çıkarılıyordu. Ve bende hayata atılmak üzere olduğum bi yaştaydım doğal olarak siyasetten uzak durmaya çalışıyordum yani açıkçası korkuyordum. Aslında siyasetle ilgilenmek isteyen biri olsaydım yine fark etmeyecekti çünkü eğitim sistemimiz direkt olarak bizi hayattan koparmak açık açık siyasetle ilgilenmemize engel olmak için düzenlenmiş sanki. Milletin kimya mühendisliği okurken öğreneceği fiziğin, bize lise birde öğretilmesinin daha doğrusu saçma salak bilgilerle beynimizin geliştiriliyor değil dolduruluyor oluşunun başka hiçbir açıklaması olamaz. Benim istediğim tek bir meslek vardı o da ailemin hobi olarak bile yapmamı istemediği tiyatro. Okulumda tiyatro kulübü olmadığından ve dershane okul ev muhteşem üçlüsünden dolayı herhangi bir tiyatro kursuna da gidemiyordum. Yapabildiğim tek şey resimdi o da derslerden arta kalan zamanda. Ara ara Şinasi Sahnesi'ne gitsem de tabi ki yetmiyordu. Doğaya gelince aslında durum şöyle ki bu hükumet doğaya zarar vermeseydi ben gerçekten çoğu şeyden habersiz olacaktım. İlgilenebildiğim tek şey doğaydı ve doğaya dokunulması beni delirtti.

Cumartesi, Ağustos 23, 2014

Evrim - Transcendence

Her ikisi de birer bilim adamı olan Will Caster ve eşi Evelyn çok gelişmiş bir süper bilgisayar yapmışlardır. Neredeyse insan zekasının da üzerinde çalışan başlayan bu bilgisayar herkesin hoşuna gitmez. Teknolojinin bu kadar gelişmesine karşı olan bir grup bunu durdurmak için Will Caster'a bir suikast düzenler ve onu vurur.

Germinal - Emile Zola

Germinal kitap kapağı
Soma'da yaşanan facianın ardından Kitap Ağacı olarak kömür madeni işçilerinin yaşadıklarını konu alan Germinal'i okumaya karar verdik. O zamandan bu yana kitabı uzun aralar vererek okudum. Maalesef kitaba bağlanamadım ama başladığım kitabı bitirmek gibi bir inadım da mevcut.
Kitap genel itibariyle kömür işçilerinin madende yaşadıkları zorlukları, bu zorluklara rağmen kazançlarının oldukça az olduğunu, ailedeki tüm bireylerin madende çalışmasına rağmen yine de açlık sınırında yaşadıklarından bahsediyor. Böylesine zor koşullarda yaşayan işçiler sonunda ücretlerinin düşürülmesiyle bir isyan başlatıyorlar ve greve gidiyorlar. Madenlerin bulunduğu bölgelerde çalışılabilecek başka bir iş olanağı bulunmadığından da her bir aile neredeyse açlıktan ölme sınırına dek geliyor.

Cuma, Ağustos 22, 2014

Her Şeyden Konuşmalı Bundle'da

İşte size yeni ve güzel bir haber daha :) Artık Her Şeyden Konuşmalı'nın yazılarına temmuz ayında 30'dan fazla ülkede yayına giren, binlerce haber kaynağı ve bloğu bir araya getiren bir haber okuma uygulaması olan Bundle'dan ulaşabileceksiniz.
İphone ya da İpad'inize App Store'dan ücretsiz indirebileceğiniz bu uygulamayla ulaşabileceğiniz bilgiler ve haberler adeta sınırsız.

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #20

Evet, yazı gelmiyor diye çok söylenmiş olabilirim. Hala gıdım gıdım geliyor olabilir ama gördüğünüz gibi kör topal da olsa 20. yazıya ulaştık. Haydi başlayalım.

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

28 Yaşındayım hayatımın önemli bir kısmını ülkücü olarak geçirdim.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Resmi ideolojinin içerisinde riyakar bir tutum olduğunu söyleyebilirim ama bunu yeni söyleyebiliyorum. Devlete saygı duyarken hiçbir değeri savunamadığımı fark ettim. Her cümlemi ama diyerek ikiye ayırıyor ikinci yarıda istisnalara sığınıyordum.

Perşembe, Ağustos 21, 2014

The Oscar Favorite'te Yazmaya Başladım :)

Film izlemeyi seven Sinem'e sadece filmler üzerine yazılar yazılan bir siteden teklif gelir de onu kabul etmez mi? Kabul etmek ne demek sevinçle atlar :)) Atladım vee yazmaya bile başladım.
The Oscar Favorite'in sahibi sevgili Alper sayısını tam olarak bilmediğim birkaç arkadaşla birlikte Oscar ödülü almış tüm filmleri yorumlama projesini başlatmış ve bana da bu güzel projenin içinde olmamı teklif etti. İlk yazım izlerken oyunculuklara bayıldığım The King's Speech - Zoraki Kral üzerineydi.

Salı, Ağustos 19, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #19

GEZİ BİZE DAYANIŞMAYI ÖĞRETTİ

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

32 yaşında elektrik mühendisi, kendi çapında amatör fotoğrafçı, vatandaş habercisi, bir kız babasıyım.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Hayatı doya doya yaşamayı seven biriyim, imkanım oldukça yeni yerler keşfetmeyi, doğayı en çok da onu fotoğraflamayı severim. Siyasetle tanışmam Gezi'den çok daha öncesine lise yıllarıma dayanıyor. Uzun süre şu an ikiye bölünen partide örgütlü mücadele de verdim, malum ülke sorunlarına cevap veremeyen politikalar, dar yönetim bakış açıları ve toplantı yapmaktan sokağı kaçıran bir durumda olmaktan sıkıldım ve başka özel sebeplerden ötürü örgütsüz bir yaşamı seçtim son 6-7 yıldır. Elimden geldiğince toplumsal muhalefet hareketlerine, direnişlere kah eylemlere katılarak kah nuve.biz internet sitemizdeki yazı ve röportajlarla ya da kendi sosyal medya hesaplarım ve http://adiguzel.co blogum üzerinden destek vermeye çalıştım. 

Pazartesi, Ağustos 18, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #18

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

49 yaşındayım, emekliyim, bir kız babasıyım ve İstanbul'da yaşıyorum.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Son yıllardaki vahşi doğa katliamının ve hızla avmleşmenin farkındaydım Gezi'den önce. Emekbizim eyleminde ilk kez bir direnişe katılmıştım Emek sinemasına kıymasınlar diye! Ama o muhteşem eseri yok etti bu vandallar!
Bu ülkede Gezi direnişi türünde bir hak arama eyleminin ve direnişinin artık olamayacağını düşünüyordum. Çünkü son on yıllık iktidarda yapılan hukuksuzluklar ve sergilenen zorba yönetim tarzı, bu tür bir tepkiyi önlemeye yönelikti fazlasıyla! Bunda da başarılı olduklarını düşünüyordum umutsuzca taa ki Gezi'ye kadar...

Cumartesi, Ağustos 16, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #17

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

1964 doğumlu, 80'lerin gençliğiyim.27 yaşında oğlum, 22 yaşında kızım var ve araştırma sektöründen emekliyim.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Geziden öncede siyaset konuşurdum. Aslında AKP iktidarına kadar, çok fazla siyaset konuştuğumu söyleyemem ama bu iktidardan sonra çok konuşmaya başladığımı fark ettim. Senelerce işim nedeniyle çok seyahat ettiğim için, Türkiye’nin neredeyse tamamında hatta köy ve ilçelerinde de çok bulundum, insanlarını tanıdım, onlarla muhabbet ettim, sosyal içerikli araştırmalar yaptım, onlarla yedim içtim, kısacası onlarla çok fazla bir arada oldum. Türkiye sadece İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük illerden ibaret değil. Bu ülkenin doğusu, güneydoğusu, karadenizi, akdenizi var. Bütün bu bölgelerde insanların yaşam tarzları farklı ve yerine göre de çok zor, hatta zor ötesinde. Herkes büyük şehirlerde yaşayan insanları baz alıp konuşuyor. Oralara gitmek, onların yaşam şartlarını bilmek, onların olanaklarını görmek gerek. Hayat oralarda çok daha zor maalesef. Öyle yerler var ki, Türkçe konuşacak kimse bulamıyorsunuz ama öyle yerler var ki bütün gençler büyük şehirlerde okumaya gitmiş. Hiçbir şey televizyonlarda anlatıldığı, gazetelerde yazılıp çizildiği gibi değil. 90’larda Diyarbakır seyahatimde öyle şeyler yaşadım ki, bizim dedim aslında hiçbir şeyden haberimiz yokmuş.  İşte şimdiye kadar gerçekten hiçbir şeyden haberimiz yoktu.

Ja Ja Cafe & Restaurant - Samsun

Ja Ja Cafe&Restaurant
Samsun'dan yepyeni bir mekanı sizlere tanıtmaktan çok mutluyum. Ja Ja Cafe&Restaurant Samsun Atakum'da son derece güzel dekore edilmiş ve her damak tadına hitap eden bir mekan. İçeriye adımınızı atar atmaz farklı dekorasyonuyla gözlerinize hitap edecek olan Ja Ja, sonrasında da servisini profesyonelce gerçekleştiren personeli ve yemeklerinin lezzeti ile de kalbinize ve ruhunuza hitap edecek.

Perşembe, Ağustos 14, 2014

Eski Sevgililerinizden Kurbağa Yapılır - Özlem Kumrular

Eski Sevgililerinizden Kurbağa Yapılır kitabının resmi
Uzun zaman sonra yeni bir kitap tavsiyesiyle sizlerleyim :) Neden mi? Tabii ki tatil, işler ve okunması zor kitaplar (burada acımasızca sırıtıyorum). Neyse ki okunması zor kitapların arasına bu sevimli kitabı sıkıştırdım da bu kitap yorumuyla karşı karşıya kaldınız.
Kitabı alış sebebim tabii ki adının ilgimi çekmesiydi. Öncesinde ne Özlem Kumrular'ı tanıyordum ne de yazdığı bir bloğu oldunu biliyordum. Tüm bunları kitabı okurken öğrendim ve iyi ki de öğrenmişim bence. Başından sonuna beni bilgilendiren ve kıkır kıkır güldüren bir kitap oldu bu benim için.
Malum seyahat etmeyi pek severim e Özlem Hanım da pek severmiş. Birçok ülke hakkında birçok şey öğrendim kitap sayesinde. Bir de dil bilim hakkında tabii. Başka birinden kelimelerin anlamlarının, kökenlerinin nereden geldiğini dinlesem hemen sonra sıkıntıdan patlayabilirdim fakat Özlem Hanım öyle bir anlatmış ki Samsun - Ankara kara yolunda, yolcu otobüsü içerisinde beni kıkır kıkır güldürdü. Verdiğimiz rahatsızlık için yolculardan özür diliyoruz :))

Çarşamba, Ağustos 13, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #16

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

Adım Ebru. Öğrenciyim. İstanbul'da yaşıyorum. Yarı Suriyeli yarı Türküm. Ulusalcı kökenli bir ailenin sosyalist çocuğuyum.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Gezi'den evvel de politiktim. Bizim 2 ayda gördüğümüz şiddeti, insanların dünyanın her yerinde her an gördüğünün bilincindeydim. Bir arada yaşamın gerekliliğini, farklılıkların aslında sorun değil renk olduğunu, derelerin özgür akması gerektiğini savundum. Hiçbir zaman ne bir ağacın gölgesini satmayı ne de satamadığım bir ağacı kesmeyi düşündüm. Doğa her zaman benim için cömert bir arkadaş oldu. Verdikleri için ona ihanet etmedim, ihanet etmek isteyenlerin de hep karşısında oldum.

Salı, Ağustos 12, 2014

Robin Williams Anısına...

Rest in peace Robin Williams
Bugün üzücü bir güne uyandım çünkü benim için unutulmaz karakterlere can vermiş olan adam bu hayata veda etti. Neden ya da nasıl olduğu benim için hiç önemli değil. Hiç görmediğim, hiç tanımadığım bu adam canlandırdığı unutulmaz karakterleriyle hayatımın sonuna dek benimle olacak ve bu şekilde hep var olacak. Huzurla uyu Robin Williams...

Pazartesi, Ağustos 11, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #15

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

27 yaşındayım.  Üniversite mezunuyum. Bir devlet kurumunda memur olarak çalışıyorum.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Gezi öncesinde fikirlerim hep sosyalizme yakın olmuştu, ancak kendimi bu şekilde etiketlemek istemiyordum. Bunun diğer görüşleri anlamamı engelleyeceğini düşünüyordum. Taraf tutma gibi bir hevesim siyasi anlamda hiç olmadı. Sünni bir ailenin alevi partizanı çocuğuyum. Ailem dini manada muhafazakar sayılır. Dolayısıyla birbirine taban tabana zıt çevrelerde geçti ömrüm. Doğayı her zaman sahiplendim. Onun insanoğlu tarafından kendi malıymış gibi kullanılmasına hep karşı çıktım. Ancak tavrım tamamen kişiseldi, hiçbir gruba, derneğe ya da partiye katılmaksızın görüşüm doğrultusunda yaşadım.

Galaksinin Koruyucuları - Guardians of the Galaxy

İşte karşınızda bence son zamanların en güzel, en eğlenceli, en kaliteli aksiyon filmi. Görsel efektler süper, konu gayet iyi, karakterler ve oyunculuk muhteşem eh bir de işin içine espriler girince tadından yenmiyor. Birbirini hiç tanımayan 5 karakterle eğlenceli bir film sizleri bekliyor. Peter Quill, Gamora, Drax, Groot ve Rocket Galaksinin Koruyucularında sizleri bekliyor.

Ben Geldim :)

Bloğumu boşladım, canım yazmak istemedi, ülke gündeminden bunaldım, tatildeydim gibi nedenlerim vardı ama artık bir yerden sonra geri dönmek gerek. Yazılacaklar listem gün geçtikçe uzadı, o uzadıkça yazasım kalmadı. Dün sonuçlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra da radikal kararlar aldım :)

Perşembe, Ağustos 07, 2014

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #14

Bir önceki direniş yazısında söylediğim gibi ilginç bir şekilde yayın günü geldiğinde yeni bir cevaplarla dolu mail alıyorum ve maili gördüğümdeki mutluluğumu nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Bu bizi kitaba bir adım daha yaklaştırıyor, bu bir kişi daha cesaret edip yazdı demek oluyor, bu en çok da beni mutlu ediyor :) Sizlere tekrar yüzlerce kere teşekkür ederek bugünün konuğuyla sizi baş başa bırakıyorum.

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

24 yaşındayım, Ankara Üniversitesi DTCF’den yeni mezun oldum, şaibeli sınavlara girip duruyorum. Şimdilik işsiz sayılırım ama hala umudum var.  

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Okuduğum okul birçoğunuzun malumu. Dil tarihli olupta siyasetten uzak olmak çok zor ama gerçekten benim pek alakam yoktu. Siyasi birikimim “Darağacında Üç Fidan” dan ibaretti desem yeridir.

Salı, Ağustos 05, 2014

Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti - Dawn of The Planet Of The Apes


Sinem evine döner de film yorumlamaya başlamaz mı? Başlar tabii ki hem de hiç zaman kaybetmeden. Zaman buldukça bol bol film yorumu yazacağım bugünler de çünkü oldukça biriktiler. Maymunlar Cehennemi'nin ilk filmini izlemişsinizdir mutlaka ( İzlemeyenler varsa bir an önce izlesinler, çok iyi bir filmdi) diye düşünerek ondan bahsetmiyorum burada.

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #13

Her geçen gün elimdeki yazılar bitecek korkusuyla yayınlıyorum direniş yazılarını ama neyse ki bir mucize eseri her seferinde mail kutumda yeni bir yazıyla karşılaşıyorum. Bu projede soruları yanıtlayıp, bana gönderen herkese ne kadar teşekkür etsem az. Siz okuyucularımdan da bu projeye biraz destek bekliyorum. Sayımız çoğalıp da şöyle 50-60 yazıya ulaşabilirsek bu yazıları kitaplaştırmayı ve gelirini de Soma'ya gönderebilmeyi çok istiyorum. Etrafınızda direnişe katılmış, yaşadıklarını anlatmak isteyen birileri mutlaka vardır. Lütfen onlara bu projeyi anlatın ve hep birlikte bir iyilik daha yapalım.

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

İngilizce eğitim veren iyi bir üniversiteden mezunum. İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca biliyorum. Orta okuldan beri birbirinden çok farklı işlerde çalıştım. Ve şu anki işim gereği sürekli farklı ülkeleri gezip görme şansı buluyorum. Küçüklüğümden beri Lösev, depremzedeler, barınak organizasyonları, bağış panayırları gibi pek çok organizasyonda aktif rol aldım.
Maddi durumum iyi, ancak kimsenin yandaşı olmadığım için sürekliliği ne olur bilemiyorum. Ülkemizde maalesef hala, maddi durumun iyiliği yapılan işle değil, tanınan insanlarla doğru orantılı.

Pazar, Ağustos 03, 2014

Haydi Bir İyilik Yapalım :)

Bu postta içerisindeki canlı sevgisi ölmemiş, insani duygularını halen yaşatabilen, vicdanının sesine henüz kulaklarını tıkamamış olan sizlere seslenmek istiyorum. Birbirimize destek olursak güçlenebileceğimizi, aramızda koparılamaz bir bağ oluşturabileceğimizi düşünüyorum. Bu duygusal girizgahı neden döşeniyorsun acaba diye sormaya başladınız çoktan onun da farkındayım :) Hadi o zaman anlatayım. Biz bugün arkadaşlarımızla çok ama çok güzel bir işe imza attık. Bir hafta kadar önce Hürriyet Gazetesi'nde çıkan bir habere dayanarak önce araştırmaya ardından da yardım toplamaya karar verdik. Peki bu haber ne miydi?
 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25924327.asp Linke tıkladığınızda da görebileceğiniz ama bir de benim kendi çektiğim resimlerle sizlere anlatmak istediğim işçi emeklisi Nevzat Bey ve kendi imkanlarıyla bakmaya çalıştığı 40 kadar köpeği bugünkü konumuz. "Önce Sevgi" yazısıyla sizi karşılayan bu mekandan etkilenmemeniz mümkün değil.

Gezi Direnişi Yazı Dizisi #12

Gezi Direnişi yazı Dizisi 12. yazısına ulaşırken toplamda elimde çok da yazı olmadığını itiraf etmek zorundayım. Evet, daha yayınlanacak bir iki yazı var sırada fakat benim hayallerim yazı yağacağı yönündeydi. Günde 2 hatta belki 3 yazıyı yayınlamak zorunda kalabilirim diye düşünüyordum. Bu hayal baştan aşağı bir imkansızlıklar silsilesiymiş. Neyse, elimizdekilerle yetinmeyi, aza tamah etmeyi öğrenmiştik zaten yıllardır. Gönderenlere sağ olsun diyerek bugünün cevaplarına geçiyorum.

1- Kısaca kendinden söz eder misin?

23 yaşında, Açık Öğretim Fakültesi - İşletme Bölümü Öğrencisiyim. İngilizce'mi geliştiriyor ve Rusça öğrenmeye çalışıyorum. İzmir'de yaşıyorum. Din inancım yok.

2- Geziden önce hayata, siyasete, doğaya vb. bakış açın nasıldı?

Dededen , babadan gelen bir solculuk ile lise yıllarında aykırı sayabileceğim bir düşünce tarzım oldu. Hayattaki en önemli şeyin insanlık, doğruluk, insan sevgisi ,hayvanlara ve doğaya saygı olduğunu düşünürüm. Ekonomi, eğitim, sağlık konularına hiç girmiyorum (çıkamayabilirim). Nükleer ve HES'lere karşıyım.Yerlere çöp atan , tüküren ve çevreye zarar veren zihniyetlerden nefret ederim...

Copyright © 2015 HER ŞEYDEN KONUŞMALI