Cer Modern'den 4 Sergi

YAZAR : Cuma, Kasım 29, 2013
Bugünlerde Cer Modern'e gidecek Ankaralılar dört sergi birden gezebilecekler. MUNCH | WARHOL , Humbultd Forumu, Buraya Bakarlar ve Eye Wonder. Benim gidiş amacım MUNCH | WARHOL ve Eye Wonder'dı fakat diğerlerini de görmüş oldum böylece. Tam 15 TL , öğrenci 10 TL karşılığında bu dört sergiyi de gezebilirsiniz.
 Eye Wonder'la başlayalım. Öncelikle 20 Ocak'a kadar bu güzel fotoğrafları gidip görebilirsiniz. Eye Wonder'da Bank of America'nın kadın fotoğraf sanatçılarının eserlerinden derlediği, kadınların farklı bakış açılarıyla çektiği birbirinden güzel fotoğrafları görme şansını yakalayacaksınız.

Takı Kutusu - Mudo

YAZAR : Cuma, Kasım 29, 2013
Yine uzun zaman gidip gidip baktığım, alsam mı almasam mı diye her seferinde düşündüğüm bir ürünle karşınızdayım :) Tataaaa
İşte bu güzel mi güzel, kullanışlı mı kullanışlı bu takı kutusunu sonunda aldım. Hem de %40 indirimle. İyi ki beklemişim yani. Mudo'nun dekoratif her objesine aşık olduğum gibi buna da ilk görüşte aşık olmuştum ama bir süre platonik takıldım. Sonra o da bana göz kırpınca kaptığım gibi kurtardım onu mağazadan ;)

Kış yolculuğuna hazırız!

YAZAR : Perşembe, Kasım 28, 2013
Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Ve bu hafta tam biz seyahat aşıklarına göre bir tema var Tchibo’da. Kayak Keyfi&Kış Modası! Su ve kir geçirmeyen Ecorepel malzeme ürünler, çığ kazalarına karşı içerisinde yerinizi bildiren RECCO Reflektor bulunan montlar, nemi teninizden alıp dışarı ileten COOL MAX termal içlikler ve çok daha fazlası. Kayak&Snowboard kaskı ve gözlüklerinizi de aldıysanız, kayağa ve kış seyahatine hazırsınız. Ayrıca son moda kışlık kıyafetlerle de pistlerin en şık kayakçısı siz olacaksınız!


Kayak Keyfi&Kış Modası temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama içlerinden seçerek birkaçına daha geniş yer verelim. Konu kayak olunca güvenlik önemli tabii. Kapitone Kayak Montu yumuşak ve sıcak tutması yanında Recco Reflektorle de güvenliğinizi sağlıyor. Güvenlik demişken, ayakkabı kar zinciri de bu temadan muhakkak edinmeniz gereken parçalardan. Spiral sistemiyle kara ve buza rahatlıkla basıyor, hem de kayıp bir yerinizi kırma tehlikesinden korunmuş oluyorsunuz. Konu seyahat olunca ayaklar daha bir önem kazanıyor tabii. Sağlıklı ayakkabılarla yollar size vız gelecek. Tchibo’nun termal botu ve termal çizmesi tam da bu bahsettiğim türden. Hem ayaklarınızı kuru ve sıcak tutuyor hem de rahat etmenizi sağlıyor. Üstelik fiyatları da dudak uçuklatmıyor. Tchibo’nun profesyonel içlikleri de kayağa gitmeden muhakkak edinmeniz gereken parçalardan. Mikro kapsül teknolojisine sahip bu içlikler, aşırı terlemeyi ve terin üzerinizde kurumasını önlüyor, size hareket özgürlüğü veriyor. Ve çocuklar! Tchibo onları da unutmamış, bu temaya tatlı mı tatlı Çocuk Kar Tulumları ve montlar eklemiş. Hepsi de hava alan, suyu ve rüzgarı geçirmeyen yapıda. Çocuklarınız bu tulum ve montlarla kar melekleri ve kar prensleri gibi görünecek!

Kayak Keyfi&Kış Modası temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum; yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook sayfasını (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Hours - Saatler

YAZAR : Perşembe, Kasım 28, 2013
Böyle filmlerde en az filmdeki karakter kadar sıkıntıya, strese girsem de yine de izliyorum ne yapayım?
Filmimiz bir annenin doğuma gidişiyle başlıyor. Endişe, korku, heyecan, stres hepsi bir arada ve maalesef doğumdan sadece bebek canlı çıkabiliyor. Babanın (Paul Walker) yaşadığı hüznü sanıyorum hepimiz anlayabiliriz. Fakat bu kadarla kalmıyor maalesef, minik bebiş kendi kendine nefes alamadığından makşneye bağlanıyor ve geçmesi zor saatler başlıyor.

Richard Bach - Meraklılar

YAZAR : Perşembe, Kasım 28, 2013
Bu kitabı anlatmadan önce kitaptan bir şeyler paylaşmayı tercih ettim. Kitabın belki de en etkileyici yazısı bu kısımdı. Eminim sizler de beğeneceksiniz.
Dağgelincikleri ile İnsanlar
Bir zamanlar sırları araştıran bir dağgelinciği sürüsü varmış; yolları küçük mavi bir gezegene düşmüş ve insanoğlunun yaşadığı topraklara açılan gizli vadiyi keşfetmişler. Dağgelincikleri insanların nazik ve albenili, zeki ve meraklı, nüktelerinde samimi ve aynı zamanda da cesur olduğunu görüp umut vaat eden varlıklar olduklarına kanaat getirmişler.
İşte tam da bu yüzden ve henüz çok genç olan nesillerinin karşısındaki tehlike ve fırsatlardan dolayı, dağgelincikleri karşılarına çıkacak güçlüklerin üstesinden gelebilmeleri için insanlara dört özel güç vermiş.

Türk Telekom Basketbol Takımı

YAZAR : Salı, Kasım 26, 2013
Türk Telekom maçlarına elimden geldiğince gitmeye çalışıyorum biliyorsunuz. Hele bu sezon öyle transferler yaptı ki gitmemek olmazdı. Basketbolda hiç takım tutmamış olan ben, çaktırmadan Türk Telekom'lu oluyorum galiba :)

Mor Gabriel Manastırı - Midyat

YAZAR : Pazartesi, Kasım 25, 2013
Mor Gabriel Manastırı, Midyat
 Mor Gabriel Manastırı'yla Gap Turu gezilerimizin ortalarına gelmiş olduk. Evet, daha yazılacak bir bu kadar daha güzel yer var. Ne kadar sevindirici değil mi? Bence öyle :)

Kahvaltılar İçin Muffin Tarifi

YAZAR : Cumartesi, Kasım 23, 2013
Zeytinli ve Kekikli Muffin
Canım arkadaşlarımdan birine kahvaltıya davetliydim ve eli boş gitmek istemedim. Yıllardır her yerden toplayıp toplayıp yazdığım tariflerden birini denemek suretiyle; üzerinde kısmi değişiklikler yaparak sizlerin de beğenisine sunuyorum:)

A Good Year - İyi Bir Yıl

YAZAR : Cumartesi, Kasım 23, 2013
Yine eskilerden, sımsıcak, aşk - sevgi - espri dolu, manzaraları izlemeye doyamayacağınız bir film İyi Bir Yıl. Şimdiye dek izlemediğime pişman oldum diyebilirim.
Max (Russell Crowe) Londra'da, borsayı alt üst ederek para kazanan, tabir-i caizse para delisi, bir İngiliz'dir. Küçüklüğünde her yazını yanında geçirdiği amcasının öldüğü haberini alır ve

The Fountain - Kaynak

YAZAR : Cumartesi, Kasım 23, 2013
Yıllaaar önce yayınlanmış ama hiiç bilmediğim bir filmle karşınızdayım. Kardeşimin tavsiyesi üzerine izlediğim film beni gerçekten etkiledi. Ne aşklar, ne sevgiler var kardeşim dedirtti ;)
Filmde 3 farklı zaman dilimini izleyeceksiniz. Biri 1500'lü yıllar, biri 2000, diğeri de 2500. 21. yüzyıldaki kısmında bir bilim adamı olan Tommy (Hugh Jackman),

Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.

YAZAR : Perşembe, Kasım 21, 2013
Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...

Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.

Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.

"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.

Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;

http://hurriyetbenim.hurriyet.com.tr/video.aspx?k=GP2S4GPNVFZ

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Sigara İçiyor Musunuz? - Smoking Kid

YAZAR : Perşembe, Kasım 21, 2013

Kediler ve Köpekler

YAZAR : Çarşamba, Kasım 20, 2013
Bu cingöz kediler saftirik köpeklerden ne isterler hiç bilemedim. Yavrucakların bir yatakları varmış, ona da el koymuşlar. Beni uzuuun zamandır bunun kadar güldüren bir video olmamıştı. Siz de bayılacaksınız. Kediler, köpeklerin yataklarına el koyuyor ve yatak savaşları başlıyoooorrr ;)

Reklamlaaarr : Profilo, MNG Kargo, n11.com

YAZAR : Salı, Kasım 19, 2013
Pek yaptığım bir şey değil ama bu reklamları paylaşmadan edemedim. Çünkü Profilo ve n11.com reklamlarını izlediğimde çok gülüyorum. MNG Kargo reklamı ise hem Mehmet Günsür'ü barındırması, Hem Mardin'de çekilmiş olması (yeni yaptığımız Gap Turu) dolayısıyla beni çok etkiliyor. Hadi şimdi reklamları izleyelim :)

Elysium - Yeni Cennet

YAZAR : Salı, Kasım 19, 2013
Hazır Bülbülü Öldürmek yazımızda sınıf ayrımından bahsetmişken aynı konulu Elysium'la devam edelim dedim. Burada da öyle bir ayrım var ki akıllara zarar. Dünyamız 2154'te mahvolmuş vaziyette. Üç çocuk, üç çocuk diye diretenlere mesaj gibi insan sayısı öyle artmış ki üremekten, dünyamız insana yetemez olmuş. Bu durumda kazanan her zaman ki gibi zengin sınıf. Çalıştırmış bilim adamlarını ve uydu gibi çıkmış uzaya.

Bülbülü Öldürmek - Harper Lee

YAZAR : Salı, Kasım 19, 2013
Kitap Ağacı'yla birlikte okuduğumuz ilk kitabımı bitirdim. İnstagram'dan takip edenler zaten bilirler. Şimdi yorumlama zamanı.
Scout, Jem, Dill, Atticus ve Calpurnia'yı çok özleyeceğimi itiraf etmeliyim. Scout, Jem ve Dill'in çocuk gözleriyle olaylara bakış açıları o kadar etkileyici ki insana "Neden büyüyoruz? Büyürken neden kötüleşiyoruz?" sorularını sordurtuyor. Oysa çocukken mantık öylesine basit, öylesine karşılıksız ve öylesine temiz.

The Lone Ranger - Maskeli Süvari

YAZAR : Cumartesi, Kasım 16, 2013
Yorumları okuyup izlemekten çoktaaan vazgeçtiğim Maskeli Süvari, önüme gelince daha fazla izlemeden duramadım. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter hatırına koydum dvd oynatıcıya ve başladım izlemeye. Sonuna kadar izleyemediğimi belirtmek mecburiyetindeyim. Çok sıkıcıydı, bir türlü asıl konuya gelemedik. Maskeli Süvari ile Tonto iki sevgili gibi didişip durmalarından başka bir şey izleyemedim.

Benim Tatlı Hikayem'in Tarifi

YAZAR : Cumartesi, Kasım 16, 2013
Benim Tatlı Hikayem; bir blog etkinliği sonucunda tanıştığım, ellerinden çıkanlara bayıldığım, adı gibi tatlı bir blog arkadaşım oldu. Kurabiyeleri, çarpı işleri bir de her ay bir tane verdiği yemek tarifleri var. İşte bu yazının sebebi de bu :)
Bana 'kereviz'i yedirten Benim Tatlı Hikayem'e buradan da teşekkürler.
İhtiyacınız olanlar 1 kereviz, 2 ayva, 2 portakal, 1 soğan. Bir de minnacık minnacık tuzla, şeker.

Bir Köpekle Yaşamak...

YAZAR : Cumartesi, Kasım 16, 2013
Yaa aslında köpek demek içimden gelmiyor ama köpek işte nasıl anlatabilirdim ki başka? Benim içinse kendi karakterine sahip, her zaman ilgi ve sevgi bekleyen, ne zaman ne şebeklik yapacağı belli olmayan, ortada yemek varsa bütün akan suları durduran, listeyi bir türlü sonlandıramayacağım, Totom, Tontikim, Sümüklü Burnum, Çapaklı Gözüm, Heram :)
Ve bunlarda kızımla son zamanlarda yaptıklarımız;
Eğer evinizde bir evcil hayvan besliyorsanız, "yok ben kanepeye çıkarmayacağım!" gibi büyük sözler etmeyin. İnadınız sonunda kırılıyor ve sıcacık haliyle kanepede size eşlik ediyor. Bir de gördüğünüz gibi yayılıp kendini size sevdiriyor ;)

Bize Katılın :)

YAZAR : Cuma, Kasım 15, 2013
Daha önce de bahsettiğim Kitap Ağacı ailesinden bugün biraz daha bahsetmek izliyorum sizlere. Çok faal, devamlı iletişim halinde ve birbiriyle sürekli ilgilenen bir aile bu. Kendinizi sanki bu ailenin içerisinde doğmuş gibi hissetmezseniz gelin bana kızın, o kadar yani ;)
Aralarına gireli daha birkaç hafta olmasına rağmen her biriyle yıllardır tanışıyormuşum gibi hissediyorum kendimi.
10 Kasım'da Veda'yı ve Akıl Oyunları'nı seyrettik. Herkes kendi evindeydi tabii ki ama aynı gün sizinle aynı şeyi yapan insanların olduğunu bilmek ve bunu birbirlerine (özellikle) instagram aracılığıyla duyurmak benim hayatıma farklı bir tat kattı açıkçası. 11 Kasım'da hep birlikte Harper Lee'nin eseri Bülbülü Öldürmek'i okumaya başladık.

Midyat

YAZAR : Salı, Kasım 12, 2013
Midyat
Gap turu yazılarına bir süreliğine ara vermiştik artık devam etme vakti geldi. Gap'la ilgili diğer yazılar için buraya tıklayalım lütfen ve Midyat meydanında çekilmiş resmimizle başlayalım. 
Meydandaki bu saat kulesiyle Midyat aslında birazdan ne güzelliklerle karşılaşacağınızı haber veriyor size. Saat kulesinden yukarı doğru yavaş yavaş ilerlemeye başlayınca doğal bir film platosunda buluyorsunuz kendinizi ve diyorsunuz ki keşke yeni yapılarda bu şekilde yapılsaymış.

Ankara'lı Basketbol Severler Neredesiniz?

YAZAR : Salı, Kasım 12, 2013
Dün akşam Türk Telekom - Galatasaray basketbol maçındaydık ve çok keyifli zamanlar geçirdik. Küçüklüğümden beri Beşiktaş taraftarı olmama rağmen hiçbir fanatikliğim mevcut değil. Ankara'da yaşamam dolayısıyla da basketbol maçlarında Türk Telekom'u tutuyorum. Kimse bana kızmasın.

Thor: Karanlık Dünya

YAZAR : Pazartesi, Kasım 11, 2013
3 Kasım'daki doğum günüm dolayısıyla Cinemaximum'dan çok güzel bir doğum günü hediyesi aldım. Hediyem bedava bir sinema biletiydi ve ben de bu fırsatı Thor'u seyrederek değerlendirdim. İlk filmini çok beğendiğim filmin ikincisi de beni yanıltmadı. Bu kez antik bir ırk olan Dark Elf lerle savaşmak zorunda kalan Thor, sadece Asgard ya da Dünya'yı değil dokuz diyarı birden kurtarmaya çalışıyor.

The Croods - Crood'lar

YAZAR : Pazartesi, Kasım 11, 2013
Eyyy animasyon severler! Çabucak toplaşın çünkü bu son zamanların en ama en eğlenceli animasyonu. Karşınızda Crood'lar. Tarih öncesi dönemde yaşayan bizim tabirimizle "mağara adamları" ama aslında bildiğimiz klasik bir aile. 
Çevrelerindeki tüm aileleri zamanla çeşitli kazalar sonucu kaybeden ve böylece babaları tarafından aşırı korumacı şekilde bir mağaraya tıkılan çok şirin bir aile. 
Karanlık kötü - tehlikeli, güneş hayat onlar için.

Atatürk'üm ...

YAZAR : Pazar, Kasım 10, 2013
Seni şahsen görememenin, duyamamanın üzüntüsünü yaşıyorum Ata'm. Buna rağmen hayranım sana; Yılmadan ülkeni kurtarmaya çalıştığın için... Mahvolmuş bir halkı kendi ayakları üzerine kaldırabildiğin için... Ufkun çok ama çok geniş olduğu için... Duruşunla, bakışınla, fikirlerinle ve tarzınla tüm dünya ülke başkanlarını etkileyebildiğin hatta kendine hayran bıraktığın için ... Bu liste bitmez Atam, yaz yaz bitiremem en iyisi burada bırakayım yazmayı.
Ama işte kızmadan duramıyorum ki; neye mi kızıyorum? Senin hakkında atıp tutanlara, büyüklüğün karşısında ezilip o küçüklük içerisinde sana saldırışlarına, hak ettiğin değeri vermeyenlere, ... Bu liste de uzayıp gider Atam ama söylemeden edemedim kızıyorum işte. 

Unutmadık, Unutmayacağız ...

YAZAR : Pazar, Kasım 10, 2013

Hayallerimi Anlatmamı İsteyen Bir Mim!

YAZAR : Cuma, Kasım 08, 2013
Admin Panpa'dan Hayaller üzerine bir mim geldi. Hayaller, hayal ederken çok kolay ama sıra anlatmaya gelince zormuş şimdi anladım. Bir de acaba hangi hayalimi anlatmalıyım bilemedim. Çok hayal kurarım. Kimi zaman masal alemleri, kimi zaman günümüz, kimi zaman geçmiş, kimi zaman gelecek hakkındadır hayallerim.
Bugün anlatmak istediklerimse hepimiz için olan hayallerim. Kimi zaman ütopik olarak gördüğüm ama aslında gerçekleşebilecek olan hayaller. Kadınlarımızın şöyle bir silkelenip kendilerine geldiklerini sık sık hayal eder oldum bu günlerde. Kendi adlarına konuşamadıklarını, özgürce yaşayamadıklarını görebilmelerini hayal ediyorum. Kız çocuklarına da en az erkek çocukları kadar değer verdiklerini hayal ediyorum.

Kızlı - Erkekli

YAZAR : Cuma, Kasım 08, 2013
Bugünün ilk yazısı birkaç gündür şoklara uğramama yol açan, sabır sınırlarımı zorlayan, iktidarın elden gittiğinin farkında olan birinin son çabalamalarıyla ülkemi daha da zor durumlara sokan sözlerine ithaf olunur.
Ülkemin kadınları hiç bir zaman haklarını ellerine alamamışken, bir kısmı haklarını kendi elleriyle teslim ederken(!!!), bir kısmının ne hakkı olduğundan hala haberi yokken bir de üstüne "kızlı-erkekli" olayı çıktı. Yorum yapmadan köşe yazarlarımızın yazılarıyla, çeşitli resimler ve çizimlerle sizleri baş başa bırakıyorum. İyi seyirler dilerim.

Atalay Demirci - Kelalaka

YAZAR : Perşembe, Kasım 07, 2013
Resimden de anlaşıldığı gibi, bu bir stand-up gösterisi. Geçen sene Yetenek Sizsiniz'den birinci olarak ayrılan Atalay Demirci'nin gösterisindeydik. Öncesinde çevremden kimsenin gösteri hakkında bir fikri olmadığından oldukça meraklıydım diyebilirim.
Sahneyi gördüğümde elimde olmadan Cem Yılmaz'la karşılaştırmalar yaptım haliyle. Sonra da kendi kendime "Adam iki saat konuşup duracak ne koysaydı ki sahneye" dedim. Doğru değil mi ama?
Gösteri yaklaşık 10 dakika gecikmeli başlayınca benden ilk eksi notunu aldı. Gösterilerin verilen saatten geç başlamasından hiç hoşlanmadım sonrasında da hoşlanacağımı zannetmiyorum.

Organ Bağışı Haftası

YAZAR : Perşembe, Kasım 07, 2013
3-9 Kasım ülkemizde Organ Bağışı Haftası olarak geçiyor. Bu konuda bir bilinç oluşturabilmek, insanlarımıza aslında organ bağışının ne kadar doğru - gerekli ve can kurtaran bir durum olduğunu anlatabilmek adına ben de bu konuya yer vermek istedim. Ailemin üç bireyinin de "Tıp Doktoru" olması sebebiyle böyle de görevim olduğunu düşündüm.
Organ bağışı nedir? sorusuyla başlarsam temelden anlatmaya başlamış olacağımı düşünüyorum. Organ bağışı; kişinin hayattayken serbest iradesiyle, tıbben yaşamı sona erdikten sonra, doku ve organlarının, başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir.

Man of Steel - Çelik Adam

YAZAR : Pazartesi, Kasım 04, 2013
Yıllardır Superman'in üzerinde gördüğüm 'S' harfinin anlamını öğrendiğim, Superman'e koca film boyunca neredeyse hiç Superman denilmeyen film :) Beğendim. Kal-El'in doğumu, Krypton'dan neden ve nasıl Dünya'ya geldiği, çocukluğunu nasıl geçirdiği, ... ve Clark Kent oluşu. Bu film benim bölük pörçük Superman yolculuğumu, aklımdaki soruları, her şeyi çözümleyiverdi hemen. Film hakkında söyleyebileceğim tek negatif şey bazı sahnelerden geçişlerde sanki kesinti olmuş hissi vermesiydi. Sanki "eski tabirle" film kopmuş, birkaç kare atlanmış ve tekrar yapıştırılmıştı.

Doğum Günüm :)

YAZAR : Pazar, Kasım 03, 2013
Günaydıııınn :) 31 olmanın heyecanından mı yoksaa Ne zamandır yemediğim Chicken Whopper'ın mideme oturmasından mı bilmem gece 04:30 da güne merhaba dedim. Neyse ki uykusuzluktan daha inatçı olduğumdan yataktan kalkmayıp sabah ezanlarını duyup tekrar uyudum. Yeni yaşımın ilk gününü güzel geçirmeyi planlıyorum. Bu arada 30'lu yaşlardan korkanlar! Ben bir yılını devirdim, hiçbir sorun yok merak etmeyin ;)

Kitap Ağacı

YAZAR : Cumartesi, Kasım 02, 2013
Bugün çok ama çok güzel bir etkinliğe katılıp, çok sıcak, çok candan insanlarla tanıştım. 
Kitap Ağacı ile tanışmam kardeşim sayesinde oldu. İyi ki de anlatmış bana bu grubu. Sanmayın ki Ankara'ya has bir grup. Ülkemiz çapında her ay bir kitap okuyorlar. Bir hafta sonu da eğer varsa kitabın filmini izliyorlar. 

The Bling Ring - Pırıltılı Hayatlar

YAZAR : Cumartesi, Kasım 02, 2013
Filmi izleme nedenim Emma Watson itiraf ediyorum. Yoksa hiç benim tarzım değil. Zaten tarzım olsa da beğenir miydim? Zannetmiyorum. Posterde gördüğünüz genç grup başta Paris Hilton'ın ki olmak üzere birçok ünlünün evlerine giriyor ve beğendikleri aksesuarları, kıyafetleri, vs i toplayıp toplayıp çıkıyorlar. Filmin başında yazan gerçek olaylara dayanmaktadır ibaresi olmasa sonuna dek izlemeyebilirdim çünkü film sahneleri şu şekilde sürüp gidiyor:

A Segmentinin Çehresini Değiştiren Yeni i10 Türkiyede’de Satışa Sunuldu

YAZAR : Cumartesi, Kasım 02, 2013
Detaylar İçin Tıklayın Donanım seviyesi, konforu ve tasarımıyla A segmentinin standartlarını yeniden belirleyen Yeni i10 Türkiye pazarında satışa sunuldu. Hyundai için önemli bir yere sahip olan ve tamamı Türkiye’de üretilecek olan Yeni i10, 1.0 lt D-CVVT Style düz vites versiyonuyla birlikte 28.490 TL’ye satılıyor.

İlk kez 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tüm dünyaya tanıtılan ve geçtiğimiz ay düzenlenen törenle üretimine başlanan Yeni Hyundai i10’un 2014 yılında Avrupa, Türkiye ve bölge ülkelerde 88 bin adet satılması planlanıyor. Bu hedefle beraber Hyundai’nin A segmentinde yüzde 6,3’lük pazar payını alması bekleniyor. Yeni i10 ile birlikte Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda yapılan toplam üretimin yüzde 90’dan fazlası öncelikle Avrupa olmak üzere 30’un üstünde ülkeye ihraç edilecek.

Önceki modelin ortaya çıkmasının ardından geçen beş yıllık süre içerisinde önemli aşamalar kaydeden i10, artık daha büyük boyutlara sahip, daha kullanışlı ve aynı zamanda Avrupalı çizgileri sayesinde daha estetik. Hyundai’nin akıcı tasarım hatlarını başarılı bir şekilde yansıtan Yeni i10, markanın Modern Premium felsefesini de fazlasıyla vurguluyor. Akıcı tasarım felsefesi ile yeniden şekillenen Yeni i10, geniş ön ızgarası, geriye doğru uzanan çekici ön farları, stop lambaları, kapı üzerinde sportif kaplaması, arka spoyleri ve sportif boyutlarıyla hem heyecanı ve hareketliliği yansıtıyor hem de dikkatleri ilk bakışta üzerine çekiyor. Önceki i10’dan 80 mm daha uzun, 65 mm daha geniş ve 40 mm daha alçak olan Yeni i10 daha geniş ve ferah bir oturma alanına sahip. Yüzde 12 büyüyerek 252 litreye ulaşan bagaj kapasitesiyle sınıfının en iyi değerlerini sergileyen Yeni i10’un, 60/40 katlanabilen koltukları sayesinde bagaj hacmi istenildiğinde 1.046 lt’ye kadar büyütülebiliyor.

Yüksek donanım seviyesiyle üretilen araç, artırılmış malzeme kalitesi ve estetik kokpit dizaynıyla ön plana çıkıyor. Dinamik tasarımına ek olarak, 0,31 Cd’lik sürtünme katsayısı ile sınıfının en iyi derecesini elde eden i10, bu sayede rakiplerine göre daha verimli bir motor ve daha sessiz bir sürüş vaat ediyor. Bu anlamda Yeni i10, konforlu iç mekanı ve sportif dış tasarımına ek olarak geliştirilmiş sürüş özellikleri ve şaşırtıcı seviyedeki sessiz kabiniyle de iddialı.  Öne doğru daha eğimli bir açıyla tasarlanan ön cam ve A sütunu sayesinde daha fazla görüş açısı elde edilirken iç mekan ferahlığı da ilk anda fark ediliyor.

11 farklı gövde ve 3 farklı iç mekan rengi ile satışa sunulacak olan Yeni i10’un bej, mavi ve tarçın renklerinden oluşan iç mekanında kullanılan malzemelerle birlikte kalite hissi de artırılmış. Araç içinde özellikle kapı içi trimlerde malzeme ve işçilik kalitesi üst segment standartlarında.  Sürüş esnasında kullanıcısına keyif sağlamayı amaçlayan Yeni i10’da Radyo, CD ve MP3 çalar, USB ve AUX girişleri, ön ve arka kapılarda hoparlör ve tüm bu donanımları sürüş esnasında da kontrol etmeyi sağlayacak direksiyondan kumanda sistemi bulunuyor. Yeni i10’da klima, lastik basınç sensörü, ESP, VSM, elektrikli ön ve arka camlar, USB-AUX girişleri, acil durum fren sinyali ESS, yokuş kalkış destek sistemi HAC, viraj içi aydınlatmalı farlar, direksiyondan kumandalı müzik sistemi, LED gündüz farları, sis farları ve 15 inç çift renkli alüminyum alaşımlı jantlar gibi bir üst segment araçlarda yer alan birçok donanım sunulurken viraj içini aydınlatan statik dönüş farları ile de dönüşlerde kolaylık ve güvenlik sağlanıyor. Eskisine göre 5 mm daha uzun dingil mesafesine sahip olan i10, yeni süspansiyon sistemi sayesinde de tüm yol şartlarında kararlı bir tutuş sergiliyor. Ayrıca Yeni i10'da sunulan aktif ön koltuk başlıkları, kaza anında yolcunun boynuna daha yakın mesafede konumlanarak, boyun yaralanmalarının önlenmesine ve/veya azalmasına etkin biçimde destek oluyor.  Bu özellikleri sayesinde Yeni i10, A segmentinin tüm ihtiyaçlarına cevap verirken üst segmentin de pek çok üstün özelliğini barındırıyor.

Rafine edilmiş sürüş özelliklerini destekleyen motor seçenekleri arasında 66 beygirlik 1.0 lt ve 87 beygirlik 1.2 lt olmak iki farklı benzinli ünite görev alıyor. 998 cc hacme sahip 1.0 lt’lik versiyon 3500 d/d’den itibaren maksimum 94 Nm tork üretiyor. İkili (DUAL) CVVT (Sürekli değişken supap zamanlaması) sistemi egzoz / emme supaplarının açma ve kapanma zamanlamasını, motor devri ve araç yüküne en uygun şekilde uyarlamak suretiyle motor performansını artırırken, yakıt tüketimini ve karbon emisyonunu azaltıyor. 40 lt’lik yakıt deposuna sahip Yeni i10, 100 km’de ortalama olarak 4.7 lt yakıt tüketiyor.  Bu motor aynı zamanda 108 g/km CO2 emisyon salımıyla da çevreci olarak dikkat çekiyor. 1248 cc’lik 1.2 lt Kappa motor ise 4000 d/d’de 120 Nm maksimum tork üretiyor. Bu motor ile 13.8 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan aracın maksimum hızıysa 163 km/s. İki motor da CVVT sistemine sahipken 1.0 lt’de kullanılan yeni nesil üç silindir teknolojisiyle daha düşük sürtünme ve uzun ömürlü bir yapı elde edilmiş.

Bu üstün özellikleri sayesinde Yeni i10, A segmentinin standartlarını yeniden belirliyor.

hyundai.com/tr/tr/Showroom/Cars/Yenii10/PIP/index.html
https://www.facebook.com/HyundaiTurkiye
https://twitter.com/hyundaiturkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.